Hakim rüzgar yönü ise kuzeydir.Uralkodó szél az északi.
Hakim rüzgar batı ve kuzey yönlerinden eser.Az uralkodó szél a nyugati és északnyugati.
Bu büyük farklar da enlem bölgeleri sınırlarında çok güçlü rüzgarlar yaratır.A nagy hőmérséklet-különbség miatt heves szelek fújnak a két terület határán.
Gölün büyüklüğü ve rüzgarlı koşulları sayesinde sörf yapmak mümkündür.Surffaus on mahdollista järven koon ja tuulisten olosuhteiden ansiosta.
"Rüzgârın çocukları".Tuulen lapset.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Useimmat Neptunuksen tuulista liikkuvat planeetan pyörimissuuntaa päinvastaisesti.
Otobiyografisi The Way The Wind Blows (Rüzgârın Estiği Yön) 1976'da yayımlandı.Douglas-Homen omaelämäkertansa The Way The Wind Blows julkaistiin 1976.
Kum, rüzgar ve su ile taşınır.Hiekka kulkeutuu helposti tuulen ja veden mukana.
Rüzgar güney doğudan dönmüştü.Tuuli käy etelästä.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Japanilaiset kutsuivat myrskyä nimellä kamikaze, 'jumalan tuuli'.
Yumurtaları rüzgârla da taşınabilir.Myös tuuli voi levittää munia.
Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür.Tarkemmin tuulen suuntaa mitataan tuuliviirillä ja nopeutta anemometrillä.
Şiddetli rüzgar esti.Niin kovaa se tuuli löi.
Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur.Pölytys tapahtuu useimmiten tuulen avulla.
Dongfeng Çincede "doğunun rüzgarı" anlamına gelmektedir.Kiinankielen sanan Donfeng merkitys on suomeksi ’Itätuuli’.
Yalan Rüzgarı oyuncusu, Lauralee Bell ile William Bell, Jr ve Bradley Bell isimli 3 çocuğu vardır.William J. ja Lee Phillip Bell saivat kolme lasta, William Bell, Jr., Bradley Bell ja Lauralee Bell.
"Rüzgâr Gibi Geçti".Kuin tuuli).
Nem, rüzgar yönüyle bağlantılıdır.Sen yhteydessä oli tuuletin.
Rüzgar enerjisi başka amaçlarla eskiden beri kullanılmaktadır.Ihminen on käyttänyt tuulen energiaa hyödykseen jo pitkään.
Pazuzu, Sümer ve Akad mitolojilerinde, rüzgar cinlerinin kralı ve tanrı Hanbi'nin oğludur.Pazuzu on assyrialaisessa ja babylonialaisessa mytologiassa tuulten demonien kuningas ja Hanbi-jumalan poika.
Korıy Han: Rüzgarlara yön verir.Luhtanen, Sari: Tuulin viemää.
Rüzgarın Sihirli Şövalyesi'dir.Tuulien taikuri.
Güney rüzgarının tecessümü ve tanrısıdır.Se on eteläisen alueen vartija ja jumala.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Siemenet leviävät tuulen mukana.
Bu durumda Misket Rüzgar'ın teyzesidir.Wagner oli Avenariuksen kummisetä.
Yılın büyük çoğunluğuna hakim olan hızlı rüzgarlar ve büyük dalgalar.Jupiterissa puhaltavat tuulet ovat monta kertaa Maan rajuimpia tuulia voimakkaampia.
Rüzgar dalgaları.Tuuletuksia!.
Yunanca'da rüzgar anlamına gelen anemos kelimesinden gelir.Termi on peräisin kreikan kielen tuulta merkitsevästä sanasta anemos.
Rüzgârların şiddeti, Beaufort ölçeğinden yararlanılarak tahmin edilir.Hirmumyrsky on tuulen voimakkuuden kovin luokka Beaufortin asteikolla.
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.Kaupunki on myös melko tuulinen, tuulen keskimääräinen nopeus on noin 5 m/s.
Buradan esen rüzgarlar Springdale'e ulaşmaktadır.Vuotuinen skeittikiertue tulee Springfieldiin.
Akarsular rüzgarlar gibi dünyayı şekillendirmede etkilidir.Eoliset muodostumat ovat tuulen aikaansaamia maanpinnan muotoja.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Tuulalla ei tunnu olevan käsitystä, että mies viettää illat huippuluokan jääkiekko-otteluiden erotuomarina.
Burada çok şiddetli rüzgarlar ve yüksek, tehlikeli dalgalar meydana gelir.Siellä on ankarat sääolot ja korkeita aaltoja.
1939 - Rüzgar Gibi Geçti filmi, Atlanta'da (ABD) gösterime girdi.1939 – Elokuva Tuulen viemää ensi-illassa Atlantassa.
Fakat güney, güney doğu ve güney batı rüzgârları bazen hayli tehlikeli olur.Itä- ja kaakkoissuuntaiset voimakkaat tuulet aiheuttavat ajoittain voimakkaita vuoksia.
Yaz aylarında kuzeybatıdan esen kuvvetli rüzgarlarla iklim kurak geçmektedir.Kesällä ilmastoa puolestaan jäähdyttävät tuulet luoteesta.
Rüzgarlar, genellikle kuzey yönlerden ve orta şiddette eser.Pylväät merkitsevät yleensä sademääriä, ja viiva keskilämpötilaa.
Rüzgâr Gibi Geçti, Victor Fleming'in yönettiği film.Elokuvan ohjasi Victor Fleming.
Çekimler için rüzgara dayanıklı kamera uçağın sol kanadına yerleştirildi.Koneeseen jouduttiin vaihtamaan vasen ulkosiipi.
Rüzgarüstü Adalarında yaz mevsiminde kasırgalar görülebilir.Subtrooppisen kesän aikana esiintyy ukkosmyrskyjä.
Uyandıran Çarşamba veya "Rüzgârlı Çarşamba" olarak da bilinir.Suurta maanantaita, tiistaita ja keskiviikkoa kutsutaan sulhaspäiviksi tai yljänpäiviksi.
Yine de akıntı ve rüzgar için iki yanlarda denize demir atılmıştır.Kumpikin vene on nostettavissa veteen ja vedestä hydraylisilla nostureilla.
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.Täällä tuulee aina.
Yine de bu yapay rüzgarın fiziksel riskleri vardır.Tämä artikkeli kertoo fysikaalisesta voimasta.
Oluşturduğu yıldız rüzgarı, Güneş'ten 10 milyar kat daha güçlüdür.Tähden tähtituuli on 10 miljardia kertaa Auringon hiukkasvirtaa voimakkaampi.
1895) 1949 - Margaret Mitchell, Amerikalı yazar (Rüzgar Gibi Geçti'nin yaratıcısı) (d.1895) 1949 – Margaret Mitchell, yhdysvaltalainen kirjailija (Tuulen viemää) (s.
Evde soğuk bir rüzgar esti.Talossa kävi kylmä viima.
Üç ağaç rüzgarda eğildi.Kolme puuta kaatui tuulessa.
Hava güzel rüzgarlı bugün,değil mi?Tänään on kova tuuli, eikö olekin?
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Αντιπροσώπευε, επίσης, τον νοτιοδυτικό άνεμο, τον άνεμο που φέρνει τις θύελλες.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Οι σπόροι παρασύρονται από τον αέρα.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.Η έλλειψη ανέμου δεν ήταν προς όφελος του Ντόρια.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Κάθε αστέρι δημιουργεί ένα αστρικό άνεμο σωματιδίων που προκαλεί μια συνεχή εκροή αερίου προς το διάστημα.
Ölümünden sonra, Enlil gibi rüzgarın tanrıçası olmuştur.Μετά το θάνατό της, η Νινλίλ έγινε θεότητα των ανέμων, όπως κι ο Ενλίλ.
Yalan Rüzgârı (İngilizce: The Young and the Restless) Amerikan yapımı bir pembe dizidir.Τα Ατίθασα νιάτα (The Young and the Restless) είναι σαπουνόπερα αμερικάνικης παραγωγής.
2009 yılında Almanya'nın toplam eletrik tüketiminin % 6.5'i rüzgâr gücünden elde edildi.Το 2015, το 66% του ηλεκτρικού ρεύματος της χώρας εισαγόταν από άλλες χώρες.
Sonbahar ve kış mevsimleri genellikle yağmurlu ve rüzgârlıdır ancak güneşli günlere de rastlanır.Την άνοιξη και το φθινόπωρο βρέχει συχνά, υπάρχουν όμως και ηλιόλουστες μέρες.
Türkiye rüzgar enerjisi potansiyeli 48,000 MW olarak belirlenmiştir.Σύμφωνα με μια εκτίμηση, το Νεπάλ έχει δυναμική ισχύ υδροηλεκτρικής ενέργειας ύψους 83.000 MW.
Devasa gaz kütlesindeki auroralar, yeryüzündeki gibi, güneş rüzgârı tarafından güçlendirilmiş gibi gözüküyor.Τα Σέλας στους γίγαντες του φυσικού αερίου φαίνεται, όπως και η Γη, να τροφοδοτούνται από τον ηλιακό άνεμο.