Notlar Erkekler iniş yarışı şiddetli rüzgar nedeniyle 11 Şubat'tan 15 Şubat tarihine ertelendi.Reference: Kvalifikace 11. února byla kvůli špatným povětrnostním podmínkám zrušena.
Bu bölgede rüzgâr hızı azalır.Ve vnitrozemí je rychlost větru nižší.
Rüzgârdaki Mümkün Güç Miktarı W = 0.5 r A v3 eşitliği ile verilir.Hlavní rozdíl je proudová kapacita s VOL = 0,4 V.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Semena jsou rozšiřována větrem.
Bu canlılar kalsit kabukları sayesinde güneş ve rüzgardan etkilenmezler.Díky tomu nejsou citlivé na sluneční úpal.
İlçede hakim rüzgar yönü güney batısıdır.Převládající směr větru je jihozápadní.
Rüzgâr Gibi Geçti, 2008 müzikali.Album vyšlo na podzim roku 1988 (viz 1988 v hudbě).
Yeryüzünü korur. Doğaya can verir. Yeşillik alanlarda rüzgar olup gezer.Alahçın je ochránkyní země, dárkyně života přírodě.
1) rüzgar gibi geçti...(2011) Și s-au dus ca vântul...
Bu nedenle rüzgarla yayılabilmektedir.Astfel pot fi răspândiți de vânt.
Mrgavyadha olarak yıldız, Shiva’nın (Şiva) Rudra (rüzgar, fırtına ve av ilahı) biçimini temsil eder.Ca Mrgavyadha, steaua reprezintă Rudra (Shiva).
Soğuk ve acı bir rüzgar bu Watson ve bir çoğumuz karşısında çürüyüp gideceğiz.Va fi rece și dură, Watson, mulți dintre noi se vor prăbuși sub urgia ei.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.El reprezenta, de asemenea, vântul dinspre sud-vest, purtător de furtuni și de secetă.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.Majoritatea Germaniei are o climă temperată, în care predomină vânturile vestice umede.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Fulgerele și tunetele erau manifestările sale.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Din cauza vântului puternic, focul s-a extins rapid.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.În aceste regiuni sunt frecvent vânturi puternice cu furtuni de nisip.
Rüzgarlar genellikle doğu ve güneydoğudan eser.Vânturile sunt în general din vest și sud-vest.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Câmpul magnetic al Pământului împiedică atmosfera sa de a fi deposedată de vântul solar.
Korıy Han: Rüzgarlara yön verir.Valea Urlătoarea, Poarta Vânturilor.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Cele mai multe din aceste obiecte sunt pe de altă parte în rezonanță cu Neptun.
Bu rüzgarın hızı 1900 km/s'dir.Viteza acestui vânt de particule este de 1900 km/s.
Genellikle hakim rüzgarlar Kuzey rüzgarlarıdır.Vânturile dominante sunt cele nordice.
Rüzgâr alır.Vântul se-ntețește.
Rüzgâr hızlarının logaritmik profili genellikle en az 100 metre ile sınırlıdır.Altimetria radar sugerează că variația înălțimii este redusă, de obicei nu mai mult de 150 de metri.
Yüksek rüzgârlar nadiren oluşur.Vânturile foarte puternice sunt foarte rare.
Pazuzu, Sümer ve Akad mitolojilerinde, rüzgar cinlerinin kralı ve tanrı Hanbi'nin oğludur.În mitologia asiriană și babiloniană, Pazuzu era regele demonilor vântului, fiul zeului Hanbi.
Genelde rüzgarın veya akıntının yardımı ile hareket ederler.Este purtată de obicei în zilele cu vânt puternic sau ploaie cu vânt.
Rüzgâr sahip olduğu hıza göre esinti, fırtına gibi isimler alır.Cine seamănă vânt, culege furtună.
Nem, rüzgar yönüyle bağlantılıdır.R: Depinde de direcția vântului.
Yörede egemen rüzgâr yönü kuzeydoğu'dur.Direcția vântului dominant este de Nord-Vest.
2009 yılında Almanya'nın toplam eletrik tüketiminin % 6.5'i rüzgâr gücünden elde edildi.În 2015, energia hidraulică genera 16.6% din totalul electricității.
Köyde rüzgar elektrik santralleri mevcuttur.În interior sunt camerele de aer din PVC.
Rüzgârı arkadan alan türbinlerin yaygın bir kullanım yeri yoktur.Decolările cu vânt din spate trebuie evitate cu orice cost.
Kırmızı rüzgar gücü kullanır.Apare volumul Roza vânturilor.
Almanya'da rüzgâr gücü, ülkenin toplam gücünün yaklaşık %7'sine denk gelmektedir.Numărul cel mai mare a germanilor s-a situat astfel în jurul a circa 10% din totalul populației.
Bütün bunların etkisi sonucunda rüzgâr eşbasınç çizgilerine dik olarak yoluna devam eder.În acest scop, vântul pune în mișcare elicea morii.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Cea mai simplă cale de evitare a problemei este supraîncălzirea aburului.
Gemimiz uygun rüzgarla denize açıldı.Nava noastră a navigat pe un vânt favorabil.
Ardından Merhaba Hayat dizisinde konuk oyuncu olarak Rüzgar karakterini canlandırmıştır.Apoi a jucat personajul lui Rüzgar ca actor invitat în serialul Hello Hayat .
Yazın bile geceleri şiddetli rüzgarlar vardır.(Vadide bulunduğu için) Gece gündüz sıcaklık farkı yüksektir.Natt (éjszaka) és Anar (a másik) lánya, féltestvérei anyai (Natt) ágon Aud és Dag (nappal).
Birleşik Devletler rüzgâr güç üretiminde Şubat 2006'dan Şubat 2007'ye kadar %31,8 büyüdü.Az USA szélenergia termelése 2006 február és 2007 február között 31,8%-kal növekedett.
Ghibli ismi, arapça sirocco (Akdeniz rüzgarı) kelimesinden gelmektedir.A ghibli név a sirokkó szél arab nevéből származik.
Sesin oluşumu rüzgarın kumul üzerinde geçmesi veya kumun üstünde yürüme sonucu oluşabilir.A hang keletkezésének oka lehet a homokdűnék felett süvítő szél vagy a homokon való sétálás.
Ala-kul bozkırlarında devamlı karlı rüzgar eser.A Nagy-Duna-ág felől mindig érezni szelet.
1940 - Rüzgar Gibi Geçti filmi 8 Oscar kazandı.1940 – Az „Elfújta a szél” c. film 8 Oscar-díjat kap.
Başka bir deyişle, Güneş rüzgârları hem negatif elektronlar, hem de pozitif iyonlar içerir.A napszél tehát egyaránt hordoz negatív töltésű elektronokat és pozitív töltésű ionokat is.
Rüzgar güney doğudan dönmüştü.A szél keletről fújt.
Rüzgâr tulumuKóborló szél
Rüzgâr gücü, dünyada kullanımı en çok artan yenilenebilir enerji kaynaklarından biri haline gelmiştir.A szélenergia hasznosítása ma a leggyorsabban növekvő megújuló energiaforrás.
Okyanus akıntıları dünya ısısının dağıtılmasında rüzgârlarla birlikte önemli görev üstlenirler.Hosszabb időtávon azonban az óceánok áramlása fontos szerepet játszik a hő földi elosztásában.
Ortalama bir MW'lık rüzgâr gücü, yaklaşık 250 Amerikan hanesinin elektrik tüketimine eşittir.A szélerőművekben előállított 1 MW villamos energia, 250 átlagos amerikai háztartás ellátásához elegendő.
Akdağlar ilçeyi sert rüzgarlara karşı koru maktadır.A sejteket védeni kell az erős napsütéstől.
Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.Jellemző a tobozvirágzat és a szél általi beporzás.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Ezeket a viharokat a japánok isteni segítségnek hitték és kamikazének („isteni szél”) nevezték el.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.A pároztatókat óvni kell a széltől és a közvetlen napsütéstől.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)Másnap reggel tőkére fut, és elsüllyed.
Kasabaya hakim olan rüzgar kuzey rüzgarıdır.A városban az nyugati-északnyugati széljárás az uralkodó.
AIK: Allsvenskan: 2009 Svenska Cupen: 2009 Svenska Supercupen: 2010 ^ "Gençlerbirliği'nde "kuzey rüzgârları"".AIK Fotboll: Allsvenskan: 2009 Svéd Kupa: 2009 Svéd szuperkupa: 2010 2013-ban megnyerte a svéd Idol-t.
Bunun sonucunda denizden karaya doğru bir rüzgâr başlar.Ettől délre kezdődik a tenger felé lejtő alluviális síkság.