Ana içeriğe geç
Sözlük

rüzgar ile cümle

rüzgar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bagöz rüzgarın gözü anlamına gelmektedir.Det viktiga är glimten i ögat."
Bölgede esen benzer diğer rüzgârlar sirokko ve samyelidir.Схожими вітрами на цій території є сироко та самум.
Kıble, lodos ve yıldız rüzgarları meşhurdur.Герби, зірки і лаврові гілки рельєфні.
Kuzeybatıdan esen güçlü rüzgârlarla beslenerek büyüdü.Крізь нього з півночі завжди віяв сильний вітер.
Çok şiddetli rüzgarlara bile dayanabilir.Крім того, здатен витримати сильні вітри.
Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur.Запилення зазвичай викликається вітром.
Oluşturduğu yıldız rüzgarı, Güneş'ten 10 milyar kat daha güçlüdür.Зоряний вітер зірки в 10 мільярдів разів потужніший від сонячного.
Bu dönemde Rüzgarın Oğlu lakabını almıştır.У даний час виховує сина Трезор.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.Через це місто досить часто піддається сильним штормовим вітрам.
Beldede rüzgarsız günler pek azdır.Безвітряні дні бувають рідко.
Amacı Rüzgâr Gibi Geçti filminde Scarlett O'Hara rolünü oynamaktı(1939).Великим успіхом для неї стало отримання невеликій ролі Керрін О'Хари у фільмі «Звіяні вітром» (1939).
Şiddetli rüzgar esti.Буйний вітер.
Meteorolojiciler hala rüzgar gülü grafiğini kullanmaktadırlar.Роза вітрів досі використовується метеорологами.
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.Тим часом буря кінчається і обидва кораблі разом продовжують своє плавання.
2001 Rüzgarda Savrulan Ömür.Станом на травень 2001 року.
Ani bir rüzgar kapıyı açtı ve ikonostasın önünde yanan mumların ateşini söndürdü.Раптом стало зовсім темно, коли порив вітру відчинив врата церкви і загасив свічки перед іконостасом.
Dallar, ilkbaharın tatlı rüzgârlarıyla kımıldıyordu.Навесні заливався весняними водами.
"Rüzgâr Gibi Geçti".Дзвінкий вітер».
Pazuzu, Sümer ve Akad mitolojilerinde, rüzgar cinlerinin kralı ve tanrı Hanbi'nin oğludur.Pazuzu) — в ассирійській та вавилонській міфології повелитель демонів вітрів, син бога Ханбі.
Rüzgar Misket'i nikahtan kaçırır.Обрадувана Еллі втікає з весілля.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Вогонь швидко поширився через сильний вітер.
Göksel) "Rüzgar (feat.Race With The Wind («Поїздка з вітром»).
Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser.Гірськодоли́нні вітри́ — вітри, що вночі дмуть вниз схилами гір у долину, а вдень — навпаки.
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Нічого подібного не було в мистецтві Англії.
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Тут будують не просто паркан, а Стіну.
Ortalama rüzgar hızı 2,8 m/sn’dir.Середньорічна швидкість вітру - 2,6 м/с .
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.Для проходження утрамбованого вітром і заледенілого снігу, фірну, застосовуються кішки.
Bu erozyon tipinde rüzgarın etkisi önemlidir.На чисельність виду негативно впливає вирубування лісу.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Магнітне поле Землі заважає сонячному вітру зірвати атмосферу Землі.
Orsalamak: teknenin burnunu rüzgara yaklaştırmak rüzgara olan açıyı azaltmaktır.Призначення плавучого якоря — утримувати дрейфуюче судно носом проти вітру.
Bunun nedeni rüzgarın buradaki kayalara çarparak çınlamasıdır.Лиш вітер свистів у камінні.
Kışları karlı ve soğuk olan mahallenin yazları Elbistana nispeten daha serin ve rüzgarlıdır.У місцевостях із прохолодним та дощовим літом вони ростуть та цвітуть гірше.
Bugün rüzgar yok.Сьогодні нема вітру.
Kartal, rüzgarların kraliçesidir.Орел - король вітрів.
Proxima Centauri göreli olarak zayıf bir yıldız rüzgârına sahiptir.Proxima Centauri vytváří relativně slabý hvězdný vítr.
Rüzgâr hızı anemometre ile ölçülür.Rychlost větru můžeme změřit anemometrem.
Genel karakter olarak çok güçlü rüzgarlar eser.Charakteristické jsou silné větry.
Rüzgârın hızı yerden 10 metre yüksekte ölçülür.Rychlost větru se standardně měří v 10 metrech nad zemí.
Ancak sonradan esen rüzgarların yönü değişti.V tu chvíli se však směr větru změnil.
Kırmızı rüzgar gücü kullanır.Růže rovná se moč.
Güçlü rüzgâr, geniş güçlü dalgaları hareketi yönünde hızlandırır.Mohutný vítr vytváří velké a silné vlny v směru svého pohybu.
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.Velká část momentu hybnosti hvězdy se ztratí následkem ztráty hmotnosti prostřednictvím hvězdného větru.
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.Aerodynamika byla zkoušena ve větrném tunelu.
Rüzgâr çok soğuk.Vítr je převážně chladný.
Kendisi bir rüzgara dönüşür.Stane se z něj mrož.
Fazla rüzgar görünmemektedir.Je zde častý vítr.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)Ráno se náplast odlepí a chodilo umyje.
Rüzgâr gücü, rüzgâr hızının kübünün bir fonksiyonudur.Základní podmínkou je dostatečná rychlost větru.
Yazın bile geceleri şiddetli rüzgarlar vardır.(Vadide bulunduğu için) Gece gündüz sıcaklık farkı yüksektir.Během letních měsíců je nejlépe lovit navečer, přes den pak za mírného deště, když ještě není voda kalná.
Bölgede rüzgar hızları şiddetli değildir.Rychlost větru na ostrově nebyla nijak zvlášť vysoká.
Üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir.Můj pohled je vřelý, nikoli chladný.
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.Věřil, že tento jev má souvislost se sopečnou činností.
Rüzgar onları Kartacaya sürüklemiştir.Jeřáby je spustily na Vltavu.
Hacer Rüzgâr Zehra (1961) ....Déšť hledá zeleň (1961).
Güney rüzgarının tecessümü ve tanrısıdır.Je bohem jižního větru nebo též jižní vítr sám.
Keza 2011 yılında botex energy tarafından kurulmuş rüzgar gülü tarlaları bulunmaktadır.V prosinci se součástí energetické skupiny Bohemia Energy stala společnost X Energie.
Bu rüzgarlar bazen mahsule zarar verebilmektedir.Tyto druhy někdy způsobují rozsáhlé škody na olistění.
Flok, yelkenli teknenin rüzgar üstüne doğru seyrini kolaylaştırır.Tito lidé mu pomohou udržet na ztroskotaném měsíčním plavidle optimistickou náladu.
Rüzgâr gücü, Birleşik Krallık (BK)'ta biyokütle'den sonra ikinci en büyük yenilenebilir enerji kaynağıdır.Jedná se hned po biomase o druhý nejvyužívanější obnovitelný zdroj energie.
Nem, rüzgar yönüyle bağlantılıdır.Jeho protějškem je vítr široko.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod