Ana içeriğe geç
Sözlük

rüzgar ile cümle

rüzgar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Ничего подобного комиссия в Англии не обнаружила.
Kendisi bir rüzgara dönüşür.Он стал ветром.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)Ломают веники в первую половину дня, после схода росы.
Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser.Днём ветер дует вверх по долине и склонам, а ночью, наоборот, — с гор в долину и вниз в сторону равнины.
Fön rüzgarı hava sıcaklığını 1-2 saat içinde 10-15 derece artırır.Температура воздуха за пару часов может упасть на 10—15 градусов.
Çıkan kuvvetli kuzey rüzgarı da buna yardımcı oldu.Сильный западный ветер и осадки помогали этой работе.
Birleşik Krallık rüzgâr gücüne sahip dünyada yedinci büyük ülkedir.Это седьмой по величине город Соединённого королевства.
Çiçekler Mart ve Nisan aylarında açar ve Mayıs sonunda olgunlaşır, tohumlar rüzgarla kısa sürede dağılır.Цветёт в мае или конце апреля ежегодно, особенно интенсивно на ветвях, перезимовавших под снегом.
Denizdeki rüzgâr türbinleri karadakilerden daha az sıkıntılıdır.Рыбные ловли на берегу Чёрного моря были менее важны, чем дунайские.
Flok, yelkenli teknenin rüzgar üstüne doğru seyrini kolaylaştırır.Парус позволяет вести лодку достаточно круто к ветру.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Магнитное поле Земли мешает солнечному ветру сорвать атмосферу Земли.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Семена разносятся ветром.
Muson rüzgarlarının dönmesiyle gemisi Arap Yarımadası'na geri döndü.После ремонта лодка вернулась в Тихий океан.
Almanya, dünyada önde gelen bir rüzgâr türbini üreticisidir.Индия — один из мировых лидеров ветроэнергетики.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.معظم أنحاء ألمانيا تتمتع بمناخ معتدل حيث تسود رياح غربية رطبة.
Muson rüzgârlarının yönü değiştiğinde ise kasırgalar Arap Denizi ve Bengal Körfezi'nin kıyılarını vurmaktadır.عندما تغير الرياح الموسمية تتشكل الأعاصير التي تضرب غالباً بحر العرب و خليج البنغال.
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.ويُعتقد أن هذه الظواهر العابرة متعلقة بالتفاعل مع الرياح الشمسية.
Şehir, rüzgarlı iklimi nedeniyle "Rüzgar şehri" (風城, Fēngchéng) olarak tanımlanmaktadır.تُلقب بمدينة الريح، وذلك بسبب مناخها العاصف.
"Değişim rüzgârı" Britanya İmparatorluğu'nun sona ereceği anlamına geliyordu.وجاءت رياح التغيير لتذكر أن أيام الإمبراطورية البريطانية باتت معدودة.
Kuzey ve güney rüzgarlarından korunaklı bir yapıya sahiptir.وهو أيضا بمثابة بناء محمي من الرياح الشمالية والجنوبية.
Rüzgarüstü: Rüzgarın estiği yön.والصوم: ركود الريح.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.يُحافظ الحقل المغناطيسي الأرضي على الغلاف الجوي من الإفلات من محيط الأرض مع الرياح الشمسية.
Rüzgâr tarlaları: %20-40.نسبة الزيت: 20-24%.
Her ikisi de Rüzgar direnci ve yangın koruması için yün veya sıkı dokumalı Pamuk dan yapıldı.وكانت المواد المستخدمة إما من الصوف أومن القطن ضيق النسيج لمقاومة الرياح والحماية من الحرائق.
Rüzgâr gücü, rüzgâr hızının kübünün bir fonksiyonudur.الشرط الرئيسي هو سرعة الرياح.
Sempozyum bildirileri “Şiirin Rüzgârında Masal Kuşunun Kanadında” adıyla kitaplaştırıldı.و أصبحت مذكرات الندوة كتاباً بعنوان " في جناح طائر الحكاية في نسيم الشعر ".
Şiddetli rüzgar esti.الريح القوية.
Kasırga gözü geçtikten bir saat sonra ters yönde daha kuvvetli bir rüzgâr eser.ثم تهب عاصفة استوائية قادمة في الاتجاه المعاكس.
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.جزء كبير من الزخم الزاوي للنجم يتبدد كنتيجة لفقد الكتلة من خلال الرياح النجمية.
"Rüzgarın Kızı Öldü!".وموت النخبة!"
Bu basınç farkı sonucunda rüzgâr doğar.بالعلم أن فرق الضغط المناخي بين نقطتين هو الذي يولد الريح.
Rüzgar yüksek basınç alanından , alçak basınça doğru eser.يتدفق الهواء من منطقة الضغط العالي إلى الضغط المنخفض.
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.تعصف الرياح بالمدينة على الدوام، ويصل معدل سرعة الرياح فيها إلى 18 كيلومتر في الساعة (11 ميل في الساعة).
"Akdeniz rüzgârları".شركات في مهب الريح".
"Rüzgâr Gibi Geçti".(مثل الزلازل).
Esentepe adı mahallede devamlı esen bir rüzgar olduğu için seçilmiştir.سمي بهذا الاسم لأنه حي مغلق وليس له إلا مدخل واحد.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Kanal 1'de yeni Rüzgar'la devam eder hikâye.القنوات الفضائية What ever happened to Channel 1?
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.وقد تم اختبار استقرار الرياح عبر هذا القطار الخفيف في نفق الرياح.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Os tornados e tempestades violentas são atribuídas a ela.
Almanya dünyadaki rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi teknolojisi alanında bir numaralı üreticidir.A Alemanha é o maior produtor de turbinas eólicas e tecnologia de energia solar do mundo.
Güçlü karşıdan esen rüzgarlar finalde devam etti ve yarışmacılar arasında birçok düşüşe neden oldu.Os fortes ventos de proa continuaram na final, causando muitas quedas entre os concorrentes.
Şiddetli rüzgar esti.O vento estava forte.
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.Acredita-se que a causa destes fenômenos transientes esteja relacionada com a interação com o vento solar.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.A falta de vento não estava a favor de Doria.
Aynı zamanda bir savaşçı ve rüzgarın ustasıdır.Era também o senhor dos ventos e do ar.
Tohumlar rüzgarla dağılır.As sementes são espalhadas pelo vento.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Toda estrela gera um vento estelar de partículas, que causa um fluxo contínuo de saída de gás para o espaço.
Kuzey rüzgârlarından iyi korunur.Funciona bem com vento de norte.
Çok şiddetli rüzgarlara bile dayanabilir.Ele também pode suportar temperaturas muito altas.
Taarruz günü olan 18 Mart 1915 perşembe sabahı bulutsuz ve rüzgarsız, sakin bir sabahtır.A sexta-feira, dia 16 de julho de 1918, amanheceu quente e poeirenta.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Ele também representava o vento sudoeste, que trazia as tempestades e a estiagem.
Bölgede esen benzer diğer rüzgârlar sirokko ve samyelidir.Entre outros ventos semelhantes na região estão o siroco e o simum.
Hızı nedeniyle Kendisine Rüzgarın Oğlu denmiştir.Por conta de sua velocidade ganhou o apelido de El Pájaro e Hijo del Viento.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.Grande parte da Alemanha tem um clima temperado no qual os ventos úmidos ocidentais predominam.
Rüzgâr alır.Confraria do vento.
Rüzgar yüksek basınç alanından , alçak basınça doğru eser.A vela segue a direcção da alta para a baixa pressão.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Já os índios da América do Norte acreditavam que as tempestades eram serventes de um "Grande Espírito".
İşkur (tanrı): Rüzgarların tanrısı.Éolo: O deus dos Ventos.
"Rüzgârın çocukları".«Filhos do Sol».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
rüzgar ile cümle - Sayfa 25 - rüzgar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App