rüzgarı ile cümle

rüzgarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fön rüzgarı hava sıcaklığını 1-2 saat içinde 10-15 derece artırır.Температура воздуха за пару часов может упасть на 10—15 градусов.
Çıkan kuvvetli kuzey rüzgarı da buna yardımcı oldu.Сильный западный ветер и осадки помогали этой работе.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Магнитное поле Земли мешает солнечному ветру сорвать атмосферу Земли.
"Değişim rüzgârı" Britanya İmparatorluğu'nun sona ereceği anlamına geliyordu.وجاءت رياح التغيير لتذكر أن أيام الإمبراطورية البريطانية باتت معدودة.
Rüzgarüstü: Rüzgarın estiği yön.والصوم: ركود الريح.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.يُحافظ الحقل المغناطيسي الأرضي على الغلاف الجوي من الإفلات من محيط الأرض مع الرياح الشمسية.
Sempozyum bildirileri “Şiirin Rüzgârında Masal Kuşunun Kanadında” adıyla kitaplaştırıldı.و أصبحت مذكرات الندوة كتاباً بعنوان " في جناح طائر الحكاية في نسيم الشعر ".
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.جزء كبير من الزخم الزاوي للنجم يتبدد كنتيجة لفقد الكتلة من خلال الرياح النجمية.
"Rüzgarın Kızı Öldü!".وموت النخبة!"
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.تعصف الرياح بالمدينة على الدوام، ويصل معدل سرعة الرياح فيها إلى 18 كيلومتر في الساعة (11 ميل في الساعة).
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.A falta de vento não estava a favor de Doria.
Aynı zamanda bir savaşçı ve rüzgarın ustasıdır.Era também o senhor dos ventos e do ar.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Toda estrela gera um vento estelar de partículas, que causa um fluxo contínuo de saída de gás para o espaço.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Ele também representava o vento sudoeste, que trazia as tempestades e a estiagem.
Hızı nedeniyle Kendisine Rüzgarın Oğlu denmiştir.Por conta de sua velocidade ganhou o apelido de El Pájaro e Hijo del Viento.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Já os índios da América do Norte acreditavam que as tempestades eram serventes de um "Grande Espírito".
"Rüzgârın çocukları".«Filhos do Sol».
Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir.Vê como sofre o vento quando passa!
Rüzgarüstü: Rüzgarın estiği yön.Veloz Ventus: é o mundo do vento.
Bu bölge Güneş rüzgârının tamamen sona erdiği ve yıldızlararası uzayın başladığı noktadır.É difícil estabelecer uma fronteira que defina onde termina o Sistema Solar e começa o espaço interestelar.
Daniel, Julián Carax tarafından yazılmış olan Rüzgarın Gölgesi adlı kitabı seçer.É lá que Daniel encontra um exemplar de A Sombra do Vento, do também barcelonês Julián Carax.
Yağaryel: Yağmur rüzgarıdır.Água pluvial - água da chuva.
Rüzgar altı: Rüzgarın estiği yönün aksi.Bordo: curva contra o vento.
İngiliz yönetmen Ken Loach Altın Palmiye'yi Özgürlük Rüzgarı filmi ile kazandı.Amour, de Michael Haneke, vence a Palma de Ouro.
Dongfeng Çincede "doğunun rüzgarı" anlamına gelmektedir."Sao Feng" (嘯風) em chinês significa "Vento Gritante".
Ama diğer zamanlarda genellikle etkilendiği rüzgar kuzey rüzgarıdır.Somente quando tiver pressão alta há muitas vezes ventos do leste.
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.Um vento estelar da estrela fornece material para um disco de acreção em torno da origem de raio-X.
Jüpiter manyetosferi, gezegenin manyetik alanından kaynaklanan solar rüzgarında oluşan bir oyukluktur.A magnetosfera de Júpiter é a cavidade criada dentro do vento solar pelo campo magnético do planeta.
Mahallenin iklimi, karasal iklim etki alanı içerisindedir.yılın her ayında meşhur bir rüzgarı vardır.Uma característica climática da cidade é a ocorrência de ventos fortes durante todo o ano.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)O Rali Ardente pela Manhã (朝やけのラリー, Asa Yake no Rarī?)
Orsa halinde: Bir teknenin mümkün olduğu kadar rüzgarın estiği cihete yakın seyredişi.Ao fundo, é possível escutar a buzina de um navio se aproximando.
Daniel, Julián Carax tarafından yazılmış olan Rüzgarın Gölgesi adlı kitabı seçer.Daniel kiest De Schaduw van de Wind van Julián Carax.
Gücüyle tüm canlılara dönüşebilir ve rüzgarı kontrol edebilir.Ze kan zichzelf in van alles veranderen en heeft de macht over wind.
Kul, rüzgarın önünde sürüklenen yaprak gibidir.Zij zijn als kaf dat verwaait in de wind.
Devasa gaz kütlesindeki auroralar, yeryüzündeki gibi, güneş rüzgârı tarafından güçlendirilmiş gibi gözüküyor.De poollichten op deze gasreuzen lijken net als op aarde veroorzaakt te worden door de zonnewind.
Kuvvetli bir kuzey rüzgarı Venedik gemilerinin sahil surlarına yakın gelmelerine yardım ediyordu.Een sterke noordenwind maakte het de Venetiaanse schepen mogelijk dicht bij de muren te komen.
Oluşturduğu yıldız rüzgarı, Güneş'ten 10 milyar kat daha güçlüdür.De sterrenwind van deze ster is ongeveer 10 miljard keer sterker dan die van onze eigen zon.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.De tweede ronde werd met nog zeven atleten te gaan stilgelegd wegens hevige sneeuwval en wind.
Coğrafi olarak, Sibirya’dan gelen soğuk kış rüzgarının etkisinin altında olan Kuzeydoğu Çin’de bulunmaktadır.In de winter dringt een droge koude lucht uit Siberië ver in het zuiden van China door.
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.Miasto jest wietrzne, średnia prędkość wiatru wynosi 17 km/h.
Gücüyle tüm canlılara dönüşebilir ve rüzgarı kontrol edebilir.Z racji tego, ze jest to ptak, może latać i kontrolować wiatr.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Yoreños wierzą, że deszcz jest dziełem Boga.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Pole magnetyczne Ziemi chroni jej atmosferę przed wiatrem słonecznym.
Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür.Prowadzono pomiary promieniowania słonecznego, mierzono prędkość wiatru, dawniej z użyciem anemometru.
1972 yılında, Gecekondu Rüzgarı adlı son sinema filminde oynadı.W 1972 zagrał samego siebie w filmie Uciec jak najbliżej.
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.W finałach IMŚ startował dziewięć razy.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)Wkrótce jutrzenka zaróżowi morze ”..
Gemisi Kuzey Denizi'nde kaybolur ve Kuzey Rüzgârı tarafından hoş karşılanır.Niestety jego statek gubi się na Morzu Północnym, a bohater staje się gościem córki Wiatru Północy.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.Słaby wiatr nie sprzyjał Dorii.
Oluşturduğu yıldız rüzgarı, Güneş'ten 10 milyar kat daha güçlüdür.Dess stjärnvind är 10 miljarder gånger starkare än solens.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Alla stjärnor skapar en stjärnvind av partiklar som orsakar ett kontinuerligt utflöde av gas till rymden.
Daniel, Julián Carax tarafından yazılmış olan Rüzgarın Gölgesi adlı kitabı seçer.Daniel väljer romanen Vindens skugga av den bortglömde författaren Julián Carax.
Rüzgar altı: Rüzgarın estiği yönün aksi.Låt 4: Let Your Spirit Fly.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Han representerade den sydvästra vinden, stormens bärare.
Merkür'ün önemsenmeyecek kadar az olan atmosferi Güneş rüzgârı nedeniyle yüzeyinden kopan atomlardan oluşur.Merkurius nästan obetydliga atmosfär består av atomer som blåsts dit från solen av solvinden.
Pampero, Arjantin'in pampalarında sıklıkla fırtına kuvvetinde esen güneybatı rüzgârıdır.På Pampas och i nordöst blåser ibland Pampero, som är kraftiga stormar.
Bir Destan Rüzgârı Fotoğraflarla Yaşar Kemal.En kall dödsvind blåser mellan bladen.
Bagöz rüzgarın gözü anlamına gelmektedir.Det viktiga är glimten i ögat."
Oluşturduğu yıldız rüzgarı, Güneş'ten 10 milyar kat daha güçlüdür.Зоряний вітер зірки в 10 мільярдів разів потужніший від сонячного.
Bu dönemde Rüzgarın Oğlu lakabını almıştır.У даний час виховує сина Трезор.

İlgili Sayfalar