rüzgarı ile cümle

rüzgarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.ישלח דברו וימסם ישב רוחו יזלו מים׃
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.‎يرسل كلمته فيذيبها. يهب بريحه فتسيل المياه‎.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.他 一 出 令 、 這 些 就 都 消 化 . 他 使 風 颳 起 、 水 便 流 動
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.他 一 出 令 、 這些 就都 消化 . 他 使 風颳起 、 水 便 流動
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.A maioria está perdida, espalhada com os ventos do Tempo, além da memória dos Homens.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.De flesta går förlorade, vittrade av tidens gång, bortom människornas minne.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.De meeste zijn vergaan, verstrooid in de winden van de Tijd, ontglipt aan 's mensen heugenis.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Die meisten sind verloren, weitverstreut von den Stürmen der Zeit... jenseits der Erinnerungen der Menschheit.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.La plupart sont perdues, éparpillées dans les vents du Temps, au-delà de la mémoire des Hommes.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Mange er gået tabt, spredt af glemslens vind, skjult for menneskers hukommelse.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Mnohé jsou ztraceny... roztroušené ve větrech času... dál, než kam sahá lidská paměť.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Mnohé sú stratené, roztrúsené vo vetroch Času, ďalej, než siaha ľudská pamäť.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Muchas se han perdido, dispersas en los vientos del tiempo, más allá de la memoria del hombre.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Sparse nei venti del tempo, al di là della memoria umana.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Useimmat niistä ovat kadonneet ajan tuulien hajottamina ihmisen muistin ulottumattomiin.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Większość przepada, odpływa z biegiem Czasu poza ludzką pamięć.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Οι περισσότερες είναι χαμένες, σκορπισμένες στους ανέμους του Χρόνου, πέρα από τη μνήμη του ανθρώπου.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.Многие из них утрачены, развеяны песками времени, и в памяти людской не сохранились.
Çoğu kayıp, insanların anılarının ötesinde zamanın rüzgarı ile dağıldılar.人の記憶の彼方へ でも この物語-
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Aku akan menceraiberaikan kamu seperti sekam ditiup angin dari padang gurun
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.A preto ich rozptýlim ako plevy, ktoré ta idú s vetrom na púšti.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Azért szétszórom õket, a mint hányja-veti a pozdorját a pusztának szele.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Darum will ich sie zerstreuen wie Stoppeln, die vor dem Winde aus der Wüste verweht werden.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.De aceea, îi voi risipi, ca pleava luată de vîntul pustiei.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Ja minä hajotan heidät kuin oljenkorret, jotka lentävät erämaan tuulessa.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Jeg spreder dem som Strå, der flyver for Ørkenens Vind:
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Je les disperserai, comme la paille emportée Par le vent du désert.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.그러므로 내가 그들을 사막 바람에 불려가는 초개같이 흩으리로다
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Pelo que os espalharei como o restolho que passa arrebatado pelo vento do deserto.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Perciò vi disperderò come paglia portata via dal vento del deserto
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri."Por tanto, os esparciré al viento del desierto como al tamo que pasa
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Protož rozptýlím je, jako vítr pouště rozptyluje plevy.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Przetoż rozproszę ich jako źdźbło, które się rozlatuje od wiatru z pustyni.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Så vil jeg da adsprede dem likesom strå som farer avsted for ørkenens vind.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Välan, jag vill förskingra dem såsom strå som far bort för öknens vind.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Vậy ta sẽ làm cho các ngươi tan lạc như rơm rác bị gió nơi đồng vắng đùa đi.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Vậy ta sẽ làm cho các ngươi tan lạc như rơm_rác bị gió nơi đồng vắng đùa đi .
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Zato jih raztrosim kakor pleve, ki lete ob vetru v puščavi.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Δια τουτο θελω σκορπισει αυτους ως αχυρον φερομενον υπο ανεμου της ερημου.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Затова, ще ги разпръсна като плява, Която се разнася от пустинния вятър.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.Поэтому развею их, как прах, разносимый ветром пустынным.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.ואפיצם כקש עובר לרוח מדבר׃
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.فابددهم كقش يعبر مع ريح البرية.
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.所 以 我 必 用 曠 野 的 風 、 吹 散 他 們 、 像 吹 過 的 碎 秸 一 樣
‹‹Çöl rüzgarının savurduğu saman çöpü gibi Dağıtacağım sizleri.所以 我 必 用 曠野的風 、 吹散 他 們 、 像 吹過 的 碎秸 一 樣
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Alle diese Vorbilder standen für Freiheit - Wind in den Haaren, einfach nur frei sein.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Bởi vì những điều đó đều thật tự do biết mấy cảm nhận làn gió len qua từng sợi tóc -- đó chính là tự do.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Głównie ponieważ oni wszyscy są wolni - wiatr we włosach - wolność.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Karena semuanya tentang menjadi bebas -- angin menerpa rambut Anda -- bebas.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...이 꿈들은 다 무언가에 얽메인 것이 없는- 바람에 머리를 휘날리면서- 그저 자유롭고 싶은 저의 꿈들이었어요
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Omdat zij allemaal voor vrijheid stonden -- de haren wapperend in de wind -- gewoon vrij zijn.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Parce qu'ils étaient tous libres - le vent dans vos cheveux - juste être libre.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Pentru că toate acestea însemnau libertate - vântul în părul vostru - doar a fi liberi.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Perché tutte queste cose riguardavano l'essere liberi -- il vento nei capelli -- solo per essere liberi.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Porque todo consistía en ser libre -- el viento en tu cabello -- sólo ser libre.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Porque todos eles exalam liberdade - o vento no teu cabelo - só ser-se livre.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Pretože to všetko bolo o voľnosti -- vietor vo vlasoch -- jednoducho byť voľná.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Protože všichni byli tak svobodní - s větrem ve vlasech - prostě volní.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Διότι όλα είχαν να κάνουν με το να είσαι ελεύθερος -- ο άνεμος στα μαλλιά σου -- απλά να είσαι ελεύθερος.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Для меня это все означало быть свободной -- ветер в волосах -- просто свободной.

İlgili Sayfalar