rüyalar ile cümle

rüyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Rüyalar ücretsizdir.Träume sind frei.
Rüyalarından bir anlam çıkartmak için kendini fazla zorlamamalısın.Man soll sich nicht zu sehr anstrengen, aus seinen Träumen eine Bedeutung herauszulesen.
İyi geceler ve rüyalar âlemine iyi yolculuklar.Gute Nacht und guten Flug ins Land der Träume.
Herkese günaydın! İyi uyudunuz mu ve güzel rüyalar gördünüz mü?Guten Morgen zusammen! Habt ihr gut geschlafen und schön geträumt?
Rüyalarını gerçekleştirmek için kesinlikle bir şey yapmak gerekir: Uyanmak!Um seine Träume zu verwirklichen, muss man auf jeden Fall eins tun: Aufwachen!
Herkese iyi akşamlar ve daha sonra da renkli rüyalar dilerim.Ich wünsche allen einen schönen Abend und später bunte Träume.
Bir kere daha uyuyacağız ve sonra Paskalya. İyi geceler ve tatlı rüyalar.Noch einmal schlafen und dann ist Ostern. Gute Nacht und süße Träume.
Rüyalar diyarına iyi yolculuklar, sevgili arkadaşlarım.Gute Reise ins Traumland, meine lieben Freunde.
Gelin beraber hayalimizde rüyalar diyarına bir yolculuk yapalım! iyi geceler!Kommt, lasst uns eine Phantasiereise machen ins Land der Träume! Gute Nacht!
Tatlı rüyalar.Süße Träume.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".Die Jägerin der Träume."
Mercutio rüyalar perisi Kraliçe Mab baladı'nı söyleyerek ona takılır.Mercutio singt die Ballade der Königin Mab.
Korkulu rüyalardır.Sie sind Träume.
Kendini rüyalarda gösterdiği söylenir.Diese würden in den Träumen versinnbildlicht dargestellt.
Bunlardan birisinin rüyalarına giren kadın (Julia Rusakova) olduğunu görerek şaşırır.Doch es erscheinen ihm Visionen, in denen er die umgebrachten Frauen sieht, von denen er erzählt hat.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Unterdessen hat Nick einen merkwürdigen Traum.
Hatırlayabildiğimiz rüyaların büyük bir kısmı bu süreçte görülür.Viele Details der tatsächlich überlieferten Geschichte wurden in dieses Stück übernommen.
İlk operası Rüyaların Çöpçüsü nün bölümlerini de tam oluşmuş olarak bir rüyasında "duydu".Teile ihrer ersten Oper, The Sweeper of Dreams, sollen auch voll ausgeformt im Traum zu ihr gekommen sein.
Tatlı rüyalar, Timmy.Fais de beaux rêves Timmy.
Tatlı rüyalar!Faites de beaux rêves !
Herkes rüyâların gerçekleşebildiğine inanmak ister.Tout le monde veut croire que les rêves peuvent se réaliser.
Sık sık kötü rüyalar görürüm.Je fais souvent de mauvais rêves.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Claire est rapidement prise d'étranges rêves.
Mercutio rüyalar perisi Kraliçe Mab baladı'nı söyleyerek ona takılır.Mercutio chante la Ballade de la reine Mab.
Psikanalize göre rüyalar "farklı" şekilde odaklanırlar.En psychanalyse, il s'apparente au rêve en tant que « rêve diurne ».
Yedi yaşında ilk büyük kompozisyonu "Rüyaların Çöpçüsü"nü tamamlamıştır.À l'âge de sept ans, elle termine sa première composition majeure, l'opéra The Sweeper of Dreams.
İnsanların rüyalarına girebilme, onlara rüyalarında görünebilme yetkisine sahiptir.Elle a le pouvoir d'entrer dans les rêves des gens.
Seriler boyunca önceden bilgilendirici rüyalar görür.Ils voient dans les rêves des présages.
Kendini rüyalarda gösterdiği söylenir.Elle apparaît dans Le Rêve.
Hatırlayabildiğimiz rüyaların büyük bir kısmı bu süreçte görülür.Le peu que l'on connaît de sa vie est, en grande partie, tiré de ce livre.
Rüyalar ayrışmış imajinasyonun bir ürünüdür.Nous sommes un produit de notre imagination.
Rüyaları yorumlayan kişidir.La méthode d'interprétation des rêves.
Zeus gibi Hades de insanlara rüyalar gönderir.En colère, Gaïa envoie aux hommes des rêves prophétiques.
1900 - Sigmund Freud, The Interpretation of Dreams, (Rüyaların Yorumlanması) adlı eserini yayınladı.Sigmund Freud, L'Interprétation des rêves, 1900.
Kurdukları hayal sonucu Albert, Helen ile evlenecek ve rüyalarına kavuşacaktır.Pour cela elle délaisse Albert, son amour.
Aşk onu rüyalarında görmektir.El amor es verla en tus sueños.
İyi geceler.Tatlı rüyalar.Buenas noches. Dulces sueños.
Tatlı rüyalar!¡Dulces sueños!
İyi geceler ve tatlı rüyalar.Buenas noches y dulces sueños.
Tatlı rüyalar, Timmy.Dulces sueños, Timmy.
Tüm yaşam bir rüyadır ve rüyalar da yalnızca rüya.Toda la vida es sueño, y los sueños, sueños son.
Rüyalarımı hatırlamıyorum.No recuerdo mis sueños.
Rüyalarımda Tom'u gördüm.Vi a Tom en mis sueños.
Onu rüyalarımda bile görüyorum.Lo veo incluso en mis sueños.
Bir iyi geceler öpücüğü olmadan tatlı rüyalar görmeyeceğim.Sin beso de buenas noches no tendré dulces sueños.
Onu rüyalarımda hiç görmüyorum.Nunca la veo en mis sueños.
Gördüğü rüyaları unutmamak ve daha sonra analizini yapmak için yatağının yanında bir rüya günlüğü tutuyor.Tiene un diario de sueños al lado de la cama para no olvidar los sueños que tiene y después analizarlos.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.David se acuesta a su lado, cierra los ojos y va a «ese lugar donde nacen los sueños».
Charlie'nin çok net olarak gördüğü garip rüyaları, onu Claire'in bebeğinin tehlikede olduğuna inandırır.Charlie comienza a tener unas visiones muy intensas en las que el bebé de Claire está en peligro.
Genç bu ismin rüyalarında kendine görünen annesinin kendini çağırmak için kullandığı isim olduğunu hatırlar.Recuerda entonces que es éste el nombre que su madre usa cuando se le aparece en sueños.
Rüyaların bilimsel incelenmesi oneiroloji adını alır.Tu nombre envenena mis sueños.
İnsanların rüyalarına girebilme, onlara rüyalarında görünebilme yetkisine sahiptir.Sus poderes consisten en poder meterse en los sueños de las personas y convertirlos en pesadillas.
Sıradan rüyalar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Los sueños vívidos ocurrirían mientras se comienza a dormir o al despertar.
Hatırlayabildiğimiz rüyaların büyük bir kısmı bu süreçte görülür.Las etapas de este proceso pueden apreciarse en Memoria de los Sueños.
İki kardeş de babaları Ned Stark'ın (Sean Bean) öldüğünü rüyalarında görürler.Ambos hermanos se sentían atraídos por las criptas después de soñar con la muerte de su padre Ned (Sean Bean).
Somnium: Bilmecemsi rüyalar.Ramones: Pleasant dreams.
Tatlı rüyalar.Un sueño feliz.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Él está sufriendo de sueños extraños.
Kâbus en genel olarak uyurken kişiye güçlü bir duygusal rahatsızlık veren rüyalardır.El acostarse del lado del corazón ocasiona malos sueños.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".«El fotógrafo que nos hizo soñar».

İlgili Sayfalar