Kendisi "Yazıyı bana rüya âleminde tâlim ettiler" dermiş.Mina ütlesin: “Sina, kes kuuled, ärka sügavast unest”.
Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım!Kui õed küsisid, kuidas ta öö veetis, ütles ta: "Uskuge mind, õed!
Ama rüyasından bir şey getirmiş olduğunu anlar; kötü adamın şapkası.Tuul puhus mehel mütsi peast ära (tuntu) - Tuul puhus ära mütsi mehe peast (tundmatu).
Beck, depresif hastaların rüya içeriklerinin analizine dayalı bir seri çalışma yapmıştır.Beck viis läbi eksperimente, et uurida depressiooni psühhoanalüütilist ideed.
Onların rüyaya da ihtiyacı vardır.Samuti oskavad urmelid unenägusid ehitada.
Rüyalarımda sürekli bu hapisten çıktığımı görüyordum.Nojah, aga kas ma pole mõnikord unes neidsamu asju mõelnud?
Bu rüyadan sonra şiir söylemeye başladı.Kohe pärast seda kohtumist hakkas ta luuletusi kirjutama.
REM rüya esnasında kişinin gözleri hareket halindedir.Öösel jälgib Force kasutaja und.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.1969-ben az internet csak egy álom volt, pár vázlat egy darab papíron.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.1969년에 인터넷은 한장의 종이에 그려진 몇개의 스케치에 달하지 않았던 하나의 꿈이였죠.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.1969 war das Internet nur ein Traum, ein paar Skizzen auf einem Stück Papier.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.Em 1969, a Internet não passava de um sonho, uns esboços numa folha de papel.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.En 1969 Internet no era sino un sueño, unos cuantos dibujos en un papel.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.En 1969, l'internet n'était qu'un rêve, quelques schémas sur un bout de papier.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.În 1969, Internetul era doar un vis, câteva schiţe pe o coală de hârtie.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.In 1969 was het internet maar een droom, een paar schetsen op een stuk papier.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.Nel 1969, non era che un sogno, qualche schizzo su un foglio di carta.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.V roce 1969 byl internet jen pouhým snem, pár náčrtků na kusu papíru.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.W 1969, internet był tylko marzeniem, kilkoma rysunkami na kawałku papieru.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.В 1969 он был всего лишь мечтой, парой набросков на листе бумаги.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.През 1969 година, интернет беше само мечта, няколко драскотини на парче хартия.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.בשנת 1969, האינטרנט היה רק חלום, כמה סקיצות על פיסת נייר.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.ففي عام 1969، لم تكن الإنترنت سوى حلم، على شكل بضعة رسومات على قصاصات من الورق.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.紙の上のスケッチに過ぎませんでした それから10月29日に
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Apa mungkin, ini semua mimpi? <i>Sekarang aku tak memandangmu!
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Doamne!
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Est-ce que ce ne serait pas un rêve, par hasard ? <i>Il ne regardera plus, n'est-ce pas ?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Kan det möjligtvis vara en dröm? <i>Han kommer inte å titta mer, eller hur?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?혹시, 이것도 꿈? 이젠 안보겠지?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Ved alle odds, kunne det her så være en drøm? <i>Han kigger ikke længere, vel?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Zou dit soms een droom kunnen zijn? <i> Hij zal nu niet meer aan het kijken zijn, toch?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Κατά τύχη, μπορεί αυτό να είναι όνειρο; <i>Δεν θα κοιτάζει ποια, σωστά;
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Не сон ли это часом? <i>Он же уже больше не смотрит?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?זה לא חלום בשעה כזאת? <i> הוא כבר לא מסתכל?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?عن طريق أي فرصة ، قد يكون هـذا حلماً ؟ <i> هـو لن ينظر لي أكثر من ذلك ، أليس كذلك ؟
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?もう見てないよね? あら! 喉に詰まってむせたんだな?
'Ah, yapamıyorum. Bu çok fazla' bu da rüya hissinin bütününden bir parça.'Ah, es ist zu groß' oder so etwas, dann gehört das auch zu dem ganzen Traumgefühl.
'Ah, yapamıyorum. Bu çok fazla' bu da rüya hissinin bütününden bir parça."Ah ne morem več, to je preveč zame, ali kaj podobnega, je tudi to del celotne izkušnje sanjanja.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var.Aber "Ich habe einen Traum" ist copyrighted.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var. Bu yüzden paylaşılması yasak.하지만 "나는 꿈이 있습니다"는 저작권의 보호를 받습니다. 공유하는 것은 불법이지요.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var. Bu yüzden paylaşılması yasak.Но есть над нем "копирайт", а это означает, что "шерыть" не легально.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var.Ma "Ho Fatto un Sogno" è coperto da copyright.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var.Mais " I Have a Dream " est protégé par copyright.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var.Martin Luther King, JR! (juichende menigte)
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var.Mas "Eu Tenho Um Sonho" é protegido por direitos autorais.
Ama "Benim Bir Rüyam Var" konuşmasının telif hakkı var.Αλλά το <<Έχω Ένα Όνειρο>> υπόκειται σε πνευματικά δικαιώματα.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Aber diese beiden Träume kreuzen sich miteinander. Du kannst nicht beide Leben führen.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Ale te dwa marzenia zderzają się szalenie ze sobą. Nie możesz mieć obu żyć.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Tyhle dva sny ale navzájem kolidují. Nemůžeš mít oba životy.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Αλλά αυτά τα όνειρα συγκρούονται μεταξύ τους.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Но эти две мечты разрушают друг друга. Ты не можешь прожить две жизни.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.Aber Danny, im gesamten amerikanischen Bestreben geht es um Leben, Freiheit, das Streben nach Glückseligkeit.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.Ale Danieli, celé Americe jde o život, svobodu, honbu za štěstím.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.Ale w USA wszystkie dążenia dotyczą życia, wolności i szukania szczęścia.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.Danny, le leitmotiv des USA est entièrement basé sur la vie, la liberté et la recherche du bonheur.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.De Danny, egész Amerika nem szól másról, mint az életről, a szabadságról és a boldogság kereséséről!
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.삶, 자유, 행복의 추구를 위해 노력합니다.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.livet, friheden og stræben efter lykke.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.Maar Danny, het hele Amerikaanse streven is gericht op leven, vrijheid en het nastreven van geluk.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.Ma Danny, tutti gli sforzi degli Americani riguardano la vita, la libertà, la ricerca della felicità.