rüşvet ile cümle
rüşvet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Ils payaient pour passer devant tout le monde, devant la longue file d'attente.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.새치기를 하기 위해 돈을 내고 있었지요. 매우 긴 줄이었으니까요.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Pagaban para no hacer la cola, la larga cola.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Pagavano per saltare la coda, la lunga coda.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Płacili, aby uniknąć kolejki, długiej kolejki.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Plăteau pentru a nu sta la coadă, la o coadă mare.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Podplácali, len aby sa vyhli radu, dlhému radu.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Sie bezahlten, um in der Schlange voranzukommen, in der langen Schlange.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Ze betaalden om de wachtrij de lange wachtrij te mogen overslaan.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Πλήρωναν για ν' αποφύγουν την ουρά, την μεγάλη ουρά.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Вони платили за те, щоб пройти без черги, щоб оминути довжелезну чергу.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Они платили, чтобы проскочить очередь, длинную очередь.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.הם היו משלמים על מנת לדלג על התור, התור הארוך.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.كانوا يدفعون الرشاوي ليتخطوا الطابور، الطوابير الطويلة.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.賄賂を渡していました 彼らの要望には
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Átkozott, a ki ajándékot fogad el, hogy ártatlan lélek vérét ontsa! És mondja az egész nép: Ámen!
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa sả thay kẻ nào nhận của hối lộ để giết người vô tội! Cả dân sự phải đáp: A-men!
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa_sả thay kẻ nào nhận của hối_lộ để giết người vô_tội ! Cả dân_sự phải đáp : A-men !
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek."Forbandet enhver, som lader sig købe til at myrde en uskyldig!" Og hele Folket skal svare: "Amen!"
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Kirottu olkoon se, joka ottaa lahjuksen surmatakseen viattoman. Ja kaikki kansa sanokoon: `Amen`.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.무죄자를 죽이려고 뇌물을 받는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maldito aquele que receber peita para matar uma pessoa inocente. E todo o povo dirá: Amém.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek."'¡Maldito el que acepte soborno para matar a un inocente!' Y todo el pueblo dirá: '¡Amén!
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maledetto chi accetta un regalo per condannare a morte un innocente! Tutto il popolo dirà: Amen
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maudit soit celui qui reçoit un présent pour répandre le sang de l`innocent! -Et tout le peuple dira: Amen!
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.'Terkutuklah orang yang menerima suap untuk membunuh orang yang tidak bersalah.' 'Amin!
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Verflucht sei, wer Geschenke nimmt, daß er unschuldiges Blut vergießt! Und alles Volk soll sagen: Amen.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož by vzal dary, aby zabil člověka nevinného; i dí všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlorečený, kto by vzal úplatok, aby zabil nevinného človeka. A všetok ľud povie: Ameň.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Επικαταρατος οστις λαβη δωρα δια να φονευση ανθρωπον αθωον. Και πας ο λαος θελει ειπει, Αμην.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който приеме подарък, за да убие невинно лице. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклят, кто берет подкуп, чтоб убить душу и пролить кровь невинную! И весь народ скажет: аминь.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור לקח שחד להכות נפש דם נקי ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يأخذ رشوة لكي يقتل نفس دم بريء. ويقول جميع الشعب آمين.
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.受 賄 賂 害 死 無 辜 之 人 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.受 賄賂 害死 無辜 之 人 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.A tak stále existuje mnoho lidí kteří nejsou přesvědčeni, že se uplácení musí zastavit.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Ci sono ancora molte persone che non siano sicure di chi debba mettere fine alla corruzione.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.En zo zijn er nog altijd veel mensen die er niet van overtuigd zijn dat we moeten ophouden met omkopen.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.És így még mindig sokan vannak, akik nincsenek meggyőződve arról, hogy be kell szüntetni a megvesztegetéseket.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Et donc il y a encore beaucoup de personnes qui ne sont pas convaincues qu'on doit stopper la corruption.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Jadi masih ada banyak orang yang tidak yakin bahwa Anda harus menghentikan suap.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.그리고 여전히 많은 사람들이 뇌물사용을 그만 두어야 한다는데 동의하지 않고 있습니다.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Nadal jest wielu ludzi, którzy nie są przekonani co do tego, kto powinien przestać wręczać łapówki.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Și astfel încă există o mulțime de oameni care nu sînt convinși de cine trebuie să oprească mituirea.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Und so gibt es noch viele Leute, die nicht überzeugt sind, dass Bestechungen aufhören müssen.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Và như vậy vẫn còn rất nhiều người không chắc là ai phải dừng hối lộ.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Y así hay todavía mucha gente que no están convencidas de quién debe dejar de sobornar.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Και άρα, υπάρχουν ακόμα πολλοί άνθρωποι που δεν έχουν πειστεί ότι πρέπει να σταματήσουν την δωροδωκία.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.И така все още има много хора, които не са убедени, че ние трябва да спрем подкупването.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.Тем не менее многие люди которые не считают необходимым остановить взяточничество.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.כך שיש עדיין הרבה אנשים שטרם השתכנעו שעלינו לחדול ממתן שוחד.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.إذن فمازال هناك الكثير من الناس الغير مقتنعين أنه يجب التوقف عن الرشوة.
Ve böylece rüşvetten vazgeçmeye ikna olmayan hâlâ birçok insan bulunuyor.賄賂はやめるべきだとは思っていないのです しかし 2度目の討議で早くも
Ve ilk toplantıda, hepsi, "Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.En in de eerste sessie zeiden ze met zijn allen: dit is geen omkoperij, wat we doen.
Ve ilk toplantıda, hepsi, "Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.Et durant la première session, ils ont tous dit, ce que nous faisons, ce n'est pas de la corruption.
Ve ilk toplantıda, hepsi, "Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.Iar în prima sesiune, toți au spus, asta nu este mită, ceea ce facem.
Ve ilk toplantıda, hepsi, "Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.Y en la primera sesión, todos dijeron, esto no es soborno, lo que hacemos.
Ve ilk toplantıda, hepsi, "Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.Και στην πρώτη συνεδρία, όλοι είπαν ότι δεν είναι δωροδωκία αυτό που κάνουμε.
Yolsuzluk, rüşvet ve şeffafsızlık.A korrupció, vesztegetés, és az átláthatóság hiánya.