put ile cümle
put kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Hol lehet hullámos csempét kapni?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Kde vzít zvlněné kachličky?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Onde é que há azulejos irregulares?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Où est-ce que l'on trouve des carreaux bosselés ?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Skąd się bierze kanciaste kafelki?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur? Tabi ki bulunmaz.¿Dónde se compran los azulejos con grumos?Obviamente, no hay.
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur? Tabi ki bulunmaz.어디서 이런 타일을 구입 하냐구요? 물론, 아무데도 없습니다.
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur? Tabi ki bulunmaz.מאיפה אתה משיג מרצפות בגושים? ובכן, כמובן, אתה לא.
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur? Tabi ki bulunmaz.أين حصلت على كتل البلاط؟ حسنا، بالطبع لم تحصل عليه.
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur? Tabi ki bulunmaz.タイルではなくトイレを沢山もらったので 金槌で解体して
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Unde găseşti dale cu umflături?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Wo bekommt man schiefe Fließen?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Где вы можете найти бугорчатую плитку?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?Де ви можете знайти горбкувату плитку?
Pütürlü fayanslar nereden mi bulunur?От къде се взимат плочки на бучки?
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Aber die Götzenmacher müssen allesamt mit Schanden und Hohn bestehen und miteinander schamrot hingehen.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Ale tamtí sa budú hanbiť, aj rumenieť budú od studu, všetci ta pojdú spolu v stude tí, ktorí vyrábajú obrazy.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Allen die beelden aanbidden, zullen worden teleurgesteld en zich diep schamen.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.De blir alle sammen til spott og skam; de går alle sammen bort med vanære, avgudsbilledenes mestre.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.De komma alla på skam och varda till blygd, de måste allasammans gå där med blygd, alla avgudamakarna.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Envergonhar-se-ão, e também se confundirão todos; cairão juntos em ignomínia os que fabricam ídolos.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Häpeän ja pilkan he saavat kaikki, pilkan alaisina he kulkevat kaikki, nuo kuvien tekijät.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Hết thảy chúng nó đều bị xấu hổ nhuốc nha; những thợ làm hình tượng cùng nhau trở về, rất là mắc cỡ.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Hết_thảy chúng_nó đều bị xấu_hổ nhuốc_nha ; những thợ làm hình_tượng cùng nhau trở_về , rất là mắc_cỡ .
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Ils sont tous honteux et confus, Ils s`en vont tous avec ignominie, Les fabricateurs d`idoles.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.우상을 만드는 자는 부끄러움을 당하며 욕을 받아 다 함께 수욕 중에 들어갈 것이로되
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Semua orang yang membuat patung berhala; akan dipermalukan dan dihina
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Skam og Skændsel bliver alle hans Fjender til Del, til Hobe går Gudemagerne om med Skændsel.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Sramovali se bodo in osramočeni bodo vsi, s sramoto odidejo vsi podobarji!
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Szégyent vallanak és gyalázatot mind, egyetemben gyalázatban járnak a bálványok faragói;
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Todos ellos quedarán avergonzados y afrentados; irán con afrenta todos los que fabrican ídolos
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Toţi sînt ruşinaţi şi uluiţi, toţi pleacă plini de ocară, făuritorii idolilor.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Všickni onino se zastydí, a zahanbeni budou, spolu odejdou s hanbou činitelé obrazů;
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Wszyscy się oni zawstydzą, i pohaóbieni będą; czyniciele bałwanów społu z haóbą odstąpią.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Παντες ουτοι θελουσιν αισχυνθη και εντραπη οι εργαται των ειδωλων θελουσι φυγει εν καταισχυνη παντες ομου.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Все они будут постыжены и посрамлены; вместе с ними состыдом пойдут и все, делающие идолов.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.Те всички ще се посрамят и смутят; Те всички ще си отидат засрамени, които работят идоли.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.בושו וגם נכלמו כלם יחדו הלכו בכלמה חרשי צירים׃
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.قد خزوا وخجلوا كلهم. مضوا بالخجل جميعا الصانعون التماثيل.
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.凡 製 造 偶 像 的 、 都 必 抱 愧 蒙 羞 、 都 要 一 同 歸 於 慚 愧
Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.凡 製造 偶像 的 、 都 必 抱愧 蒙羞 、 都 要 一同歸於 慚愧
Put your feet down Mukaddes. It won't look nice if someone comes in.להוריד רגליים למטה מוקדס זה לא יראה טוב אם מישהו יבוא.
Put your feet down Mukaddes.Ponga los pies hacia abajo Mukaddes.
Put your feet down Mukaddes.Βάλτε τα πόδια σας προς τα κάτω Mukaddes.
Put your hand on your heart...Βάλτε το χέρι σας στην καρδιά σας...
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.A sloužili bohům nečistým, o nichž byl Hospodin řekl jim, aby nečinili toho.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.a slúžili ukydaným bohom, o ktorých im povedal Hospodin: Nerobte toho!
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.Au slujit idolilor, despre cari Domnul le zisese: ,,Să nu faceţi lucrul acesta!``
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.Avevano servito gli idoli, dei quali il Signore aveva detto: «Non farete una cosa simile!»
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.Chúng hầu việc những hình tượng mà Ðức Giê-hô-va đã cấm chúng rằng: Các ngươi chớ thờ chúng nó.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.Chúng hầu việc những hình_tượng mà Ðức_Giê - hô-va đã cấm chúng rằng : Các ngươi chớ thờ chúng_nó .
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.de dyrkede Afgudsbillederne, skønt HERREN havde sagt: "Det må I ikke gøre!"
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.De hade tjänat de eländiga avgudarna, fastän HERREN hade sagt till dem: »I skolen icke göra så.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.És a bálványoknak szolgáltak, a kik felõl az Úr azt parancsolta volt nékik: Ezt ne cselekedjétek.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.e serviram os ídolos, dos quais o Senhor lhes dissera: Não fareis isso.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.He olivat palvelleet kivijumalia, vaikka Herra oli heille sanonut: "Älkää tehkö sitä".
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.Ils servirent les idoles dont l`Éternel leur avait dit: Vous ne ferez pas cela.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.In služili so malikom, o čemer jim je rekel GOSPOD: Ne storíte take reči!
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.Ja, zij aanbaden afgoden, ondanks de duidelijke en herhaalde waarschuwingen van de HERE.
RABbin, ‹‹Bunu yapmayacaksınız›› demiş olmasına karşın putlara taptılar.또 우상을 섬겼으니 이는 여호와께서 행치 말라 명하신 일이라