put ile cümle
put kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyorsunuz, putperestken şöyle ya da böyle saptırılıp dilsiz putlara tapmaya yöneltilmiştiniz.הלא ידעתם כי בהיתכם גוים אחרי אלילים אלמים הובלתם כאשר נמשכתם׃
Biliyorsunuz, putperestken şöyle ya da böyle saptırılıp dilsiz putlara tapmaya yöneltilmiştiniz.انتم تعلمون انكم كنتم امما منقادين الى الاوثان البكم كما كنتم تساقون.
Biliyorsunuz, putperestken şöyle ya da böyle saptırılıp dilsiz putlara tapmaya yöneltilmiştiniz.你 們 作 外 邦 人 的 時 候 、 隨 事 被 牽 引 受 迷 惑 、 去 服 事 那 啞 吧 偶 像 . 這 是 你 們 知 道 的
Biliyorsunuz, putperestken şöyle ya da böyle saptırılıp dilsiz putlara tapmaya yöneltilmiştiniz.你 們作 外邦人 的 時候 、 隨事 被 牽引 受 迷惑 、 去服事 那 啞 吧 偶像 . 這是 你 們 知道 的
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.(105:19) Сделали тельца у Хорива и поклонились истукану;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Au făcut un viţel în Horeb. S'au închinat înaintea unui chip turnat,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Borjút csináltak a Hóreb alatt, és hajlongtak az öntött bálvány elõtt.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.De gjorde en kalv ved Horeb og tilbad et støpt billede,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.De gjorde en kalv vid Horeb och tillbådo ett gjutet beläte;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.De lavede en Kalv ved Horeb og tilbad det støbte Billed;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Di Gunung Sinai mereka membuat anak lembu emas, dan menyembah patung tuangan itu
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.En Horeb hicieron un becerro y se postraron ante una imagen de fundición
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Fizeram um bezerro em Horebe, e adoraram uma imagem de fundição.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.He tekivät vasikan Hoorebin juurella ja kumarsivat valettua kuvaa;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Ils firent un veau en Horeb, Ils se prosternèrent devant une image de fonte,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.저희가 호렙에서 송아지를 만들고 부어 만든 우상을 숭배하여
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Naredili so tele pri Horebu in so se klanjali uliti podobi,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Sie machten ein Kalb am Horeb und beteten an das gegossene Bild
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Si fabbricarono un vitello sull'Oreb, si prostrarono a un'immagine di metallo fuso
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Spravili si aj teľa na Horebe a klaňali sa sliatine
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Sprawili i cielca na Horebie, i kłaniali się bałwanowi litemu,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Toen maakten zij bij de berg Horeb een gouden kalf; zij knielden ervoor neer alsof het een god was.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Tổ phụ tôi làm một bò tơ tại Hô-rếp, Thờ lạy trước mặt hình đúc;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Tổ_phụ tôi làm một bò tơ tại Hô-rếp , Thờ lạy trước mặt hình đúc ;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Udělali i tele na Orébě, a skláněli se slitině.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Κατεσκευασαν μοσχον εν Χωρηβ, και προσεκυνησαν το χωνευτον
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Те направиха теле в Хорив, И поклониха се на излеян идол;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.יעשו עגל בחרב וישתחוו למסכה׃
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.صنعوا عجلا في حوريب وسجدوا لتمثال مسبوك.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.他 們 在 何 烈 山 造 了 牛 犢 叩 拜 鑄 成 的 像
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.他 們在 何烈山 造 了 牛 犢 叩拜 鑄成 的 像
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Au căzut, s'au prăbuşit împreună, nu pot să scape povara; ei înşişi se duc în robie.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De bøjes, i Knæ er de alle, de kan ikke frelse Byrden, og selv må de vandre i Fangenskab.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De faller om, segner alle sammen, de kan ikke redde byrden, og selv går de bort i fangenskap.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Eles juntamente se abaixam e se encurvam; não podem salvar a carga, mas eles mesmos vão para o cativeiro.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Elesnek, összerogynak együtt, nem menthetik meg a terhet; és õk magok fogságba mennek.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.He taipuvat, he vaipuvat molemmat; he eivät voi pelastaa kuormaa, ja itse he vaeltavat vankeuteen.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Klesly, padly spolu, aniž budou moci retovati břemene, nýbrž i oni sami v zajetí odejdou.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.그들은 구부러졌고 그들은 일제히 엎드러졌으므로 그 짐을 구하여 내지 못하고 자기도 잡혀 갔느니라
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Omahnili so, zgrudili so se vsi, niso mogli oteti bremena, temuč sami so odšli v sužnost.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Se han doblegado y se han postrado juntos; no pudieron rescatar la carga y ellos mismos han ido en cautividad
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Zohly sa, na kolená klesly spolu; nevládaly vyslobodiť bremeno, lež i samy idú do zajatia.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Κυπτουσι, καμπτουσιν ομου δεν δυνανται να σωσωσι το φορτιον αλλα και αυτα φερονται εις αιχμαλωσιαν.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Наведоха се, всички паднаха; Те не можаха да отърват товара, Но сами отидоха в плен.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Низверглись, пали вместе; не могли защититьносивших, и сами пошли в плен.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.קרסו כרעו יחדו לא יכלו מלט משא ונפשם בשבי הלכה׃
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.قد انحنت جثت معا لم تقدر ان تنجي الحمل وهي نفسها قد مضت في السبي
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.都 一 同 彎 腰 屈 身 、 不 能 保 全 重 馱 、 自 己 倒 被 擄 去
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.都 一同 彎 腰 屈身 、 不 能 保全 重馱 、 自己 倒 被 擄去
Bir putperest ona doğru gelip eğer haham tek ayağı üzerinde durarak한 이도교가 그를 찾아 왔습니다. 그러고는 만약 그가 유대교의 가르침을
Bir putperest ona doğru gelip eğer haham tek ayağı üzerinde durarakעובד אלילים בא אליו והציע להמיר דתו ליהדות אם הרבי
Bir putperest ona doğru gelip eğer haham tek ayağı üzerinde durarakجاء وثني إليه وتعهّد اعتناق اليهودية إذا تمكن الحاخام من
Bir putperest ona doğru gelip eğer haham tek ayağı üzerinde durarakユダヤ教に改宗すると持ちかけました
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.Alltså, mina älskade, undflyn avgudadyrkan.
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.Azért szerelmeseim, kerüljétek a bálványimádást.
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.C`est pourquoi, mes bien-aimés, fuyez l`idolâtrie.
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.Darum, meine Liebsten, fliehet von dem Götzendienst!
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.De aceea, prea iubiţii mei, fugiţi de închinarea la idoli.
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.Derfor, mine elskede, fly fra avgudsdyrkelsen!
Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.Derfor, mine elskede, flyr fra Afgudsdyrkelsen!