Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Unser Selbst ist nur unsere Kommandozentrale, unser Bewusstsein, unsere moralische Ausrichtung.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Ο εαυτός μας είναι απλά το λειτουργικό μας κέντρο, η αντίληψή μας, η ηθική πυξίδα μας.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Егото е просто нашия оперативен център, нашето съзнание, нашия морален компас.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Наше "я" - это поистине центр управления, наше сознание, наш моральный компас.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Сутність є нашим операційним центром, нашою свідомістю, нашим моральним компасом.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.העצמי הוא רק המרכז התפעולי שלנו, התודעה שלנו, המצפן המורלי שלנו.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.ان - ذواتنا - هي أجهزة تحكمنا هي وعينا هي بوصلتنا الاخلاقية
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.意識であり 倫理基準です 従って 私たちがもっと現実社会で
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Hitrejši so bili naši preganjalci nego orli pod nebom: po gorah so nas podili, v puščavi so nas zalezovali.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.우리를 쫓는 자가 공중의 독수리보다 빠름이여 산꼭대기에서도 쫓고 광야에도 매복하였도다
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Mer snare end Himlens Ørne var de, som jog os, på Bjergene satte de efter os, lured i Ørkenen,
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prędsi są ci, którzy nas gonią, niż orły niebieskie; po górach nas gonią, na pustyniach czyhają na nas.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prigonitorii noştri erau mai iuţi de cît vulturii cerului. Ne-au fugărit pe munţi, şi ne-au pîndit în pustie.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våra förföljare voro snabbare än himmelens örnar; på bergen jagade de oss, i öknen lade de försåt för oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våre forfølgere var raskere enn himmelens ørner; på fjellene forfulgte de oss, i ørkenen lurte de på oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Ония, които ни гонеха, станаха по-леки от небесните орли; Гониха ни по планините, причакваха ни в пустинята.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Преследовавшие нас были быстрее орлов небесных; гонялись за нами по горам, ставили засаду для нас в пустыне.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.קלים היו רדפינו מנשרי שמים על ההרים דלקנו במדבר ארבו לנו׃
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.صار طاردونا اخف من نسور السماء. على الجبال جدوا في اثرنا. في البرية كمنوا لنا.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追 趕 我 們 的 、 比 空 中 的 鷹 更 快 . 他 們 在 山 上 追 逼 我 們 、 在 曠 野 埋 伏 、 等 候 我 們
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追趕 我 們 的 、 比 空中 的 鷹 更 快 . 他 們在 山上 追逼 我 們 、 在 曠野 埋伏 、 等候 我 們
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Abimelech stand auf bei der Nacht und alles Volk, das bei ihm war, und hielt auf Sichem mit vier Haufen.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Abimelek brød da op ved Nattetide med alle sine Folk, og de lagde sig i Baghold imod Sikem i fire Afdelinger.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.A protož vstal Abimelech i všecken lid, kterýž s ním byl v noci, a učinili zálohy u Sichem na čtyřech místech.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Då bröt Abimelek med allt sitt folk upp om natten, och de lade sig i bakhåll mot Sikem, i fyra hopar.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.És felkelt Abimélek és az egész nép, a mely vele volt, éjszaka, és lesbe állottak Sikem ellen négy csapatban.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.아비멜렉과 그를 좇은 모든 백성이 밤에 일어나 네 떼로 나눠 세겜을 대하여 매복하였더니
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Vậy, A-bi-mê-léc và cả đạo binh theo người đều chổi dậy ban đêm, chia ra làm bốn đội, và mai phục gần Si-chem.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Vtedy vstal Abimelech i všetok ľud, ktorý bol s ním, vnoci a úkladili Sichemu, rozdelení vo štyri skupiny.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.И встал ночью Авимелех и весь народ, находившийся с ним, и поставили взасаду у Сихема четыре отряда.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.ויקם אבימלך וכל העם אשר עמו לילה ויארבו על שכם ארבעה ראשים׃
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.فقام ابيمالك وكل الشعب الذي معه ليلا وكمنوا لشكيم اربع فرق.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.於 是 亞 比 米 勒 和 跟 隨 他 的 眾 人 夜 間 起 來 、 分 作 四 隊 、 埋 伏 等 候 示 劍 人
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.於是 亞 比 米勒 和 跟隨 他 的 眾人 夜間 起來 、 分作 四 隊 、 埋伏 等候 示劍 人
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Estica-me passado a bússola da minha inteligência: eu ouço tu deves, e nada pode prorrogar-lo,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Ez törzsek nekem múlt iránytű az én esze: hallom te meg, és semmi sem lehet elnapol azt,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Het stammen me langs het kompas van mijn verstand: ik hoor gij moet, en niets kan verdagen het,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Il m'a passé des souches de la boussole de mon esprit: j'ai entendu que tu dois, et rien ne peut le proroger,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,내 지혜의 나침반 과거 그것은 변종 나 : 나는 그대가해야 듣고도 그것을 정회되다하지 않을 수 있습니다,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Mi ceppi passato la bussola del mio ingegno: ho sentito tu devi, e nulla può prorogare,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Nó giống tôi quá khứ la bàn của trí thông minh của tôi: tôi nghe ngươi phải, và không có gì có thể nhiệm kỳ
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,זה זנים לי בעבר המצפן של השכל שלי: אני שומע אתה חייב, ושום דבר לא יכול לדחות את זה,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,انها سلالات لي الماضية بوصلة الذكاء بلدي : أنت يجب أن أسمع ، ولا شيء قد أرجأ ذلك ،
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,木曜日に次のこの郡に結婚する。
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Det belaster mig forbi kompas min forstand:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Det stammar mig förbi kompass i mitt förstånd:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Es Stämme mich vorbei an den Kompass von meinem Verstand:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Ini strain aku melewati kompas kecerdasan saya:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Me cepas más allá del alcance de mi ingenio:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Mi-a trecut tulpini busola de inteligenţa mea:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Se kannat minua ohi kompassi minun järki:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:To me sevi mimo kompas moje pameti:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:To napätie ma za kompas svojho dôvtipu:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:To napětí mě za kompas svého důvtipu:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:To szczepów mnie obok kompasu mojego rozumu:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Μου στελέχη παρελθόν η πυξίδα της πνεύματά μου:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:То ме щамове миналото на компас на моята съобразителност:
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana:Это штаммы меня мимо компас моего ума:
Bu pusula resminin en sevdiğim şeyi de bu iki fikri tek bir resimde birarada toplamasıydı.그리고 제가 이 나침반 이미지를 좋아했던 것은 이것이 저 두 아이디어를 모두 이 단순한 한 그림으로 함축한다고 느꼈기 때문이죠
Bu pusula resminin en sevdiğim şeyi de bu iki fikri tek bir resimde birarada toplamasıydı.Și ce îmi plăcea la imaginea busolei era că includea ambele idei într-o simplă imagine.