BirQuantity of junkheaps that can be pushedΜίαQuantity of junkheaps that can be pushed
BirQuantity of junkheaps that can be pushedОдинQuantity of junkheaps that can be pushed
BirQuantity of junkheaps that can be pushedОднаQuantity of junkheaps that can be pushed
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Hitrejši so bili naši preganjalci nego orli pod nebom: po gorah so nas podili, v puščavi so nas zalezovali.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.우리를 쫓는 자가 공중의 독수리보다 빠름이여 산꼭대기에서도 쫓고 광야에도 매복하였도다
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Mer snare end Himlens Ørne var de, som jog os, på Bjergene satte de efter os, lured i Ørkenen,
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prędsi są ci, którzy nas gonią, niż orły niebieskie; po górach nas gonią, na pustyniach czyhają na nas.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prigonitorii noştri erau mai iuţi de cît vulturii cerului. Ne-au fugărit pe munţi, şi ne-au pîndit în pustie.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våra förföljare voro snabbare än himmelens örnar; på bergen jagade de oss, i öknen lade de försåt för oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våre forfølgere var raskere enn himmelens ørner; på fjellene forfulgte de oss, i ørkenen lurte de på oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Ония, които ни гонеха, станаха по-леки от небесните орли; Гониха ни по планините, причакваха ни в пустинята.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Преследовавшие нас были быстрее орлов небесных; гонялись за нами по горам, ставили засаду для нас в пустыне.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.קלים היו רדפינו מנשרי שמים על ההרים דלקנו במדבר ארבו לנו׃
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.صار طاردونا اخف من نسور السماء. على الجبال جدوا في اثرنا. في البرية كمنوا لنا.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追 趕 我 們 的 、 比 空 中 的 鷹 更 快 . 他 們 在 山 上 追 逼 我 們 、 在 曠 野 埋 伏 、 等 候 我 們
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追趕 我 們 的 、 比 空中 的 鷹 更 快 . 他 們在 山上 追逼 我 們 、 在 曠野 埋伏 、 等候 我 們
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Abimelech stand auf bei der Nacht und alles Volk, das bei ihm war, und hielt auf Sichem mit vier Haufen.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Abimelek brød da op ved Nattetide med alle sine Folk, og de lagde sig i Baghold imod Sikem i fire Afdelinger.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.A protož vstal Abimelech i všecken lid, kterýž s ním byl v noci, a učinili zálohy u Sichem na čtyřech místech.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Då bröt Abimelek med allt sitt folk upp om natten, och de lade sig i bakhåll mot Sikem, i fyra hopar.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.És felkelt Abimélek és az egész nép, a mely vele volt, éjszaka, és lesbe állottak Sikem ellen négy csapatban.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.아비멜렉과 그를 좇은 모든 백성이 밤에 일어나 네 떼로 나눠 세겜을 대하여 매복하였더니
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Vậy, A-bi-mê-léc và cả đạo binh theo người đều chổi dậy ban đêm, chia ra làm bốn đội, và mai phục gần Si-chem.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.Vtedy vstal Abimelech i všetok ľud, ktorý bol s ním, vnoci a úkladili Sichemu, rozdelení vo štyri skupiny.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.И встал ночью Авимелех и весь народ, находившийся с ним, и поставили взасаду у Сихема четыре отряда.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.ויקם אבימלך וכל העם אשר עמו לילה ויארבו על שכם ארבעה ראשים׃
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.فقام ابيمالك وكل الشعب الذي معه ليلا وكمنوا لشكيم اربع فرق.
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.於 是 亞 比 米 勒 和 跟 隨 他 的 眾 人 夜 間 起 來 、 分 作 四 隊 、 埋 伏 等 候 示 劍 人
Böylece Avimelekle adamları gece kalkıp dört bölük halinde Şekem yakınında pusuya yattılar.於是 亞 比 米勒 和 跟隨 他 的 眾人 夜間 起來 、 分作 四 隊 、 埋伏 等候 示劍 人
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı olduĐó là mớ mờ từ cây này sang cây
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı olduFue esta maraña confusa de árbol en árbol
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Acesta a fost această încurcătură neclar din copac în copac ceea ce a făcut toate arata atat de misterioasa.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.C'était cet enchevêtrement brumeuse d'arbre en arbre ce qui a tous l'air si mystérieux.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Det var denna disig härva från träd till träd vilket gjorde det hela ser så mystisk.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Det var denne diset virvaret fra træ til træ som gjorde det hele ser så mystisk.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.E 'stato questo groviglio confuso da un albero all'altro che ha reso tutti un aspetto così misterioso.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Es war diese verschwommenen Gewirr von Baum zu Baum die es sehen alle so geheimnisvoll.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Ez volt az zavaros kusza fáról fára amely lehetővé tette az egészet néz ki titokzatos.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Foi esse emaranhado confuso de árvore em árvore que fez tudo parecer tão misteriosa.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Het was deze wazige wirwar van boom tot boom waardoor het er allemaal zo mysterieus.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Inilah kusut kabur dari pohon ke pohon yang membuat semuanya tampak begitu misterius.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Se oli tämä hämärä vyyhti puusta puuhun joka teki kaikki näyttävät niin salaperäinen.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.To bola táto spleť hmlisté zo stromu na strom ktorý robil to vyzerať tak záhadná.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.To byla tato spleť mlhavé ze stromu na strom který dělal to vypadat tak záhadná.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.To był ten mglisty splot od drzewa do drzewa , który wydał to wszystko wygląda tak tajemnicze.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.To je bil ta megleni zapletla z drevesa na drevo zaradi česar je bilo vse videti tako skrivnostna.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Ήταν αυτό το μουντό κουβάρι από δέντρο σε δέντρο που έκανε όλα φαίνονται τόσο μυστηριώδης.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Именно эта туманная путаница с дерева на дерево которые сделали все это выглядит так загадочно.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Саме ця туманна плутанина з дерева на дерево які зробили все це виглядає так загадково.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu Her şeyin bu kadar gizemli bir görünüm yaptı.Той е този неясен плетеница от дърво на дърво който всичко изглежда толкова мистериозен.
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı oldu그리고 땅 위를 실행합니다. 그것은 나무에서 나무이 흐리다 다시마되었습니다
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı olduולרוץ על הרצפה. היה זה אביך סבך מעץ לעץ
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı olduوتعمل على الأرض. كان هذا التشابك ضبابي من شجرة الى شجرة
Bu ağaçtan ağaca puslu arapsaçı olduこれは、それがすべてのように神秘的に見えるもの。
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Estica-me passado a bússola da minha inteligência: eu ouço tu deves, e nada pode prorrogar-lo,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Ez törzsek nekem múlt iránytű az én esze: hallom te meg, és semmi sem lehet elnapol azt,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Het stammen me langs het kompas van mijn verstand: ik hoor gij moet, en niets kan verdagen het,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Il m'a passé des souches de la boussole de mon esprit: j'ai entendu que tu dois, et rien ne peut le proroger,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,내 지혜의 나침반 과거 그것은 변종 나 : 나는 그대가해야 듣고도 그것을 정회되다하지 않을 수 있습니다,
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Mi ceppi passato la bussola del mio ingegno: ho sentito tu devi, e nulla può prorogare,