pus ile cümle

pus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bir süre sonra geminin seyir pusulasının bozuk olduğu görüldü.Een tijd later blijkt echter dat hun vissersboot verdwenen is.
En fazla 1,5 dakika aralıksız ateş püskürebilmektedir.Gedurende langere tijd kan een vuursnelheid van 1 tot 12 schoten per minuut volgehouden worden.
Bu kuvvetlerin Mısır’a karşı giriştiği bir deniz saldırısının da püskürttü.Hij bewapende ook een vloot waarmee hij Syrië wilde aanvallen.
Ancak Ugan'ın düzeltmelerinden memnun olmadı ve ateş püskürerek bu mektubu yazdı.Oom Herman is hem echter opnieuw te snel af en verbrandt de brief.
Doğrultu kontrol düzeni soğuk gaz püskürtmesiyle sağlanacaktı.Temperatuurcontrole geschiedde door middel van een gas-/vloeistofkoeling.
Russ Meyer'in yönettiği kült klasikleri arasına girmiş 1965 yapımı Faster, Pussycat!Ze speelde vooral in de sexploitationfilms van Russ Meyer, zoals Motorpsycho (1965), Faster, Pussycat!
Çin'de pusula icat edilmiştir.In China wordt de kruiwagen ontdekt.
Uygurca Metinler I: Kuanşi İm Pusar.E.J. Schoondergang-Speet te Leiden, peulvruchten.
Saldırılar her iki tarafta ağır kayıplar ile geri püskürtüldü.De aanvallen werden afgeslagen met zware verliezen aan beide zijden.
Daha çok pusu kurarak avlanır.Hierdoor moet meer worden gejaagd.
Karşılığında Pusat için çalışacaktır.Hij wil getuigen in ruil voor bescherming.
48 saat sonra, yanardağ püskürdü.Achtenveertig uur later is hij terug met een valstrik.
Ancak Pusat Tamer'in saldırısından kurtulur.De speler redt de overlevers van de Azteekse aanval.
Orada Rick ve grubu pusu kurmuşlardır.Alice en Dan zijn nu een stel.
Apple A6'dan bir değişiklikle A7 SoC artık ivmeölçer, jiroskop ve pusula hizmet etmiyor.Vanaf de variant 1A7 is de Fuchs niet meer amfibisch en heeft geen boeggolfkeerplaat of schroeven meer.
Geminin kalkmasına yakın, tüm mürettebatı bir boğazda pusuya düşürürler.Vervolgens plaatst hij zijn bek zo dat de hele bemanning in zijn bek schuift.
"I Don't Need a Man", Amerikalı R&B grubu Pussycat Dolls'un PCD albümünden çıkan beşinci teklisi.I Don't Need a Man is de vijfde single van de Pussycat Dolls, afkomstig van hun debuutalbum PCD.
Döner pusula kartı: Üst yüzey bir düğme sayesinde döndürülebilir.Achteruit varen is mogelijk door met een omkeerplaat (reversing bucket) de stuwstraal om te buigen.
Bu taarruzlar her seferine püskürtüldü.Deze aanvallen werden telkens afgeslagen.
Fakat aynı yıl gerçekleşen Silarus Muharebesinde Romalılar pusuya düşerek ağır kayıplar Verdi.In de slag bij Carrhae in datzelfde jaar werden de Romeinen vernietigend verslagen.
Bu sırada Efes dışındaki Haçlı ordugahına bir Selçuklu hücumu oldu ama bu püskürtüldü.Er was een voetveer over de Goot naar de Mandjeswaard, maar dat is opgeheven.
İngiliz okçuları, iki Fransız hücumunu püskürttüler.Massa liet zich twee keer vereeuwigen door Frans Hals.
Sicilya daki Agrigentum'da (Agrigento) karaya çıkmaya çalışan Vandalları geri püskürttü.Zij die erin slaagden om Syracuse te ontvluchten, zochten onderdak in Agrigento.
Sandey, akmakta olan lavlar üzerine saniyede 400 litre su püskürtebiliyordu.Sandey był w stanie pompować do 400 litrów wody na sekundę w stronę napływającej lawy.
Pym ve Peters pusunun gerçekleştiği yerin civarındaki dağlarda saklanırlar.Pym i Peters ukrywają się w górach, które otaczają miejsce zasadzki.
O zamanlar pusulanın ilkel bir yapısı vardı.Warsztaty miały wówczas prymitywną formę.
Gaga hapishaneden çıkıyor ve Beyoncé onu "Pussy Wagon"da bekliyor.Gaga opuszcza więzienie, a na zewnątrz, w Pussy Wagonie, czeka na nią Beyoncé określana jako Honey Bee.
Almanlar ekim ayının ortalarında 1914'te ele geçirdikleri topraklardan tamamen geri püskürtülmüşlerdi.W październiku niemieckie armie wycofywały się przez terytoria zdobyte w 1914 roku.
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı, Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.1600 – Doszło do największego w historii Ameryki Południowej wybuchu peruwiańskiego wulkanu Huaynaputina.
Aynı yıl, "Sanat Film"i kurarak yapımcılığa geçti ve "Pusu" filmini yaptı.Rok później zagrała epizod w filmie Klik: I robisz, co chcesz.
Başkenti ele geçirdi ve Ansprand'ı Alplere kadar püskürttü.Przejął stolicę i wygnał Anspranda za Alpy.
Ağustos'ta Rus taarruzu geri püskürtüldü.W sierpniu została wycofana do centralnej Rosji na odpoczynek.
Onun yönetmenliği bunu geliştirdi ve beni "Pussy Wagon"a yönlendirdi.Jego reżyserski wkład wynikał z tego, że pożyczył mi Pussy Wagon.
Jack'in pusulası artık ona yol göstermemektedir.Zrozumiał, że serce Rose nie należy już do niego.
MÖ 185: Brahman general Pusyamitra Sunga Mauryan hanedanını devirdi ve Sunga hanedanını kurdu.185 pp. n.e. – bramiński generał Pusyamitra Sunga obala buddyjską dynastię Maurjów i zakłada państwo Sunga.
1631'de Vezüv Yanardağı püskürmesiyle Torre del Greco büyük hasar gördü.Po 1613 El Greco bardzo podupadł na zdrowiu.
Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar.Daje odpoczynek wszystkim tam przebywającym.
Ganimetleri taşıyan Avar müfrezesini pusuya düşürdü, kurtardığı ganimeti Priscus'a gönderdi.Trzymała się poręczy schodów, co uratowało ją przed wyssaniem.
Bulandıran, puslandıran anlamına gelir.Kto się ceni – POPLista.
Süpernova sırasında bir şekilde jetlere dik olarak püskürtülmüştür.Nagle zostają wciągnięci w grawitację supernowej.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.Jego głowa jest krótsza, a uszy wąskie i zwisające, nisko osadzone.
Her ikisi de bir saklama ve iletme mekanizması kullanımı ve push teknolojisi örnekleridir.Inny jest wreszcie sposób rozkładania i podział technologiczny obu broni.
Her oy pusulasının belirli bir numarası vardır.Każda z cywilizacji posiada określoną liczbę głosów.
Ertesi kış Daçya kralı karşı saldırı da bulundu ancak geri püskürtüldü.W tym samym czasie król doznał kolejnego ataku niemocy, ale wkrótce z niego wyszedł.
Dağ sıcak su ve gazlar püskürtme evresindedir.Zasiedla ciepłe i płytkie wody stojące.
Aynı şekilde sinüs pusulası da vardır.Występują też zakwity sinic.
"Wait a Minute", Amerikalı R&B grubu Pussycat Dolls'un PCD albümünden çıkan altıncı ve son teklisidir."Wait a Minute" – szósty i ostatni singiel grupy Pussycat Dolls z jej pierwszego albumu PCD (2005).
Romanda Washington'daki Port Angeles, Olympia, Seattle ve La Push'da da çeşitli olaylar geçer.Inne miejscowości ze stanu Waszyngton wspomniane w sadze to: Port Angeles, Olympia, Seattle oraz La Push.
Saldırı rejim güçlerince geri püskürtülmüştür.Zostali jednak ponownie zaatakowani przez siły Najwyższego Porządku.
Esas olarak çiçek üzerinde pusuya yatarlar.Najwcześniej zakwitają kwiaty w górze kwiatostanu.
Pussycat Dolls'a karşın grupta öne çıkan bir kişi bulunmamaktadır.Okazuje się jednak, że na Monikę wcale nikt nie czeka z otwartymi ramionami.
İsrail'in Suriyelileri Ürdün üzerinden geri itme hücumu püskürtüldü (9-14 Temmuz).W odpowiedzi, dowództwo izraelskie rozpoczęło operację An-Far (9-15 lipca).
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Ale ukryliśmy się obaj, spłoszeni.
152 Stuka ve 259 bombardıman uçağı Sovyet saldırısını geri püskürttü.215 amerykańskich bombowców dokonało bombardowania Szczecina.
(Puşkaş ile birlikte) ^Dołącz! (pol.).
Üçüncü Moğol seferi yine Trần Hưng Đạo tarafından püskürtülecektir.Zdesperowany Fin ponownie musi stawić czoła trzeciemu rekinadu.
Bunun için, pusu kurulmuş ormanın içine Osmanlı ordusunu çekti.W zamian, wysłała je do Bezkresnego Lasu.
Cüceler, Puslu Dağlar'ı aşmayı başarmıştır.Drużyna musiała przekroczyć Góry Mgliste.
Şimdiye kadar 33 defa püskürmüştür.Od tego czasu wulkan wybuchał 33 razy.
Bir süre sonra geminin seyir pusulasının bozuk olduğu görüldü.Widziałam doskonale jak statek przełamał się na pół.

İlgili Sayfalar