pus ile cümle
pus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çözünürlükleri zayıftır, görüntü pusludur.Його дисперсія мала, а сам знімок слабкий.
İsmini silah anlamına gelen pusattan almıştır.Його ціль — щоби слово стало зброєю.
İngiliz okçuları, iki Fransız hücumunu püskürttüler.У британській версії були опущені французькі версії двох синглів.
PSL (Rumence: Puşcă Semiautomată cu Lunetă model 1974), Romanya yapımı bir keskin nişancı tüfeğidir.Puşcă Semiautomată cu Lunetă model 1974) — самозарядна снайперська гвинтівка румунського виробництва.
Cakarta, Endonezya: Badan Pusat Statistik.Таблицю): Джерело даних: Central Bureau of Statistics.
Amerikalı R&B grubu The Pussycat Dolls'un diskografisidir.З 2004 року учасниця дівочого R&b-гурту «Pussycat Dolls».
Genellikle pusuda bekleyerek avlar, ancak zaman zaman etkince yiyecek aramaya da yeltenir.Добре лазять, однак на дерева забираються звичайно тільки в пошуках їжі.
Rusya'nın her şehrinde Lenin Caddesi ve Puşkin caddesi var.У кожному місті Росії є вулиця Леніна та вулиця Пушкіна.
Kurtlar Vadisi Pusu'da Erkan karakteri ile tanınmıştır.Став широковідомим у Турції після фільму Долина вовкiв: Пастка.
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı, Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.1600 – Peruánská sopka Huaynaputina vybuchla v nejsilnějším zemětřesení v zaznamenané historii Jižní Ameriky.
Brian Eno ile beraber 1972 de “No Pussyfooting” ve 1974 te “Evening Star” albümlerini çıkardı.Ve spolupráci s Brianem Eno nahrál No Pussyfooting (1972) a Evening Star (1974).
Tool, A Perfect Circle ve Puscifer gruplarının üyesidir.Je členem hudebních skupin Tool, A Perfect Circle a Puscifer.
Karşılığında Pusat için çalışacaktır.Ona ho na oplátku přivádí do sboru.
Püstül ve vezikül oluşumunu izler.Obrové na něj pohlédnou a zkamení.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banquo je při přepadení opravdu zabit, jeho syn Fleance ale unikne.
1965'te ilk sinema filmi senaryosunu yazdı ve What's New Pussycat? adlı bu filmde oynadı.V roce 1965 hrál a byl scenáristou filmu Co je nového, kočičko?
Yer kabuğunun içinde (iç püskürük taşlar) ya da yeryüzünde (dış püskürük taşlar) oluşurlar.Na zem sestupují jen při pronásledování jiných veverek nebo při námluvách.
Real Madrid'in attığı yedi golden dördünü Ferenc Puskas diğer üçünü ise Alfredo Di Stefano atmıştır.Za Real se čtyřikrát trefil Ferenc Puskás a třikrát Alfredo di Stéfano.
Ağustos'ta Rus taarruzu geri püskürtüldü.V říjnu jej na postu nahradil Tal Ruso.
Birine göre erkekler civar topluluklara yaptıkları akınlar sırasında pusuya düşürülmüş ve öldürülmüştür.Dále: "Muž pak neb žena, kteříž by měli ducha čarodějného a věštího, smrtí umrou.
1814 - Filipinler'deki Mayon yanardağı lav püskürdü; yaklaşık 1200 kişi yaşamını yitirdi.1814 Vulkán Mayon na Filipínách zabil více než 1200 lidí.
Ada, püskürmenin durduğu 5 Haziran 1967 tarihinde, 2,7 km²'lik yüzölçümü en geniş durumuna ulaşmıştır.Skončila pak 5. června 1967, kdy ostrov dosahoval největší rozlohy 2,7 km2.
1906 - Vezüv Yanardağı, lav püskürttü ve Napoli şehri harabeye döndü.1906 – Hora Vesuv vybuchla a zdevastovala Neapol.
Halley bu düzeni anormal pusula ölçümlerini açıklamak için ortaya attı.Halley nabízel tuto myšlenku jako vysvětlení neobvyklých měření kompasem.
Bir pusula dolabı.Nebo také Skříň.
Sevdalara Dargınım 10. PusuSlavia VŠ Brno - 10.
Pusat bunları durdurmayı başarır.Jen on je může zastavit.
Kulak püskülleri bulunmaz.Není viditelný ušní bubínek.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Vyhýbá se hovoru o loučkách a zavede raději řeč na lov.
Posa Fransa'dan getirdiği bir mektubu (ve gizlice Don Carlos'tan bir pusulayi) Elizabeth'e verir.Markýz z Posy ji předává list z Francie, ten ukrývá tajný dopis od Dona Carlose.
Hitler'in müttefikleri püskürtmek için son taarruzunu gerçekleştirildi.Hitler nakonec svému italskému spojenci musel pomoci z nejhoršího.
Puşkin'in bir şiiri.Tento článek je o Puškinově básni.
Stadyumun ismi Ferenc Puskás'dan alınmıştır.Je pojmenována podle blízkého stadionu Ference Puskáse.
2012 yılının Mart ayında Şam rejimi muhalifleri şehir merkezinden püskürtmüştür.V březnu 2012 valné shromáždění akcionářů změnilo správní radu stanice.
Kendisi 1738, 1739 ve 1743'te yine adaya geldiyse de Cenovalılar tarafından püskürtüldü.Po propuštění se ještě vrátil na Korsiku v roce 1738, 1739 a 1743.
Bu püskürme, Popocatépetl Yanardağı'nın bin yıl boyunca karşılaşılan en büyük püskürmesiydi.Jde o místo, kam se svážel posledních 900 let největší lidský odpad Parmistánu.
Bunu öğrenen Pusat kendisine saldırınca onu bıçaklayarak ağır yaralanmasına sebep oldu.Aby se ujistil, že je opravdu mrtvá, bodl ji nožem do srdce.
Saldırıyı Irak Ordusu geri püskürtü.Turecká armáda však znovu zaútočila.
2. Sahne: Şatonun dışında Bir grup katil pusuda beklemektedir.DRUHÁ ŠESTKA: Společenství lidí v jediném klanu, úhona.
Sürekli bira içer ve bazen püskürtür.Jí se většinou s pivem, někdy se do piva při konzumaci i namáčí.
1964 yılından The Pussycats grubunun bir üyesiydi.V roce 1964 se stal členem skupiny Grasshoppers.
Gerçek yanardağ değildir, hiçbir zaman lav püskürtmezler.Srst je rovná, nikdy se nevlní.
Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi.Útočníci na sobě měli falešné sebevraždené vesty.
Topçu roketleri, mermiler ve püskürtme tankları üretildi.Na skalnaté pláži byly rozestavěny děla, tanky a laserové paprskomety.
Pym ve Peters pusunun gerçekleştiği yerin civarındaki dağlarda saklanırlar.Pym și Peters se ascund în munții care înconjurau locul ambuscadei.
Gaga hapishaneden çıkıyor ve Beyoncé onu "Pussy Wagon"da bekliyor.Gaga este scoasă pe cauțiune din închisoare și iese pentru a o găsi pe Beyoncé ce o așteaptă în „Pussy Wagon”.
Çin'de pusula icat edilmiştir.In China este inventata hartia igienica.
Onun yönetmenliği bunu geliştirdi ve beni "Pussy Wagon"a yönlendirdi.Implicarea sa directă a venit atunci când m-a lăsat să împrumut Pussy Wagon-ul.
Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir.Elefanții pot suge apă atât pentru a bea, cât și pentru a-și pulveriza corpul.
Ocak 1944'te tugayı, Novosokolniki'de (Dno demiryolu) Almanları pusuya düşürdü.În ianuarie 1944, brigada ei a atacat germanii de pe calea ferată Novosokolniki—Dno.
İsrail'in Cenin'i geri alma çabaları püskürtüldü (1-4 Haziran).O încercare israeliană de a cuceri Jenin a fost respinsă (1-4 iunie).
Saldırılar her iki tarafta ağır kayıplar ile geri püskürtüldü.Atacurile au fost respinse cu pierderi grele de ambele părți.
Don Pasquale bu pusulayı yerden alır.Don Pasquale iese din ascunzătoare.
Ada, püskürmenin durduğu 5 Haziran 1967 tarihinde, 2,7 km²'lik yüzölçümü en geniş durumuna ulaşmıştır.Erupția a durat până la 5 iunie 1967, când insula a atins suprafața sa maximă de 2,7 km2.
Erişim tarihi: 23 Mayıs 2010. ^ York, William. "allmusic (((Pussysoul > Overview)))".Accesat în 23 mai 2010. ^ York, William. „allmusic (((Pussysoul > Overview)))”.
Bu tören sırasında Susanna Kont'a bir pusula verir.În timpul căsătoriei, Susanna îi dă biletul.
Bu taarruzlar her seferine püskürtüldü.De fiecare dată toate focarele au fost lichidate.
Kimi Ortodoks çevrelerde, püsküllerin giysilerin dışında serbestçe sallanmasına izin verilir.În unele cercuri ortodoxe, franjurilor li se permite să atârne în mod liber peste îmbrăcăminte.
İsrail'in Aşdod'u geri alma çabaları püskürtüldü (2-3 Haziran).O încercare israeliană de a recupera controlul asupra Ashdoduli a fost respinsă (2-3 iunie).
Ama her iki defasında da geri püskürtüldü.Ulterior a fost relansat de două ori.