8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.Експерименти на тваринах, що викликають їх фізичні або психологічні страждання, порушують права тварин.
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.Опіки також можуть призводити до емоційних та психологічних розладів.
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.Аналіз вимог може бути довгим та важким процесом що вимагає використання тонких психологічних навичок.
Bu rahatsızlık fiziksel ya da psikolojik bir durum olabilir.Цей біль може бути фізичними або психічними стражданнями.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.Це викликає соціальні та психологічні проблеми.
O Michael'ın psikolojik sigortası olduğunu buldu.Він повідомляє, що у Майкла спостерігаються деякі проблеми з психікою.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Проводять за можливості адаптивну психологічну і психіатричну допомогу.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.Не всі з батьків розуміють, що покарання — це психологічна травма.
Borsada tam rakamlar (40.000, 45.000 vb.) psikolojik sınır olarak görülür.Щотижневий тираж видання — 40,000-50,000 (в залежності від сезону).
Kişi psikolojik destek alabilir.Психологічна підтримка.
Tom'un psikolojik sorunları var.У Тома психологічні проблеми.
Evangelion yoğun bir şekilde biyolojik, dini, askeri ve psikolojik konuları ele almaktadır.Evangelion je plný narážek na biologická, vojenská, náboženská a psychologická témata.
Fakat bu tamamen Ay illüzyonu olarak bilinen psikolojik bir etkidir.Je to čistě psychologický efekt, viz Měsíční iluze.
Gazeteciler onu "tehlikeli bir şekilde psikolojik istikrarsız ve ruh halinde" olduğunu nitelendirdiler.Novináři jej vylíčili jako „psychicky labilního a nebezpečným způsobem nezkušeného“.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Nietzsche nevěří anglickým psychologům, kteří spatřují vznik morálky ve zvyku.
Bu yüzden psikolojik sorunları vardır.Jedná se o psychický problém.
O Michael'ın psikolojik sigortası olduğunu buldu.Tehdy Michael zveřejnil svou homosexuální orientaci.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.V té době také neurověda začíná pronikat do psychologie.
Geçmişte yaşadığı psikolojik travmaları zihninden atmakta zorlanan Charlie (Logan Lerman), liseye başlar.Charlie (Logan Lerman) je nervózní z toho, že začíná první rok na střední škole.
Bu psikolojik oyunları oynamak eğlenceli oldu.Tato experimentální tvorba jej bavila.
Böyle bir durumda o kişinin psikolojik destek alması gerekir.Za tento čin byl nucen vyhledat odbornou psychickou pomoc.
Burada büyük bir korkuya ve psikolojik şoka uğradı.Jejich hlavním důsledkem však byl těžký šok a strach.
Tanrı Geni hipotezi, bazı davranış-genetiksel, nörobiyolojik ve psikolojik çalışmalara dayanmaktadır.Hypotéza božího genu je založena na kombinaci psychogenetiky, neurobiologie a psychologie.
Sürekli bir kıyas hali psikolojik bir rahatsızlıktır.Prokrastinace je do určité míry normální psychologické chování.
Ardından Psikolojik faz başlar.Voi începe cu aspectul psihiatric.
Bu hem fiziksel hem de psikolojik şartların olgunlaşmasına bağlanmıştır.Trebuie să fie pregătiți sa treacă unele provocări fizice cât și psihice.
Risk almanın çeşitli psikolojik yönleriyle araştırılması büyümekte olan bir alan haline gelmiştir.O creștere în zona de cercetare a fost de a examina diverse aspecte psihologice ale riscului.
"Bu psikolojik bir durum olmanın çok ötesinde.Aceasta este un fel de circumstanță psihologică răsucită.”
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.Arsurile pot produce de asemenea probleme emoționale și psihologice.
Bir ayrım da, fenomenal ve psikolojik bilinç arasında yapılır.Un raport aparte există între psihologie și logică.
Bu olaydan sonra psikolojik sorunlar yaşamaya başlamıştır.Ulterior, confruntată cu crizele existențiale, începe să aibă probleme psihice.
Aylarca fiziksel ve psikolojik terapi gördükten sonra; şüpheli kişi bulunur ancak onu teşhis etmeyi reddeder.Cu toate că nu trece peste o serie de examinări fizice și psihologice, M îi aprobă întoarcerea pe teren.
Bu lirik psikolojik film gerçek bir dostlukla ilgili.Acest articol legat de filologie este un ciot.
Psikolojik travma, temkinlilik, içe kapanma.Afecțiuni psihologice – stres, anxietate.
Gazeteciler onu "tehlikeli bir şekilde psikolojik istikrarsız ve ruh halinde" olduğunu nitelendirdiler.The Seattle Times l-a descris ca "reușit din punct de vedere tehnic, dar fără viață și stupid pe alocuri".
Oculus, Mike Flanagan'ın yönettiği 2013 yılı psikolojik-doğaüstü korku filmi.Oculus egy 2013-as amerikai természetfeletti horrorfilm, melyet Mike Flanagan rendezett.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Ezt megelőzően orvosi, pszichológiai vizsgálaton kell átesniük.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.A fájdalmas vagy lelki traumát okozó kísérlet sérti az állat jogait.
Bunun VII. Henry'i psikolojik olarak çok sarstigi belgelenmiştir.VI. Henrik mentálisan beteg volt.
Lanetli Ev (The Haunting in Connecticut), 2009 yapımı Psikolojik bir doğaüstü korku filmidir.A Kísértetjárás Connecticutban (The Haunting in Connecticut) egy 2009-ben bemutatott amerikai horrorfilm.
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.Az égési sérülések érzelmi és lelki stresszállapotot is okozhatnak.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Neckham ugyanakkor kritizálja a párizsi mestereket a hiábavaló okoskodásokért.
Aleksandr's Price, 2013 yapımı ABD-İspanyol psikolojik gerilim filmi.Az Aleksandr’s Price egy 2013-as amerikai független pszichológiai drámafilm.
Cahit Sıtkı Tarancı'nın Ölüm Konulu Şiirlerine Psikolojik Bir Bakış.A halott Adónisz siratásáról szól Bión egy költeménye.
Borsada tam rakamlar (40.000, 45.000 vb.) psikolojik sınır olarak görülür.A vállalat alaptőkéje 500 000 Ft volt (ebből 440 000 Ft volt a Lederer-testvéreké).
Soruşturma kısa sürede polisi, Marinus van der Lubbe adında psikolojik sorunları olan bir komüniste götürdü.Az égő épület közelében még aznap éjjel letartóztattak egy Marinus van der Lubbe nevű férfit.
Lanetli Ev (The Haunting in Connecticut), 2009 yapımı Psikolojik bir doğaüstü korku filmidir.The Haunting in Connecticut (Yhdysvallat, 2009) on väitettyihin tositapahtumiin perustuva kauhuelokuva.
Gordon'u kaçırıp hem fiziksel hem de psikolojik olarak işkence eder.Hän kiduttaa Davidia sekä henkisesti että fyysisesti.
Kralın psikolojik ve aklı dengesi birden kayboldu.Se jätti kuninkaan osittain halvaantuneeksi ja älyllisesti toimintakyvyttömäksi.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.Tähän vaikuttavat usein etniset tai muut sosiaaliset tekijät.
Mr.Robot, Sam Esmail tarafından kaleme alınmış Amerikan psikolojik gerilim-dram televizyon dizisi.Mr. Robot on yhdysvaltalainen jännitysdraamasarja, jonka on luonut Sam Esmail.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.Ensinnäkin hän arvosteli psykologiaa historiallisesta perspektiivistä.
M - Bir Şehir Katilini Arıyor 1931 Almanya yapımı psikolojik gerilim filmidir.Fritz Lang ohjasi kuuluisan rikoselokuvan M – kaupunki etsii murhaajaa vuonna 1931.
1980'li yıllarda ağır bir psikolojik rahatsızlık geçirdi.Lisäksi hänellä oli vakava alkoholiongelma 1980-luvulla.
Aromatik maddeler, çok eski zamanlardan beri psikolojik etkileri için kullanılmıştır.Verijuotikasta on käytetty lääkinnällisiin tarkoituksiin jo antiikin ajoista lähtien.
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.Επίσης τα εγκαύματα μπορεί να προκαλέσουν συναισθηματική και ψυχολογική φθορά. .
Diğer kültürler, psikolojik ya da arketipik gerçekleri içeren mitlere önem verebilir.Οι πολιτισμοί ενδέχεται να έχουν μύθους που περιέχουν ψυχολογικές ή αρχετυπικές αλήθειες.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Der tilbydes læge-, og psykologhjælp.
M - Bir Şehir Katilini Arıyor 1931 Almanya yapımı psikolojik gerilim filmidir.M med undertitlen - Eine Stadt sucht einen Mörder er en tysk krimifilm fra 1931.
Ağır psikolojik sorunlar yaşar.Mentale problemer trængte sig på.