prototip ile cümle
prototip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnternetteyseniz, çözümü önce düşük sonra da... yüksek sadakatli prototip inşa ederek test edeceksiniz.وستختبر الحل إن كنت على الويب من خلال إنشاء نموذج مبدئي منخفض الأداء ثم عالي الأداء.
İnternetteyseniz, çözümü önce düşük sonra da... yüksek sadakatli prototip inşa ederek test edeceksiniz.最初の試作品は単純な"ローファイMVP"で構いません ソリューションが顧客のニーズを満たすかを 調べたいだけだからです
İşte 'kameraman fare'mizin ilk prototipi...Íme, videós patkányunk első prototípusa.
İşte 'kameraman fare'mizin ilk prototipi...이것은 우리 카메라 쥐의 첫 원형 모델입니다.
İşte 'kameraman fare'mizin ilk prototipi...Tässä on ensimmäinen prototyyppi kamerarotastamme, rottareppuineen ja kameroineen.
İşte 'kameraman fare'mizin ilk prototipi...הנה אבטיפוס ראשוני של חולדת הצילום שלנו,
İşte 'kameraman fare'mizin ilk prototipi...هنا هو النموذج الأول من الجرذان بكاميرا،
İşte 'kameraman fare'mizin ilk prototipi...カメラ付きラットです カメラが内蔵された専用のバッグを
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Abia acum au realizat valoarea prototipului.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Bây giờ thì họ hiểu giá trị của các bản mẫu.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Dus nu begrijpen ze het nut van prototypes maken.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Eles já tinham percebido o valor de criar protótipos.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Ellos entendieron el valor de los prototipos.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Kini mereka mengerti pentingnya perancangan.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.네, 그들은 실험모델의 중요성을 이해했어요.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Là, ils comprenaient l'importance du prototypage.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Most, hogy már átlátják a prototípusok értékét.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Nu förstod de värdet av prototyper.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Nun verstanden Sie den Vorteil des "Prototyping".
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Ora avevano capito il valore di un prototipo.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Pochopili už aký prínos majú prototypy.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Teď už chápou hodnotu prototypů.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Teraz rozumieli wartość prototypowania.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Τώρα καταλαβαίνουν την αξία των προτύπων.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.К этому времени они уже знали ценность прототипов.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Сега те разбираха стойността на прототипите.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.Тепер вони розуміють цінність роботи з прототипами.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.עכשיו, הם מבינים את החשיבות של אבות-טיפוס.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.إذاً الآن فهموا قيمة النموذج الأولي.
İşte şimdi prototip yapmanın değerini anladılar.最低のチームから
Karmaşık şirket satışlarında, her prototipi gerçekten bilmeniz gerekir.따라서 기업을 상대로 한 복잡한 영업에서는 이 각각의 원형을 알 필요가 있어요
Karmaşık şirket satışlarında, her prototipi gerçekten bilmeniz gerekir.ففي عمليات البيع المعقدة من شركة لشركة، عليك أن تعرف النماذج الأساسية
Karmaşık şirket satışlarında, her prototipi gerçekten bilmeniz gerekir.それぞれのアーキタイプを知る必要があります 知らなければならないのは まずユーザーについてで
Kendi prototiplerinin... ...hem abonelik hem kiralamayla ilgilendiğini gördüler.고객원형이 회원 정액제와 건별 지불제 모두에 관심이 있다고 파악한 상태에서
Kendi prototiplerinin... ...hem abonelik hem kiralamayla ilgilendiğini gördüler.ولأنهم يعتقدون أن النموذج الأساسي لعملائهم مهتم بالاشتراك السنوي والتأجير،
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikası그 친구는 가동 중지한 GM사의 시험모형 생산 공장, SLA공장을 운영하고 있었습니다.
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikasıIch musste einen Freund anrufen, der die Prototypanlage, SLA-Anlage, von GM leitete, die außer Betrieb war.
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikasıשהפעיל את מפעל אבות הטיפוס של GM, מפעל SLA, שלא עבד.
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikasıالذي كان يدير مصنع نماذج لشركة (جنرال موترز), أما مصنع النماذج الستريوليثوغرافية كان مغلقاً
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikası「やりましょう」と
laboratuvarımdaki bir prototipten, önemli bir ticari ürün oluşması.En moins de 5 mois, on est passé d'un proto dans mon labo à un produit commercial majeur.
laboratuvarımdaki bir prototipten, önemli bir ticari ürün oluşması.제 랩에 프로토타입이 실제로 상용화 되기까지 말입니다.
laboratuvarımdaki bir prototipten, önemli bir ticari ürün oluşması.lett a prototípusból a laboromban egy kereskedelmi termék.
laboratuvarımdaki bir prototipten, önemli bir ticari ürün oluşması.מרגע פיתוח האב-טיפוס במעבדה שלי זה הפך למוצר מסחרי מרכזי.
laboratuvarımdaki bir prototipten, önemli bir ticari ürün oluşması.من نموذج تجريبي في معملي إلى منتج في الأسواق
laboratuvarımdaki bir prototipten, önemli bir ticari ürün oluşması.(拍手)
lokumla başlamaları ve prototip kurmaları, birbirini takip eden prototipler,아이들은 마쉬멜로를 처음부터 이용했어요. 그리고 초기모델을 만들고 성공적인 초기모델은
lokumla başlamaları ve prototip kurmaları, birbirini takip eden prototipler,זה שהם מתחילים עם המרשמלו, והם בונים אבות-טיפוס, הנבנים אחד על השני,
lokumla başlamaları ve prototip kurmaları, birbirini takip eden prototipler,هو أنهم يبدأون بحلوى المارش مالو، ويقومون ببناء نماذج متتالية،
lokumla başlamaları ve prototip kurmaları, birbirini takip eden prototipler,いつもマシュマロを一番上に置いて 次々と試作品を作ります
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Architecten willen bijvoorbeeld prototypes van gebouwen maken.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Architekten möchten zum Beispiel den Prototypen eines Gebäudes herstellen.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Arhitecții, de ex., vor să creeze prototipuri de clădiri.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Gli architetti, per esempio, vogliono creare prototipi dei loro edifici.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.건축가를 예를 들면, 그들은 건물의 시안을 만들려고 하겠죠
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Les architectes, par exemple, veulent créer des prototypes de bâtiments.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Los arquitectos, por ejemplo, quieren crear prototipos de edificios.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Na przykład architekci potrzebują modeli budynków.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Például, az építészek maketteket akarnak készíteni.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Ví dụ như các kiến trúc sư, họ muốn tạo ra mô hình cho công trình.