Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.Sie nutzten das Projekt als Plattform für ihren Protest.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar."Tenemos derechos". Usaron Inside Out como una plataforma de protesta.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.Využili projekt Inside Out (Naruby) ako platformu, aby demonštrovali svoju vzburu.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar."Wij hebben rechten." Ze gebruikten Inside Out als een protestplatform.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.Χρησιμοποίησαν το "Inside Out" ως τρόπο διαμαρτυρίας.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.Вони використали Виворіт Назовні як платформу для протесту.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.Проект "Наизнанку" они использовали как платформу для протеста.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.Те използват Отвътре навън, като платформа за протест.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.הם השתמשו בבפנים החוצה כפלטפורמה למחאה.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.لقد استخدموا"رأساً على عقب" كمنصة للاحتجاج.
Inside Out'u bir protesto şekli olarak kullandılar.パキスタン カラチ -
İnternet kullanıcıları da olayı protesto ettiler.Además, los internautas han expresado también su rabia mediante protestas.
İnternet kullanıcıları da olayı protesto ettiler.Les net-citoyens ont également exprimé leur indignation et ont manifesté.
İnternet kullanıcıları da olayı protesto ettiler.Παράλληλα, οι netizens εξέφρασαν την οργή τους και διαμαρτυρήθηκαν.
İntihar olayı ve ardından yapılan protesto yerel basının gündeminde geniş çapta yer almaktaydı.El suicidio y las sucesivas protestas tuvieron una amplia difusión en los medios locales.
İntihar olayı ve ardından yapılan protesto yerel basının gündeminde geniş çapta yer almaktaydı.Tanto o suicídio como o protesto foram amplamente cobertos pelas mídias locais.
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Az erőszakmentes tiltakozás nem fogja megfékezni a [nem érthető].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Biểu tình phi bạo lực sẽ không chấm dứt [không rõ].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Ein gewaltloser Protest wird [unklar] nicht stoppen.
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Israëlische soldaat: een geweldloos protest gaat de [onduidelijk] niet stoppen.
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Militare israeliano: una protesta non violenta non fermerà di certo [non chiaro].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Protes tanpa kekerasan tidak akan menghentikan ...
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Una protesta no violenta no va a detener el [poco claro].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Une protestation non violente ne contribuera pas à arrêter le [confus].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Un protest nonviolent nu va opri [neclar].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Ненасилственият протест няма да спре [неясно].
İsrail Askeri: Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.Ненасильственный протест не остановит [неразборчиво].
İstanbul'da linç girişimine karşı yapılan protestodan bir kare.Los manifestantes dejan la zona tras educados pedidos de la policía.
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu."Bármit megteszünk, hogy kiengeszteljük Önöket, csak hagyják abba a nyilvános tiltakozást."
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu."Haremos cualquier cosa para calmarlos. por favor, sólo paren de protestar en público"
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu."Nous ferons n'importe quoi pour vous apaiser, mais s'il vous plait arrêtez juste de protester dans la rue."
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu."Vse bomo naredili, da vas pomirimo, samo, prosim, prenehajte protestirati v javnosti."
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu.We willen alles voor jullie doen... maar protesteer niet meer in het openbaar.
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu."Zrobimy wszystko, by was udobruchać tylko przestańcie protestować publicznie".
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu."Θα κάνουμε τα πάντα για να σας κατευνάσουμε. απλά σταματήστε να διαμαρτύρεστε δημόσια παρακαλώ."
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu.Казано по същество, "Ще направим всичко, за да ви умиротворим, просто, моля, спрете да протестирате публично."
"İstediğiniz her şeyi yapacağız. Ama lütfen herkesin önünde protestoya devam etmeyin" diyordu.Как бы говоря: " Мы сделаем все возможное, только перестаньте митинговать."
Jammeh, hiçbir seçim sonrası protestosuna tahammül edilmeyeceğini belirtti.Jammeh señaló que no se tolerarían protestas luego de las elecciones.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.A to ukazuje kobiety i mężczyzn kierujących mieszanym protestem.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.A ukazuje muže a ženy společně demonstrující.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Azt mutatja, hogyan tiltakoznak együtt nők és férfiak vegyesen.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Dan gambar ini menunjukkan perempuan dan pria memimpin protes bersama.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.E mostra donne e uomini che portano avanti una protesta mista.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Es zeigt Frauen und Männer, wie sie einen gemischten Protest führen.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Et montre des femmes et des hommes menant une manifestation mixte.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Kaže ženske in moške med mešanim protestom.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.남성과 여성이 같이 시위하고 있지요.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.liderando um protesto misto.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Muestra a mujeres y hombres dirigiendo una protesta mixta.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Och den visar kvinnor och män som leder en blandad protest.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Și arată femei și bărbați conducând un protest mixt.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Và nó cho thấy phụ nữ và đàn ông đang dẫn đầu một cuộc biểu tình chung.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Ze laat vrouwen en mannen zien die een gemengd protest leiden.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Και δείχνει γυναίκες και άνδρες να λαμβάνουν μέρος σε μία μεικτή διαμαρτυρία.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.И показва жени и мъже водещи смесен протес.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.На нём изображены мужчины и женщины во главе смешанного протеста.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.На ній зображені люди на чолі змішаного протесту.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.והיא מראה נשים וגברים המובילים הפגנה מעורבת.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.وهي تظهر النساء والرجال سوية يقودون ثورة مختلطة
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.抗議行動を率いていきました この写真からは