Beyaz Saray'ın önünde protesto ederken kendimi tutuklattırmama neden olacak ne biliyorum?こうせざるを得ないような 何を知っていたのでしょうか? では もしみなさんが私と同じことを
Bir hafta süren şiddetli protestolarUna semana de intensas protestas
Bir hafta süren şiddetli protestolarНеделя интенсивных протестов
Bizim protesto şeklimiz ne olmalı?¿En qué consistirán nuestras protestas?
Bizim protesto şeklimiz ne olmalı?Quel devrait être notre manifestation ?
Bizim protesto şeklimiz ne olmalı? Sadece bir yürüyüş mü? Sonrasında gene sessiz ve hissiz olmaya devam!Ποιες θα πρέπει να είναι οι διαμαρτυρίες μας; Μόνο μία πορεία; Και μετά να γίνουμε ήσυχοι και άψυχοι ξανά;
Bu açıklama gerek Suudi'ler tarafından gerekse de dünya çapında protesto edildi.Les Saoudiens tout comme les non-Saoudiens ont contesté la nouvelle législation.
Bu açıklama gerek Suudi'ler tarafından gerekse de dünya çapında protesto edildi.Projekt ten spotkał się ze sprzeciwem zarówno ze strony obywateli saudyjskich, jak i osób innych narodowości.
Bu açıklama gerek Suudi'ler tarafından gerekse de dünya çapında protesto edildi.Saudíes y no Saudíes protestaron por la nueva ley.
Bu adaletsizliği protesto etmek yeterli değil.Gegen ihre ungerechte Behandlung zu protestieren, ist allerdings nicht genug.
Bu adaletsizliği protesto etmek yeterli değil.مش لأنك رافض تعترف بوجودن، يعني هني مش موجودين.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.En attendant,dès le début, cette série a un esprit protestataire, réfléchi, et sans compromis.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Intussen heeft deze serie vanaf het begin een protesterende, reflecterende en compromisloze geest.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.한편, 이 연작은 처음부터 항의적이고 사색적이며 비타협적인 성격을 띠고 있습니다.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Mientras tanto, desde el principio, esta serie tiene un espíritu de protesta, reflexiva e inquebrantable.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Nel frattempo, fin dall'inizio, questa serie ha uno spirito di protesta riflessivo e senza compromessi.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Od samego początku seria prac ma protestacyjny, refleksyjny i bezkompromisowy charakter.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Trong khi đó, ngay từ đầu, loạt tác phẩm này chứa tinh thần phản kháng, suy tư và không thỏa hiệp.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Zugleich ist diese Reihe an Kunstwerken dem Protest, der Reflexion und auch der Kompromisslosikeit gewidmet.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Εντωμεταξύ, από την αρχή, αυτή η σειρά έχει ένα επαναστατικό, στοχαστικό και μη συμβατικό πνεύμα.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Водночас ця серія виражає не тільки дух протесту, а й переосмислення і неготовність іти на компроміси.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.בינתיים, מההתחלה, לסדרה הזו יש רוח מחאתית, משקפת ובלתי מתפשרת.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.في غضون ذلك، من البداية، هذه السلسلة بها احتجاج، انعكاس وروح لا هوادة فيها.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.抵抗と思索の精神 そして妥協を許さない精神が 宿っていました メークをすることで 狙撃手のように
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam EdiyorDit is een overval!"
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam Ediyor¡Esto es un atraco!"
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam Ediyor„Hände hoch, das ist ein Überfall!“: Proteste in Spanien werden fortgeführt
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam Ediyor"Haut les mains ! c'est un hold-up !": Les manifestations continuent en Espagne
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam Ediyor"Mãos ao alto, é um assalto!": Protestos continuam na Espanha
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam EdiyorQuesta è una rapina!": ancora proteste a Madrid
Bu bir soygundur!": İspanya'da Protestolar Devam EdiyorЭто ограбление!" - протесты в Испании продолжаются
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --하지만 천재지변을 마주한 인간의 자만심에 대한 깊은 호소같은 것은 아닙니다.
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --Maar het is geen hartenkreet over de hoogmoed van de mensheid in het aanzicht van de natuurelementen.
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --Nhưng nó không phải là sự than khóc đống đổ nát của con người trước tự nhiên.
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil -- O sadece kötü, aptalca bir şaka.Ale to nie jest wołanie o wyższości człowieka nad żywiołami - ot, głupi dowcip
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --Pero no es una protesta por la arrogancia del hombre frente a los elementos
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --אך זו אינה התרסה בדבר שגעון הגדלות האנושי אל מול איתני הטבע--
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --ولكنها ليست مرثية عن الإنسان في مواجهة العناصر --
Bu insanın gururunu protesto eden bir şey değil --単なる趣味の悪い ばかばかしい冗談なのです
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Abusaron de ellos a pesar de lo pacíficos que eran estos muchachos; ni siquiera protestaban.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.De begick faktiskt övergrepp på dem, trots det faktum att de var fredliga - de protesterade inte ens.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Dokuczano im, mimo tego że demonstracja była pokojowa... Nawet nie protestowali.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.En réalité, il les maltraitait, en dépit de la non-violence de ces gens -- qui ne s'insurgeaient même pas.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Estavam a espancá-los apesar de aquelas pessoas serem pacíficas, elas nem estavam a protestar.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.I-au abuzat în ciuda faptului că acești oameni erau pașnici -- nici măcar nu protestau.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.시위 조차도 하지 않았던 평화로운 사람들임에도 불구하고, 실제로 그들을 학대했습니다.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Li hanno maltrattati nonostante stessero lì in modo pacifico -- non stavano nemmeno protestando.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Nadávali im, napriek tomu, že tí ľudia boli veľmi mierumilovní -- dokonca ani neprotestovali.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Sie haben sie misshandelt, obwohl diese Menschen so friedlich waren -- sie haben nicht mal protestiert.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Ze mishandelden ze, hoe vreedzaam die kerels ook waren -- ze protesteerden niet eens.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Τους κακομεταχειρίζονταν, παρά το γεγονός πως αυτοί οι άνθρωποι ήταν φιλειρηνικοί -- δεν διαμαρτύρονταν καν.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Избивали их, несмотря на то, что это были мирные акции, даже не акции протеста.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.Те всъщност ги малтретираха, независимо от факта, колко миролюбиви бяха тези хора -- те дори не протестираха.
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.הם התעללו בהם, למרות שהם עמדו בשקט --
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.كانوا يتعاملون مع الشباب والبنات بقسوة رغم أنهم يقفون بشكل سلمي وبسيط على الكورنيش لم يكونوا يتظاهرون
Bu insanlar barışçıl olmalarına, protesto bile etmemelerine rağmen, onlara kötü muamele ediyorlardı.別に抗議もしていないにも関わらず 彼らは人々を弾圧しました そしてチュニジア革命が起きるまで
Bunu protesto etmek içinAls Protest dagegen,
Bunu protesto etmek içinDalam protes terhadap semua ini,
Bunu protesto etmek içinEz ellen tüntetett
Bunu protesto etmek için이러한 조치에 대항하여,