Bir diğer S. cerevisiae veri tabanı Munich Information Center for Protein Sequences 'dır.Podobną bazą danych jest baza Munich Information Center for Protein Sequences, także będąca pokłosiem YGP.
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.Lek wiąże się z białkami osocza w 97%.
Proteinlerin dizilerini analiz etti ve mitokondrideki genetik kodun ayrıntılarını ortaya çıkardı.Stworzył nowoczesne metody analizy, opracował metodę szacowania ilości azotu w związkach organicznych.
Kas hücrelerinde iki proteini içeren iki çeşit mikroflament vardır.W obrazie mikroskopowym występują dwa typy komórek.
Bu proteinlerden çoğu insanlar için zararsızdır ancak bazıları toksindir.Många av dessa proteiner är harmlösa för människor medan andra är livsfarliga toxiner.
Ksenon ayrıca protein kristalografisinde de kullanılır.Xenon används även inom proteinkristallografi.
Proteinin doğal olarak katlanıp oluşturduğu şekle onun doğal hali denir.Formen som ett protein naturligt viks till kallas för dess naturliga tillstånd.
Yılan zehri birçok farklı enzim ve protein içerir.Ormgift är en kombination av många olika proteiner och enzymer.
Proteinler alternatif translasyon başlama kodonlarına sahiptir.Dock tillåts alternativa översättningar.
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Proteinkedjor kan ibland gå ihop och ge upphov till proteinkomplex.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Dessa proteiner orsakar den feber, de influensaliknande symptom och de svåra smärtor som uppstår vid dengue.
Bu, anormal bir proteinin üretilmesine neden olur.Detta resulterar i en formation av olösligt protein.
Bunlardan CES1A3 bir psödogendir, protein üretmez.SAA3 är en pseudogen och bildar alltså inte ett funktionellt protein.
Bu kadar çok proteinle etkileşebilmesinden dolayı bu reseptörün pek çok da işlevi vardır.Eftersom de vet så mycket om superhjältar så får de jobb där.
Üstelik yabanın tahıldaki protein oranı, evcil tahılın neredeyse iki katıdır.Största storleksskillnaden finns hos sparvhöken där honan nästan väger dubbelt så mycket som hanen.
Proteinin C-ucundaki pozitif yükler bu bükülmeyi sağlamaktadır.Det är då protein C börjar verka.
Kan içerisinde bazı protein yapıda bileşikler vardır.I kroppen ingår selen i vissa proteiner.
Ayrıca protein sentezi (translasyon) sırasında bir enerji kaynağı olarak kullanılır.Den används också som energikälla vid translationen.
Böylece ilk ribozom meydana gelir ve protein sentezi daha yaygınlaşır.På detta sätt kom den första ribosomen till, och proteinsyntes kunde ske i större skala.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.Observera att det här komplexet är inte ett protein.
Bu aşamada kuşlar yavruları için protein açısından yüksek gıdalara ihtiyaç duyarlar.Under denna fas behöver ungfåglarna dessutom animaliskt protein.
Başlıca apolipoprotein A-I (apoA-I) ve apoA-II proteinlerini içerirler.De dominerande apolipoproteinerna är apo A-I och apo A-II.
Proteinin saflığı ve miktarı SDS-PAGE veya Western blot ile öğrenilebilir.Кількість та якість отриманого білка може бути визначена за допомогою SDS-PAGE та Вестерн-блоту.
2006 yılı itibarıyla Potein Data Bank'da yaklaşık 40.000 atom çözünürlüklü protein yapısı bulunmaktadır.У 2006 році Банк даних білків (Protein Data Bank) містив приблизно 40 000 структур білків.
Prokaryotlarda protein sentezi ökaryotlardan dah hızlıdır ve saniyede 20 amino asiti bulabilir.Швидкість синтезу білків вища у прокаріотів і може досягати 20 амінокислот в секунду.
Sekretin başlangıçta prosekretin olarak bilinen 120 amino asitlik öncü protein biçiminde üretilir.Секретин спочатку синтезується у вигляді білка - попередника 120 амінокислоти , відомого як prosecretin .
Bu proteinler DNA'yı kromatin adlı kompakt yapı içinde organize ederler.Ці білки впорядковують ДНК в компактну структуру під назвою Хроматин.
Measuring Mass: From Positive Rays to Proteins (İngilizce).Best of FingerGaming: From Crystal Defenders to Passage (англійською).
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.Повний набір білків специфічної клітини або типу клітин називається протеомом.
DNMT3L, diğer DNMT3 enzimlerine homolog olan ama katalitik etkinliği olmayan bir proteindir.Білок DNMT3L гомологічний іншим DNMT-білкам, але не має каталітичної активності.
Her proteindeki amino asit dizisinin sırası bir gen tarafından tanımlanır ve genetik kod ile kodlanmıştır.Послідовність амінокислот у конкретному білку визначається відповідним геном і зашифрована генетичним кодом.
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Клітини скорочують свою метаболічну діяльність і споживають неістотні клітинні білки.
Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır.Риба була важливим джерелом протеїну.
Dolayısıyla bu işe yaramaz proteinlerin çoğu da serbest kalıyor.Більшість вампірів, важко озброївшись, залишаються.
"Gen ve Proteinleri Evirmek".Їжа, що зцілює клітки».
Bu proteinler MyD88, Tirap (Mal diye de bilinir), Trif, ve Tram'dır .Всього існує 5 адапторних білків з TIR-доменом: MYD88, TIRAP, TRIF, TRAM і SARM.
Protein fosforilasyonu, bir proteine bir fosfat grubu (PO4) eklenmesidir.Фосфорилюва́ння — процес приєднання фосфатної групи (PO4) до якого-небудь субстрату.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Всі функції ДНК залежать від її взаємодії з білками.
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Для забезпечення потреби людини у солодощах достатньо в день 40 грамів ксиліту.
Diğer bir ifadeyle, hucrelerin yeni protein uretmelerini engeller. blasticidin.comУ продажу з'явилася нова форма препарату Протефлазід® у вигляді вагінальних супозиторіїв. proteflazid.com.ua.
Her öğünde tek bir protein çeşidinin tüketilmesi.У кожному вузлі ми зберігаємо одну коробку модифікацій.
Proteinin kodlandığı gen işlevine göre transferazlara ilişkindir.Кодований геном білок за функцією належить до трансфераз.
Proteinli besinleri tercih ederler.Dává přednost bílkovinné potravě.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Každý z kruhů je tvořen ze sedmi zvláštních proteinů.
Proteinler hep N-terminus'tan C-terminus'a doğru uzarlar.Translace (syntéza proteinů) postupuje od N-terminu k C-terminu.
Protein fosforilasyonu pek çok hücresel süreçte önemli bir rol oynar.Fosforylace proteinů hraje významnou roli v celé řadě buněčných procesů.
Ama başka bir sinyalizasyon yolunda, protein D, protein A'yı veya protein C'yi fosforile eder.Nicméně, v jiných signálních drahách protein D fosforyluje protein A, nebo fosforyluje protein C.
Aminoasitleri, proteinleri ve enzimleri incelemeye başladı.Zkoumal především aminokyseliny, bílkoviny a enzymy.
Nükleoit başlıca, yaklaşık %60 oranında, DNA'dan oluşur, kalanı RNA ve proteindir.Nukleoid je složen ze 60 % z DNA a dále z proteinů a RNA.
Etkinsizleşme sinyalinin ardından protein defosforile olur ve çalışması durur.Po deaktivačním signálu je protein znovu defosforylován a přestane fungovat.
Örneğin, C-Reaktif Protein.Snižuje také hladinu C reativního proteinu.
Bir proteinde fosforilasyon birkaç farklı amino asitte meydana gelebilir.Uvnitř bílkoviny může dojít k fosforylaci na několika aminokyselinách.
Allerjenler genellikle protein veya polisakkarittirler.Antigeny jsou obvykle proteiny nebo polysacharidy.
Microprocessor complex) adlı bir protein kompleksi tarafından gerçekleştirilir.První úpravy obstarává u živočichů proteinový komplex známý jako Microprocessor complex.
Protein yapıdadır.Jde o strukturní protein.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Tyto proteiny způsobují horečku, chřipkové symptomy a silné bolesti, pro horečku dengue typické.
Örneğin, çoğu arkenin hücre duvarı S-tabakası olarak adlandırılan yüzey proteinlerinden oluşur.Mnohá archea mají ve stěně tzv. S-vrstvu, tvořenou povrchovými proteiny.
Buldukları oranlar tüm proteinler arasında aynı değildi.Naplnění krví není stejné ve všech topořivých tělesech.
Genelde bir protein saflaştırma protokolünde bir veya daha çok kromatografik adım bulunur.Většinou je na listech jedno nebo více extraflorálních nektárií.
Bu dizinleri tanıyan bir protein doğrudan oraya bağlanabilir.Ty proteiny, které s návnadou interagují, se na ní zachytí.