Bunlardan protein oluşur.Tento článek je o proteinu.
Kanda bulunan proteinlerin %60'ını oluşturur.Semena obsahují kolem 28 % bílkovin.
Bu, diğer yollardaki patojen-bağlayıcı protein gibi güven vermez.Metodu proto nelze použít pro proteiny membránové a vyskytující se v jiných buněčných kompatmentech.
SDS poliakrilamid jel elektroforezi (SDS-PAGE) hemen tüm protein tiplerinin analizinde uygulanabilmektedir.Vzorky proteinů pro analýzu SDS-PAGE mohou pocházet z řady zdrojů.
İnsan genomunda yaklaşık 30.000 civarı protein-kodlayıcı gen olduğu kestirilmiştir.V lidském genomu se vyskytuje asi 400 genů kódujících bílkoviny, jež tvoří kanály.
E. coli' deki LacY proteini bir permeaz örneğidir.U E. coli je tvoří proteiny Clp.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.Translace je sekundární proces syntézy bílkovin (část procesu genové exprese).
Histidin (His, H) doğada yaygın 22 aminoasitten biridir ve proteinlerin yapısında bulunur.Histidin (zkratky His nebo H) je jedna z nejběžnějších přírodních aminokyselin přítomných v proteinech.
Proteinlerdeki amino asit kalıntı sayısı birkaç on ile birkaç bin arasında değişebilir.Zastoupení v organochloridech se může lišit o několik desetin procenta.
Bunların metilasyonu genelde proteinlerin nükleik asitlere bağlanmasını düzenlemeye yarar.Ty velmi často kódují proteiny, které jim umožňuje šířit se genomem hostitele.
Bu alerji türünde doğrudan lateks maddesi içindeki proteinlere karşı alerji gelişir.Tyto alternativní materiály jsou užitečné pro ty, kteří mají alergie na latex.
p53 ya da diğer adıyla tümör protein 53 (TP53), hücre döngüsünü düzenleyen bir transkripsiyon faktörüdür.p53 je protein kódovaný genem TP53 a zároveň transkripční faktor zabraňující vzniku nádorů.
Mikroişlemci kompleks'te Drosha adlı bir nükleaz, ve Pasha adlı çift iplikli RNA bağlayıcı protein bulunur.Ten je složený z nukleázy jménem Drosha a proteinu Pasha, schopného vázat na sebe dvouvláknovou RNA.
Esas yapı taşları lipid ve proteinlerdir.Včely propolis využívají jako stavební a ochranný materiál.
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.Într-un mediu cu temperaturi scăzute, totuși, structura proteinei este stabilă și funcțiile sale sunt normale.
Örneğin, birçok protein ve hücre zarları sıvı kristaldir.De exemplu, multe proteine și membrane celulare sunt cristale lichide.
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.Legarea de proteinele plasmatice este de circa 97%.
Bu proteinler alerjik reaksiyon başlatabilen veya bir reaksiyonu daha ciddi hale getirebilen maddelerdir.Aceste proteine sunt substanțe care pot declanșa sau agrava o reacție alergică.
Steroid hormonlar, steroid hormon reseptör proteinlere bağlanarak fizyolojik etkilerini gösterirler.Hormonii steroizi produc efectele fiziologice prin legarea de o proteină receptoare de hormoni steroizi.
Anafilaksi, bazı akyuvar tiplerinden protein salınmasından kaynaklanmaktadır.Anafilaxia este indusă de eliberarea de proteine din anumite tipuri de leucocite.
Şekerlemelerin genellikle mikro besin ve protein değeri düşüktür ve kalori açısından zengindir.În general, produsele dulci sunt oarecum scăzute în micronutrienți, dar bogate în calorii.
Bunlardan bazıları, kollajen proteinince oluşturulmuş lifler gibi, basit yapılı moleküllerdir.Unele sunt molecule structurale simple, cum sunt și fibrele formate de către colagenul din proteine.
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Are loc o reducere a activității metabolice celulare și consumarea proteinelor celulare neesențiale.
Glukoz proteinlerin üretiminde ve lipit metabolizmasında önemli bir rol oynar.Glucoza este esențială în producerea proteinelor și în metabolismul lipidelor.
Hastalığın etkeni prion denilen enfeksiyöz karakterde bir proteindir.Agentul infecțios al ESB este considerat a fi un tip de proteină numit prion.
Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır.Este o importantă sursă de proteine.
Aspartik asit (Asp, D) proteinlerin yapısında bulunan 20 standart aminoasitten biridir.Acidul aspartic (abreviat Asp sau D), este unul din cei 20 aminoacizi proteinogeni.
Protein olmayan genler, (rRNA genleri, tRNA genleri vs.) protein olarak translasyon edilmezler.Practic nu se concepe viață fără proteine.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.De exemplu, proteinele contractile actină și miozină sunt responsabile pentru contracția mușchilor scheletici.
Proteinler polipeptit molekülleridir (veya çok sayıda polipeptit alt birimi barındırır).A fehérjék polipeptid molekulák (vagy több polipeptid alegységből felépülő szerkezetek).
Prionlar, enfeksiyöz özellikli proteinlerdir.A prionok fehérjetermészetű fertőző ágensek.
Genler, protein sentezi için gerekli bilgiyi kodlarlar.A gének kódolják azt az információt, mely a fehérjék szintéziséhez szükséges.
Lakin bu protein şimdi çoğu birçok dokuda bulunduğu bilinmektedir.Ekkor már világos volt, hogy ezek nagy része proteáz.
Proteinler, 20 farklı tip L-α-amino asitten meydana gelen polimerlerdir.A természetes fehérjék 20 különféle l-α-aminosavból felépülő lineáris polimerek.
Protein kodlayıcı diziler (yani eksonlar) insan genomunun %1,5'inden azına oluşturur.Fehérjekódoló szekvenciák (exonok) a humán genomnak mindössze 1,5%-át teszik ki.
Protein sentezi sırasında proteine 20 farklı tür amino asit dahil edilebilir.A fehérjeszintézis során 20 különböző aminosav kerülhet bele a fehérjébe.
Kuru zehrin %90'ından fazlası proteinlerden oluşur.Több mint 90%-ban kötődik a plazma proteinekhez.
Ribozomun yaklaşık %65 kadarı rRNA, geri kalan %35'lik bir kısmı ise ribozomal proteinlerden oluşur.65%-ban riboszomális RNS-t, 35%-ban fehérjét tartalmaznak.
Protein kristalleri ise lupun üzerine alınır ve sıvı nitrojenle aniden dondurulur.A sejteket szövetkultúrában megnövesztették, majd folyékony nitrogénben lefagyasztották.
Özellikle, globüler proteinlerin X-ışını kristlografisi için kristalleştirilmeleri nispeten kolaydır.Minden más állat esetében a kék színért a fényt interferáló purinkristályok felelősek.
Daha sonra tRNA'ların taşıdığı amino asitler protein oluşturmada kullanılır.A tRNS-ek által szállított aminosavakból ezután összekapcsolódik a fehérje.
Protein yıkımında önemlidir.Nagyon fontos az újraszennyeződés elleni védelem.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Ezek a fehérjék lázat, influenzaszerű tüneteket és erős fájdalmat okoznak.
Genelde protein topoloji çizimlerinde C-ucuna doğru bir ok ile gösterilirler.Hogy a zenei fokszámokat könnyen megértsük, C-dúrban mutatjuk.
Peroksizom matriksinin proteinleri sitozolde serbest ribozomlarda sentez edilmektedir.A sejt saját használatra szánt fehérjéit a citoplazmában szabadon található riboszómák termelik.
Bu protein ise embriyoda testosteron ve Anti Müller hormon salgılanmasına yol açar.Érdekes, hogy ez a mutáns fehérje ellenáll a gyomorsavaknak, sőt a hőnek is.
Protein yapısının dört düzeyi vardır.Valkuaisessa on neljä osaa.
Genellikle bu ilk metiyonin daha sonra proteinin yapısından posttranslasyonal modifikasyonlarla çıkarılır.Se poistetaan yleensä proteiinin muokkauksen myöhemmissä vaiheissa.
Plazma proteinlerine çok yüksek oranda bağlanırlar (tipik olarak >95%).Klonatsepaami sitoutuu suurelta osin (~85%) plasmaproteiineihin.
Tohum-yiyen bir türdür ama yavru özellikle gerekli protein tedariğini olduğu gibi böceklerden alır.Peltopyyn pääravintoa ovat siemenet, mutta varsinkin poikaset syövät hyönteisiä proteiininlähteenä.
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Naiset saavat ravinnosta proteiinia keskimäärin 67 grammaa päivässä ja miehet 89 grammaa.
Nükleoitte DNA, onunla ilişkili proteinler ve RNA bulunur.Tumajyvänen sisältää proteiineja, DNA:ta ja RNA:ta.
Hyaluronidaz: Bu protein, karayılanlarının zehirinin hücrelere difüzyonuna sebep olur.Inhibitio johtuu siitä, että arseeni sitoutuu näiden proteiinien kysteiiniaminohappojen tioliryhmiin.
Bu tür yiyecekler, kış süresinde gerekli protein ve vitaminleri sağlar.Havunoksat tarjoavat etenkin talvella tarpeellisia vitamiineja.
Bal içeriğinde bulunan değişik protein ve polenler duyarlı kişilerde sağlık sorunlarına yol açabilir.Sen mukanaan tuoma kuumuus ja pöly voivat aiheuttaa ihmisille terveyshaittoja.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.Pelin tavoitteena on ymmärtää proteiinien rakennetta.
Bir proteinin asetilasyon durumu onun etkinliğini belirlemektedir.Proteiinien rakenteen tunteminen auttaa ymmärtämään niiden toimintaa.
Protein konsantresi yapımında iki basamak vardır.Suojausmuodostelmassa oli kaksi riviä.
Bu proteinlerin en önemlileri özgül kinazlardır.Kompleksin osat ovat erillisiä proteiineja.
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.Aineella on useita tärkeitä biologisia tehtäviä.