Nasyonal sosyalist propaganda için pek çok hedef kitle vardı.كان هنالك العديد من الجماهير للدعاية النازية.
Bazen ise yabancı din tarikatçılarının propagandası siyasi nitelik taşımıştır.كثيرا ما تقتبس الصحافة تصريحات دعبور النارية عن السياسة الخارجية.
Bu, nasyonal sosyalizm propagandasıyla birleştirilerek halka sunuluyordu.المنظمة بدأ نشر Nationalsocialisten.
Kamp yöneticileri burada propagandayı, acımasızlığı ve kitlesel imhayı örtbas etmek için kullandı.هنا استخدمت سلطات المخيم الدعاية لتغطية الأعمال الوحشية والقتل الجماعي.
Gösterinin propagandası Radio Free Europe ve Voice of America ile yapıldı.إذاعة فاردا هي مشروع مشترك بين إذاعة صوت أمريكا وإذاعة الحرية لإيران.
1998 yılında Propaganda filmi ile Kemal Sunal, Metin Akpınar gibi oyuncularla birlikte başrolde oynadı.في عام 1998، بدأ شنايدر مسيرته كصانع برامج مع مسلسل Guys Like Us.
Wikimedia Commons'ta Propaganda ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.ويكيبيديا الشائعة لديها وسائل إعلام متصلة بقاوسا دولار .
Propaganda savaşta çok güçlü bir silahtır.A propaganda é, também, uma poderosa arma na guerra.
Her iki taraf da kriz dönemlerinde kara propaganda da yapmıştır.Os dois lados também faziam propaganda negra, em especial na época de crises.
ABD ve Sovyetler Birliği Soğuk Savaş sırasında propagandayı yoğun olarak kullanmıştır.Tanto os Estados Unidos como a União Soviética, utilizaram amplamente a propaganda durante a Guerra Fria.
Gri propaganda nötr bir kaynaktan gelir gözükür ama aslında karşı taraftan gelmektedir.Propaganda cinza é aquela que pretende vir de uma fonte neutra, mas na realidade vem de um adversário.
Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir.Os nazistas acreditavam na propaganda como uma ferramenta vital para o atingimento de seus objetivos.
Gazete, Nazi propaganda araçlarının önemli bir parçasıydı ve şiddetli antisemitik ifadeler içeriyordu.Foi parte significativa da máquina de propaganda nazista e era veementemente antissemita.
Livy gibi Roma İmparatorluğu yazıları Roma yandaşı propagandanın baş eserleri olarak kabul edilir.Os escritos de romanos como Lívio são considerados obras-primas da propaganda estatal pró-Roma.
Propaganda psikolojik savaş yöntemlerinden biridir.A propaganda é, também, um dos métodos usados na guerra psicológica.
On sekizinci kitap, Justinianus'un saltanatıyla ilgilenir; resmi propaganda ile tanınır ve renklendirilmiştir.O livro 18, lido como o reinado de Justiniano, está bem familiarizado com, e colorido por, propaganda oficial.
Nazi propagandası yapmak ve nazizmi savunmak Almanya'da büyük bir suçtur.Propaganda e Persuasão na Alemanha Nazista.
Bu propaganda sonucu Mısır'da patlak veren saldırılarda ölümler gerçekleşti.Obviamente, tal atualização foi decorrente da experiência adquirida no Afeganistão.
Seçimler için resmi propaganda dönemi 23 Mart günü başladı.Em 23 de março, inicia a campanha eleitoral para a presidência.
Propaganda Yayınları.Idéia Propaganda.
Der Sieg des Glaubens Leni Riefenstahl'ın yönettiği ilk propaganda filmidir.Der Sieg des Glaubens (A Vitória da Fé) foi o primeiro documentário dirigido por Leni Riefenstahl.
Bu haber Alman Propaganda Bakanlığı tarafından hemen yayıldı.Todos os comunicados eram autorizados pelo Ministério da Propaganda do Reich.
Bu tip yayılan propaganda politik amaçlar için kullanılabilir.A uniformidade dessas composições pode ser explicada pelo uso delas para fins políticos.
O, propagandanın sanatsallığına dayanmaktadır.Direção de Arte em Propaganda.
Suçu, propaganda mahiyetinde kitap yayınlamaktır.Gasta sua herança em propaganda.
1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.13: Joseph Goebbels wordt aangesteld als rijksminister voor volksvoorlichting en propaganda.
Naziler 1936'da Berlin'de yapılan Olimpiyat Oyunlarını da propaganda için kullandı.De nazi's gebruikten in 1936 de Olympische Zomerspelen in Berlijn voor propagandadoeleinden.
Propaganda psikolojik savaş yöntemlerinden biridir.Het is hiermee een vorm van psychologische oorlogsvoering.
Yine Nazi Almanyası'nın propagandasını yapmak üzere 31 Mayıs 1942'de SK Admira Wien takımı Türkiye'ye gelir.Een andere propagandawedstrijd werd op 31 mei 1942 gespeeld tegen de nazi-Duitse club SK Admira Wien.
Bu filmden alıntılar bir Nazi propaganda filmi olan Der ewige Jude (Sonsuz Yahudi)'e dahil edildi.Tijdens de toespraak wordt de propagandafilm "Der Ewige Jude" vertoont.
Yapılan propagandanın pek çok asker üzerinde olumlu etkisi oluyordu.Dit bleek frustrerend voor de meeste VN-soldaten.
Buna propaganda da denilmektedir.Dit wordt ook wel transparantie genoemd.
Daha fazla Yahudinin oblasta yerleşmesi için yoğun propaganda yapılıyordu.Een grootschalige propagandacampagne werd gestart om meer Joodse kolonisten te lokken.
Ayrıca Alman birlikleri yoğun bir propagandaya maruz bırakıldı.Gelijktijdig verspreidden de Duitse troepen de protestantse ideeën.
Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi için propaganda çok önemliydi.Hij was een gerenommeerd lid van de Nationaalsocialistische Duitse Arbeiderspartij in Duitsland.
1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.1933 – Joseph Goebbels został ministrem oświaty i propagandy.
Beyaz propagandanın kaynağı bellidir.Bardzo interesujące są druki reklamowe białostockich firm.
Din ve inanç özgürlüğü getirildi ve dini propaganda yasaklandı.Zapewniono im swobodę myśli i religii oraz zakazano ich militaryzacji.
Yine de bu propaganda çok az etkili oldu.Skutki tej propagandy były jednak znikome.
Hitler, Yakov'u Sovyetlere karşı propaganda amacıyla kullanmak istedi.Prawdopodobnie Niemcy próbowali wykorzystać sowiecką zbrodnię do celów propagandowych.
Aslında bunun bir Alman propagandası olduğu da ileri sürülmüştür.Fakt ten został wykorzystany przez niemiecką propagandę.
Propaganda, reklam vasıtası yaptılar.ATM Rozrywka wprowadza reklamy.
Burada ordu içinde devrimci propaganda yaptı.Prowadził wśród żołnierzy nielegalną propagandę rewolucyjną.
Naziler bu tankı propaganda için yoğun biçimde kullanmışlardır.Niemcy postanowili ten fakt wykorzystać propagandowo.
Kendi ırkının üstünlüğü bir eğitim politikası ve siyasal propaganda aracı olarak benimsenir.Jednokierunkowa komunikacja polityczna jest rozumiana jako tożsama z propagandą.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Kobieta opisała ten wyrok jako element „propagandowej machiny” rządu.
Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.Ta technika druku jest bardzo często wykorzystywana w branży reklamowej.
Gorki'nin Faşist İtalya'dan geri dönüşü Sovyet zaferinin büyük bir propagandası olur.Uratowanie załogi Czeluskina stało się dużym sukcesem propagandy radzieckiej.
Yeni seçimler gizli oy ve serbest propaganda özgürlüğüyle yapılmalıdır.Radni wybierani są w wolnych, bezpośrednich, powszechnych wyborach w tajnym głosowaniu.
Propaganda savaşta çok güçlü bir silahtır.Propaganda är ett viktigt vapen i krig.
ABD ve Sovyetler Birliği Soğuk Savaş sırasında propagandayı yoğun olarak kullanmıştır.USA och Sovjetunionen använde båda propaganda i stor utsträckning under Kalla kriget.
Her iki taraf da kriz dönemlerinde kara propaganda da yapmıştır.Båda sidor använde svart propaganda under speciella kristider.
"We Can Do It!" 1980'lerden itibaren feminizm propagandası gibi birçok farklı politik alanda kullanılmıştır."We Can Do It!" användes för att framföra feministiska budskap och andra politiska agendor under 1980-talet.
Ancak, propaganda genellikle politik veya milliyetçi temalar içerir.Oftast har propaganda politiskt eller nationalistiskt budskap och tema.
Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.Paronomasin förekommer ofta i reklam och propaganda.
Genellikle üstün bir hitabet ve propaganda yeteneği gerektirir.Detta fordrar vana och skicklighet.
Bu gösterişli yapımlar zamanla propaganda kokan kara filmlerin yerini aldılar.Dagens Röda Kvarn visar företrädesvis nyproducerad kvalitetsfilm från hela världen.
Béla Kun önderliğindeki parti, yaptığı propagandalarla partinin ideallerini açıkladı.Sifo frågade i denna valrörelse liksom tidigare om hur goda idéer partierna fört fram.
Yeni seçimler gizli oy ve serbest propaganda özgürlüğüyle yapılmalıdır.Sanningen kan bestå blott genom övertygelse- och yttrandefrihet.
Yine de bu propaganda çok az etkili oldu.Demonstrationen ledde till föga.