program ile cümle
program kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tasovac: Bu program dünya genelinde tüm zamanların en popüler TV formatı.Tasovac: That show is the most popular TV format of all time in global terms.
Bu programın sevdiğim yönü, yeteneğin onaylanmasına olanak sağlıyor olması.I like the fact that this show offers the possibility of talent affirmation.
Yani bu program yeteneği, sabrı, çalışmayı, hayalleri ve rüyaları onaylıyor.Therefore, that show affirms talent, patience, work, wishes and dreams.
Yunanistan artık uzay programına sahip ülkeler arasında yer alıyor.Greece is now among the EU countries that have space programmes.
Son on yıldır çalıntı programlar, yayın süresini doldurmada sık başvurulan bir yöntemdi.During the past decade, this was a common way of filling airtime.
Sırbistan ve Çin, 2013 yılına kadar eğitim alanında işbirliği öngören bir programı imzaladı.Serbia and China signed a programme on co-operation in education through 2013.
Fikir, hükümetin 2005 ekonomik programında yer aldı.The concept was stipulated in the government's economic programme for 2005.
ABD dairesi programı desteklemek üzere önümüzdeki iki yıl boyunca 150.000 avroluk yatırım yapacak.The US agency will invest 150,000 euros to support the programme over the next two years.
TAIEX Teknik Yardım Programı Makedon kurumlarının hizmetine sunuldu.The TAIEX Technical Assistance Programme has been made available to Macedonian institutions.
Makedonya programı kullanma konusundaki ilk temaslarını geçen Aralık ayında gerçekleştirdi.Macedonia made initial contacts about using the programme last December.
Program özel amaçlar için kullanılmayacak.The programme is not for private use.
Parlamentoya girdiğimizde, plan ve programımız, ekonomiyi korumak üzerine olacak.Once we enter the parliament, our plan and programme is to protect the economy.
Bitola'daki Ameican Corner programı iki hafta önce dördüncü kuruluş yıldönümünü kutladı.Two weeks ago, the American Corners programme in Bitola celebrated its fourth anniversary.
Dört yıl içinde, program 1.500'ün üzerinde üyeye sahip saygıdeğer bir kültür merkezine dönüştü.In four years, it has developed into a respectable cultural centre with more than 1,500 members.
Programda Romanya'dan ve diğer ülkelerden on film ve on iki kısa film yer alıyor.The programme includes ten Romanian and foreign movies, as well as a dozen short films.
Virgin Galactic, turistlere yönelik uzay programı ile ilgili çalışmalara 2005 yılında başladı.Virgin Galactic started work on a space flight programme for tourists in 2005.
ABD'li ve Türk liderler İran'ın nükleer programı konusunda görüştülerUS, Turkish leaders discuss Iran's nuclear programme
Parlamento, Luksiç'in adaylığını onaylamadan önce adayın programını tartışacak.Parliament will debate Luksic's programme before approving his nomination.
Oyuncu son yıllarda toplum ve halkın sorunlarıyla ilgili kendi televizyon programını yapıyordu.In the past few years, she had her own TV talk-show, focused on social and public problems.
Mart ayında kabul edilen yolsuzlukla mücadele programı da engellerle karşılaşıyor.The anticorruption programme that was adopted in March also faces hurdles.
Para, UNDP Entegre Mayın Eylem Programı kanalıyla kullanılacak.The money will be used via the UNDP Integrated Mine Action Programme.
Toplumları Birlikte Çalışmaya Teşvik Eden Program Etkileyici Sonuçlar Ortaya ÇıkarıyorProgramme Fostering Communities to Work Together Scores Impressive Results
Program bunu, yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla insan kaynaklarını seferber ederek başarıyor.It does so by mobilising human resources, with an eye to improving quality of life.
Raznatoviç programın Balkanlar'daki iki eğilimden yararlandığını belirtiyor.Raznatovic explains that the programme exploits two trends in the Balkans.
Karadağ'da programın başlatıldığı Nisan 2002'den bu yana yaklaşık 350 proje oluşturuldu.Since the programme was launched in Montenegro in April 2002, around 350 projects have been set up.
Programın toplam değeri 101 milyon euro.The total cost of the programme is 101m euros.
Sırp hükümeti, ulusal bir iskan programına 150 milyon avro yatırım yapıyor.The Serbian government is investing 150m euros in a national housing programme.
Bu yılki Saraybosna Film Festivali'nde 15 programda 170 film gösterilecek.This year's Sarajevo Film Festival will screen more than 170 films in 15 programmes.
Öğrencilerin bu amaca ulaşmasını sağlayan yardım, 2004 yılında başlayan ortak bir programla geldi.The assistance that helped her achieve this goal came through a joint programme that began in 2004.
Büyükelçi, BH'nin etkili bir istatistik programı olmadan yoluna devam edemeyeceğini belirtti.BiH cannot afford to continue without an effective statistical programme, he said.
Sırbistan bunun yanında NATO'nun Barış için Ortaklık programına katılmak da istiyor.Serbia is also seeking admission to NATO's Partnership for Peace programme.
Pek çok ülkenin aynı ülkede benzer programları olduğu görüldü.Many nations were found to have similar programmes within the same country.
Programda 110 film yer alıyor.A total of 110 film titles are included in the programme.
Projeler programın gerisinde ve durmuş durumda.Projects are behind schedule and in the red.
Süreç, eğitim kursları ve işe alım programları ile devam ediyor.Through training courses and recruitment programmes, the process is continuing.
Türkiye İran'ın nükleer programıyla ilgili görüşmelere ev sahipliği yapacakTurkey to host talks on Iranian nuclear programme
SNC ve TAI, uluslararası uzay ve uydu programlarına yönelik çözümleri pazarlayacak. [SNC]SNC and TAI will market solutions for the international space and satellite programmes. [SNC]
Sırbistan, Yeni İlköğretim Programını Uygulamaya KoyduSerbia Implements New Elementary School Programme
Bu sonbahar itibariyle Sırp okullarında yeni bir program uygulanıyor.Starting this fall, a new programme is being implemented in Serbian schools.
Program kapsamında ilk defa, öğretmenlere kendi ders programlarını oluşturma özgürlüğü tanınıyor.For the first time, teachers are being given the freedom to formulate their own programmes.
Çocuklarla yüz yüze çalışanların tümünün seminerlere ve eğitim programlarına katılmaları gerekti.Teacher training remains the most significant issue.
Karadağ başbakan adayı Luksiç hüükmet programını sunduMontenegro's Luksic presents government programme
Böylece, program kapsamında tahsis edilmiş fon miktarı 859,7 milyon dolara ulaşmış oldu.The total amount of the funding allotted under the programme thus reached $859.7m.
Yunan şarkıcı Anna Vissi, 14 Mart'ta Atina'daki bir televizyon programında şarkı söylüyor.Greek singer Anna Vissi performs during a TV show in Athens on 14 March.
Programda, "Beats From Above" başlığı altında gruplanmış dokuz film yer alıyor.The programme includes nine films grouped under the title "Beats From Above".
Makedonya'nın kriz programı Avrupa Forumunu yendiMacedonia's crisis programme wins over European Forum
Dil programları uydu üzerinden yayınlanacak. [Arşiv]The language programmes will be broadcast via satellite. [File]
ABD'nin bu programa yapacağı yardım 9,7 milyon dolar.US assistance to this programme is $9.7m.
Reaching Out programı da işte bunun üzerine doğdu.This is how I started my programme.
Programla, Debelde gibi ulaşılması zor köylere muayene ve diş bakım hizmeti sağlanması hedefleniyor.The programme aims to bring basic medical and dental care to remote villages like Debelde.
Fonların bir kısmı Srebrenica bölgesine ayrılmış bir mikro kredilendirme programına tahsis edilecek.Part of the funds will be allotted to a micro-crediting programme for the Srebrenica region.
NATO, BH'yi Barış için Ortaklık programına kabul ederek bu alandaki başarıları tanımıştır.NATO has recognised that accomplishment by admitting BiH into the Partnership for Peace programme.
Programda söylediği şarkılardan biri de John Lennon'un "Jealous Guy" adlı parçasıydı.One song she performed for the show was John Lennon's "Jealous Guy".
"Music Idol", İngiliz televizyon programı "Pop Idol"'un Bulgar versiyonu."Music Idol" is the Bulgarian version of the British television show "Pop Idol".
Programın üçüncü sezonu Mart ayında başladı.Its third edition kicked off in March.
Makedon Gümrük Dairesine AB'nin CARDS programı kapsamında bilişim donanımı sağlandı. [Arşiv]The Macedonian Customs Administration received IT equipment under the EU CARDS programme. [File]
Tadiç ayrıca, NATO'nun Barış için Ortaklık programına katılımı da kilit bir amaç olarak gösterdi.He also cited accession to NATO's Partnership for Peace programme as a key objective.
Kentin sosyal programı, yeni evlileri ve yoksulluk sınırının altında yaşayanları hedefliyor.The town's social programme targets newlyweds and those living under the poverty line.
Program kapsamında genç evlilere de destek olunuyor.The programme also assists young married couples.
Bakan, "Haydi Gel Bizimle Ol" adlı popüler bir televizyon programına katıldı.She appeared on a popular talk show called "Haydi Gel Bizimle Ol" ("Come and Join Us".)