Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.Sunt profesor, sunt plătit să vin cu teorii fanteziste.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.Tôi là giáo sư, và tôi được trả tiền để có những giả thuyết kì lạ.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.Είμαι καθηγητής, πληρώνομαι για να έχω ευφάνταστες θεωρίες.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.Аз съм професор, на мен ми плащат да правя чудновати теории.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.Я профессор, мне платят за создание странных теорий.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.אני פרופסור, ומשלמים לי לפתח תיאוריות דמיוניות.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.أنا بروفيسور، أتقاضى أموالا لكي أقوم بنظريات خياليّة.
Ben profesörüm. Uçuk teoriler üreteyim diye bana para ödüyorlar.実際に理論を検証する方法を考え
Ben profesörüm.Я професор.
Ben University of Michigan School of Information'da profesörüm.AM sunt un profesor la Universitatea din Michigan Şcoala de informaţii.
Ben University of Michigan School of Information'da profesörüm.Ich bin ein Professor von der Universität Michigan Schule ür Information.
Ben University of Michigan School of Information'da profesörüm.Ik ben professor aan de University of Michigan School of Information.
Ben University of Michigan School of Information'da profesörüm.Io sono un professore presso l'Università del Michigan di informazioni.
Ben University of Michigan School of Information'da profesörüm.Je suis un professeur à l'université du Michigan dans le Département d'Informations.
Ben University of Michigan School of Information'da profesörüm.Jsem profesor na Univerzitě v Michiganu - Škole informací.
Berkeley profesörü,Berkeley 대학 교수인
Berkeley profesörü,là giáo sư Berkeley,
Berkeley profesörü,la professoressa di Berkeley
Berkeley profesörü,Literaturwissenschaftlerinnen unserer Tage ist die berkeleyer Professorin
Berkeley profesörü,literatury naszych czasów jest pani profesor z Berkeley,
Berkeley profesörü,literatuurkenners van deze tijd is de Berkeley professor,
Berkeley profesörü,Αγγλίδες λογίους της εποχής μας είναι η καθηγήτρια του Berkeley,
Berkeley profesörü,היא הפרופסור
Berkeley profesörü,هو البروفسير في بيركلى،
Berkeley profesörü,ジュディス バトラー
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:Jeg bliver nødt til at fortælle jer om en af de største fordele ved at være en professor:
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:아 그런데 이건 말씀드려야하겠네요, 교수가 되서 좋은 것 중에 하나는,
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:Musím vám něco říci. Jedním z největších benefitů toho, že jste lektor, jsou barevné křídy.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Anda tahu, Saya harus memberitahu Anda, salah satu manfaat terbesar menjadi seorang profesor: kapur berwarna.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Een van de grootste voordelen van een hoogleraarschap: kleurkrijt.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.El kell mondanom önöknek, hogy egyik legnagyobb előnye annak, hogy professzor vagyok, az a színes kréta.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Ich muss Ihnen sagen, einer, der größten Vorzüge als Professor ist: farbige Kreide.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Och ni vet, jag måste berätta: en av de största fördelarna med att vara professor: färgade kritor.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Sabem, tenho que vos contar, um dos maiores benefícios de ser professor: giz colorido.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Saben, tengo que decírselos, uno de los mayores beneficios de ser un profesor: tizas de colores.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Sapete, devo dirvelo, uno dei più grandi vantaggi dell'essere un professore: gessetti colorati.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Tôi muốn nói cho các bạn biết, một trong những lợi ích lớn nhất của việc làm giáo sư: phấn màu.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Trebuie să vă spun unul din cele mai mari beneficii ale profesoratului: creta colorată.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Viete, musím vám povedať, jedna z najväčších výhod toho, že ste profesor, je: farebná krieda.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Wiecie, muszę wam powiedzieć, że jedną z największych zalet bycia profesorem jest kolorowa kreda.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Ξέρετε, πρέπει να σας πω, ένα από τα μεγαλύτερα πλεονεκτήματα του να είσαι καθηγητής: χρωματιστή κιμωλία.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Както знаете, трябва да ви кажа една от най-големите ползи от това, да бъдеш професор: цветен тебешир.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri: Renkli tebeşir.Я скажу вам, що є найбільшою вдачею у роботі професора - кольорова крейда.
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:Vous savez, je dois vous dire, un des plus grands avantages d'être un professeur:
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:Знаете, какое самое большое преимущество в должности профессора?
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:אתם יודעים, אני חייב להגיד לכם, זה אחד היתרונות הגדולים של להיות פרופסור:
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:حسناً، علي أن أخبركم، أن أحد أعظم الفوائد من العمل كاستاذ:
Bilirsiniz, size söylemeliyim, profesör olmanın en büyük getirilerinden biri:教授であることの素敵な恩恵の1つは 多色のチョークで表現できることです
Bir ameliyatla alındı profesör.Alle sind fort. Können Sie die Stille hören?
Bir ameliyatla alındı profesör.Alle sind fort. Können Sie die Stille hören?
Bir ameliyatla alındı profesör.Extirpados por una operación, profesor.
Bir ameliyatla alındı profesör.Hör ni inte så tyst det är? Allt är ju bortopererat, professor Borg.
Bir ameliyatla alındı profesör.Kaikki ovat poissa. Ettekö kuule, kuinka hiljaista on? Kaikki on leikattu pois.
Bir ameliyatla alındı profesör.Printr-o operaþie, d-le profesor.
Bir ameliyatla alındı profesör.Vous entendez le silence ? Grâce à une simple opération, professeur.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Als professor in Cambridge had ik vele contacten.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Als Professor in Cambridge verfügte ich über viele Kontakte.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Beh, come professore di Cambridge, avevo molti contatti.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Bueno, como profesor de Cambridge, yo tenía muchos contactos.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Eh bien, en tant que professeur à Cambridge, j'avais beaucoup de contacts.