Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Ale bywa i tak, jak mówił Dwight Eisenhower, że aby rozwiązać problem, trzeba go powiększyć.
Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.드와이트 아이젠하워가 말했던 것처럼 문제를 풀 수 있는 방법은 그것을 더 크게 만드는 것이기도 하죠.
Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.la manera de resolver un problema es hacerlo más grande.
Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.כמו שאמר דוויט אייזנהאואר, הדרך לפתור בעיה היא להפוך אותה לגדולה יותר.
Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.كما قال دوايت أيزنهاور طريقة حلك للمشكلة هي في ان تجعلها اكبر
Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.問題を大きく捉えることで 解決することもあるのです この問題を解決する方法は
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Ak necítite otváracie trhnutie, nemáte padák -- máte úplne nový balík problémov.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Als je geen schok voelt, gaat je parachute niet open -- en heb je opeens een geheel nieuw probleem.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Dacă n-ai șoc, n-ai parașută -- și dai de alte belele.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Ha nincs nyitási sokk, akkor nincs ernyő sem - egy teljesen új problémával állsz szemben.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Hvis man ikke får et åbningschok, får man ikke en faldskærm -- man har en helt andet problemsæt.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Jeśli nie poczujesz szoku otwarcia, nie masz spadochronu -- wtedy masz już inny problem.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Jika Anda tidak mendapatkan kejutan pembukaan, Anda tidak dapat parasut -- Anda mendapatkan sejumlah masalah.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Když ten impuls nedostanete, neotevře se vám padák - a pak máte co řešit.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.충격이 오지 않는다면, 낙하산이 펴지지 않은거죠 - 그러면 완전히 새로운 문제상황을 맞게 됩니다.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Nếu bạn không có cảm giác giật sốc, có nghĩa bạn không mang dù bạn có một loạt vấn đề hoàn toàn mới.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Se não sentes o choque, não temoss paraquedas. Temos um novo conjunto de problemas.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Se non hai lo shock d'apertura, non hai il paracadute -- sorge un'altra serie di problemi, quindi.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Αν δεν νιώσεις το τράνταγμα του ανοίγματος, τότε δεν έχεις αλεξίπτωτο -- έχεις ένα εντελώς νέο πρόβλημα.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.Ако не усетиш шока, значи нямаш парашут -- имаш цяла нова камара проблеми.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.И если вас не тряхнуло, значит парашют не раскрылся, - И у вас возникает новый ряд проблем.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.אם אתה לא מקבל את שוק הפתיחה, אתה לא מקבל מצנח -- יש לך קבוצה שלמה של בעיות חדשות.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.وان لم تمر بصدمة فتح المظلة .. لن تفتح المظلة وهنا ستواجهك مشكلة اخرى
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.パラシュートが開かなかったということで 全く新たな問題の浮上です でも通常は衝撃があり パラシュートが開きます
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Det går att lösa världsproblemen, om man verkligen går in för det och använder ren, förnyelsebar energi.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.세계문제를 풀 해결책을 만들 수 있어요. 청정한 신재생 에너지를 사용하는 데 마음을 모아주신다면요.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Rezolvarea problemelor lumii poate fi făcută, dacă vrei cu adevărat şi foloseşti energie regenerabilă, curată.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Risolvere i problemi del mondo è fattibile, se ce la si mette tutta e si usa energia pulita e rinnovabile.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Rozwiązanie problemów świata jest możliwe, jeśli rzeczywiście pomyślimy i użyjemy czystej odnawialnej energii.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Světové problémy se dají vyřešit, když se nad nimi pořádně zamyslíte a využijete čisté, obnovitelné energie.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Vi kan løse verdens problemer, hvis vi virkelig engagerer os og bruger ren, vedvarende energi.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.Τα παγκόσμια προβλήματα μπορούν να λυθούν αν αντιμετωπιστούν αποφασιστικά, με καθαρή, ανανεώσιμη ενέργεια.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.פתירת בעיות העולם ניתנת לביצוע, תשקיע באמת את החשיבה הנדרשת, ואם תשתמש באנרגיה נקייה ומתחדשת.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.حل مشكلة العالم ممكنة، إذا ركزت تفكيرك في إستخدام طاقة نظيفة ومتجددة.
Eğer aklınızı buna verirseniz ve temiz, yenilenebilir enerji kullanırsanız dünyanın problemlerini çözülebilir.世界が抱える問題を解決できる 原子力は全く必要無いのだ
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Asi que si aprobamos eso, Mark resolverá estos problemas.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Deci dacă vom trece, Mark va putea apoi să rezolve aceste probleme.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Dus als we dat er doorheen krijgen, dan zal Mark deze problemen oplossen.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.E una volta che è passata, Mark risolverà questi problemi.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Ha keresztül tudjuk ezt vinni, akkor Mark meg fogja oldani ezeket a problémákat.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Hvis vi kan få dét til at ske, så kan Mark løse disse problemer.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Jadi kalau kita berhasil, Mark akan memecahkan masalah ini.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Nếu chúng ta có thể làm được, thì Mark sẽ giải quyết các vấn đề này.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Så om vi får igenom det, så kommer Mark att lösa de här problemen.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Si nous faisons avancer ça, Mark résoudra ces problèmes.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Takže když to protlačíme, Mark už ty problémy vyřeší.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir. Teşekkürler Chris.그렇게 바꿔가고, 마크씨는 문제들을 이런 문제들을 해결하실 겁니다. 감사합니다.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir. Teşekkürler Chris.אז אם הצלחנו להעביר את זה, מארק יפתור את הבעיות האלה. תודה כריס.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir. Teşekkürler Chris.إذاً إذا أستطعنا تجاوز ذلك، عندئذ سيحل مارك هذه المشاكل. شكراً كريس.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir. Teşekkürler Chris.クリス:ありがとうロッドさん では反対派を
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Wenn wir das erreichen, dann wird Mark diese Probleme lösen.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Więc jeśli może przez to przejść, wtedy Mark może rozwiązać te problemy.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Αν το καταφέρουμε αυτό, ο Μαρκ θα λύσει αυτά τα προβλήματα.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Ако прокараме това, тогава Марк ще разреши тези проблеми.
Eğer bunu gündeme alabilirsek, Mark bu problemleri çözecektir.Если мы это сделаем, Марк решит все проблемы.
Eğer bütün işletmeler Interface planlarını izleselerdi bu bizim problemlerimizi çözebilir miydi?Als elke business een Interfaceplan zou volgen, zouden dan alle problemen opgelost zijn?
Eğer bütün işletmeler Interface planlarını izleselerdi bu bizim problemlerimizi çözebilir miydi?Dacă fiecare afacere ar aplica planurile Interface ar rezolva toate probleme noastre?
Eğer bütün işletmeler Interface planlarını izleselerdi bu bizim problemlerimizi çözebilir miydi?Gdyby każda firma wykonywała plany Interface, czy to rozwiązałoby wszystkie nasze problemy?
Eğer bütün işletmeler Interface planlarını izleselerdi bu bizim problemlerimizi çözebilir miydi?만약 모든 회사들이 인터페이스 계획을 추구한다면 모든 우리의 문제가 해결될 수 있을까요?
Eğer bütün işletmeler Interface planlarını izleselerdi bu bizim problemlerimizi çözebilir miydi?Nếu mọi doanh nghiệp đều theo đuổi hoạch định của Interface, thì liệu mọi vấn đề sẽ được giải quyết?