Sözleşmedeki problemler yüzündense albüm Amerika'da 2001'e kadar yayımlanmamıştır.Nonostante il grande consenso critico, l'album non fu pubblicato negli Stati Uniti fino al 1992.
Halka açık bir problemdir.La donna, un problema aperto.
Emirgân'ın en büyük problemi ise hızlı kentleşme sonucu oluşan betonlaşmadır.La principale caratteristica sonora dello strumento è il forte attacco seguito da uno smorzamento velocissimo.
Özellikle su sorunu ciddi bir problem oluşturmaktadır.In primo luogo esiste un grave problema occupazionale.
Kullanıcı bu problemi üstlenebiliyor.Deve essere l'utente ad eseguirlo.
Kaizen'in sorunlara yaklaşımı "Hoş Geldiniz Problemler" şeklindedir.Ma il tipo di problemi che i Virginiani si troveranno ad affrontare include: ...
Akl-ı Faal Kötülük problemiFilosofia Ateismo Problema del male
Fakat bazı teknik problemler nedeniyle ertelendi.Non completato per l'insorgere di problemi tecnici.
Bu ayrık logaritma problemi olarak bilinir.Questo è il problema del logaritmo discreto.
Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?Ci avete fatto caso?
Varlıklı ve zengin bir patronun, epeyce cimri oluşu ailesinde problem yaratmaktadır.Per un lurido frate goloso di ricchezze c'è una brutta giornata che l'aspetta.
Bu simetriler verilen küp problemi için önemli değil gibi görünmektedirler.Clinicamente questo segno semeiotico riveste una scarsa importanza.
Kuyu kazmak birçok problem doğurdu.La costruzione del canale andò incontro a numerosi problemi.
Ekonomik problemler ayrıca sosyal gerilimlere de eşlik eden bir durumdu.La complicata situazione sociale venne accompagnata da una altrettanto problematica situazione politica.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Le sue opere esplorano la morale ambivalente e le questioni politiche del mondo moderno.
Tomosentez ile bu problem aşılmıştır.Questa si lega a Tommaso.
Evra İngiliz oyununa uyum sağlama ile ilgili bazı problemler yaşadı.Molti suoi giocatori hanno giocato per la nazionale inglese.
Eşcinseldir fakat erkek arkadaşı ile problemleri vardır.Non è fidanzata, ma si sente con un ragazzo del liceo.
Bu harfin Türkçeye çevirisi daima bir problem olmuştur.A Londra lo smaltimento dei rifiuti era da sempre stato un problema.
Bağımsız küme problemi NP-Tam bir problemdir.Il problema del massimo insieme indipendente è NP-difficile.
İlk kapalı devre televizyonların en büyük problemi video görüntülerinin kayıt edilebilme imkanın olmamasıydı.Il primo scherzo riguarda un'improbabile trasmissione televisiva per anziani.
Böylelikle SAT probleminin NP-tam olduğunu göstermiş olduk.Determinare se questo cammino esista è un problema NP-completo.
Bu problem 1.904.711 şehir içermektedir .Conta 117 409 abitanti.
Dolayısıyla bu sınıftaki problemler NP sınıfının en zor problemleridir.Per questa ragione è di grande interesse pratico quali problemi e classi di problemi siano all'interno di BPP.
Carl'ın ise kendi problemleri vardır.Joe ha numerosi problemi personali.
Sınıfsal farklılar birçok problem yaşanmasına yol açar.Ma dall'interrogatorio inizieranno diversi guai...
Bu araştırmacıların uzun zamandır çözmeye çalıştıkları bir problemdi.Questo è uno degli enigmi che i ricercatori hanno necessità di risolvere negli anni a venire.
Yetersiz alt yapıdan kaynaklanan iletişim problemleri.Rottura dei cavi dovuta ad una non corretta installazione.
Bu eserde Bayes'in ters olasılık problemine bulduğu yanıt yer almaktadır .Si veda il fattore di Bayes per i dettagli.
Problem bizim ilk çift eşitsizliğimizdedir.Le prime due equazioni differenziali sono accoppiate.
Böylece kâbus problemi çözülmüş olur.Perché l'incubo non finisce?
Yeterince problemimiz var.Ma ora siamo afflitti da problemi.
SAT problemi nedir önce buna bir göz atalım.In caso di dubbio, verificarle prima.
Eğer kuantum kütleçekim teorisini, etkli bir alan teorisi kabul edecek olursak, bu problemde bir yol vardır.Se seguissimo l'ipotetico percorso del cavallo, troveremmo una contraddizione.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.Prima di agire si deve essere certi che la persona sia definitivamente uscita dalla dipendenza di alcool.
Yine de birçok büyük ve küçük problem çözüme kavuşturulamamıştır.I problemi erano però molti e di non breve soluzione.
SAT (Doğrulanabilirlik) probleminin ne olduğundan bahsedelim.Esaminiamo la risposta istantanea del calcestruzzo.
Bu problemin çözümü için MHT (İng.Questo cambia la conduttività della soluzione.)
Hilbert problemleri Alman matematikçi David Hilbert tarafından 1900 yılında yayınlanan 23 problemden oluşur.In matematica, il settimo problema di Hilbert è uno dei problemi matematici posti da David Hilbert nel 1900.
Problem Çözme Teknikleri.Temi metodi problemi.
Problem ekonomik ve sosyaldi.Economia e sociale.
Sayısal yöntemler içinde yer alan ulaştırma problemleri de ulaştırma konusu altında incelenir.Questo comporta una serie di difficoltà nel controllo di accesso al mezzo.
Post Correspondence Problemi domino kümelerinin bir kabul durumu olup olmadığına karar vermeye çalışır.La conta di Addis serve per verificare se si è in presenza di ematuria.
Bu problem hakkında hiçbir şey bilmiyorsun." diye cevapladı.Tu non sai niente di questi problemi".
Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.Эти проблемы будут разрешены в ближайшем будущем.
Bu problemin içinde yer almanı istemiyorum.Я не хочу, чтобы ты впутался в эту проблему.
Problemlerini aklımda tutacağım.Я буду иметь в виду ваши проблемы.
Bu problemi böyle bir yolla çözdüm.Таким образом я решил эту проблему.
Kirlilik problemleri yıldan yıla gittikçe ciddileşiyor.Из года в год проблемы загрязнения окружающей среды становятся всё более и более серьёзными.
Kar elde etmek için problem yaratmak gerekiyor.Чтобы получить выгоду, приходится создавать проблемы.
Fayda elde etmek için problem yaratmak gerekiyor.Чтобы получить выгоду, приходится создавать проблемы.
Bu büyük bir problem.Это значительная проблема.
Eğer problemi çözemezsen, farklı bir metot denemen daha iyi olur.Если невозможно справиться с проблемой, лучше попробовать другой способ.
Henüz bir problem oluşmadığından, her şey iyi.Все хорошо до тех пор, пока не возникают проблемы.
Sence bu zor problemin başka bir cevabı var mı?Ты думаешь, есть другой ответ на эту сложную задачу?
Kendime problem yaratmayı sevmiyorum.Не люблю создавать себе проблемы.
Bu problemi çözeceğim.Я разрешу эту проблему.
Problemin aslında kolay bir çözümü var.На самом деле для этой проблемы существует простое решение.
Tom kendine boş yere problem yaratmak istemedi.Том не хотел создавать себе лишние проблемы.
Problemi kapsamlı bir şekilde öğrendi.Он всесторонне изучил проблему.