Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.I grunden är vi mönstersökande primater.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Im Wesentlichen sind wir alle mustersuchende Primaten.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.În esență, suntem primate care caută modele.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.In sostanza, siamo dei primati cercatori di schemi.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.In wezen zijn we patroonzoekende primaten.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.본질적으로, 우리는 패턴을 찾는 영장류입니다.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Lényegében mintakereső főemlősök vagyunk.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.No essencial, somos primatas que seguem padrões.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Pohjimmiltamme olemme hahmoja etsiviä kädellisiä.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Về cơ bản, chúng ta là loài linh trưởng luôn tìm kiếm khuôn mẫ
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.V podstatě jsme vzorce vyhledávající primáti.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.V princípe sme primáty vyhľadávajúce vzory.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.W pierwszym rzędzie, jesteśmy istotami szukającymi wzorców.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Ουσιαστικά, είμαστε πρωτεύοντα που αναζητούν πρότυπα.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.В основата си, ние сме примати, които търсят модели.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.ביסודו של דבר אנחנו פרימאטים שמחפשים דפוסים.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.في الاساس، نحن كائنات باحثة عن النمط
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.Jsou dobří v lezení, ovšem ne všichni
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.대체적으로 나무타기를 잘하고요 모두가 그런것은 아니지만요
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.Sie sind gut im Klettern, jedenfalls im großen und ganzen,
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.Вони добре лазять по деревах. Хоч ні, не всі.
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.A főemlősök a dzsungelekben jelentek meg, legelőször a koboldmakik,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler. çok geçmeden lemurlara dönüştüler.Kädelliset ilmestyvät viidakoista, aluksi kummituseläiminä, muuntuen pian makeiksi.
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Die ersten Primaten tauchen in den Dschungeln auf: Zunächst Koboldmakis,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.I primati emergono dalle foreste, prima come tarsi,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.영장류가 정글에서 형성됩니다. 안경원숭이가 처음으로서,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Les primates sortent des jungles, d'abord en tarsiers.
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Loài linh trưởng sinh ra từ rừng nhiệt đới, đầu tiên là khỉ tí hon,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Los primates emergen de la selva, como tarseros primero,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Os primatas surgem das selvas, primeiro os társios,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Primata muncul dari rimba-rimba, sebagai tarsier pada awalnya,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Primatele apar din jungle, ca tarsieri la început,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Primaten komen uit de regenwouden, eerst als spookdiertjes,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Primáty sa vynárajú v džungliach, najprv ako malé poloopice,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Z dżungli wyłaniają się naczelne, najpierw wyraki,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Τα πρωτεύοντα θηλαστικά βγαίνουν από τις ζούγκλες, αρχικά ως τάρσιοι,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Примати се появяват в джунглите, първо тарсирите,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.Приматы появились в джунглях, сначала это были долгопяты,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.פרימטים יוצאים מהג'ונגל, תחילה כקופיפים,
Primatlar cangıllar'dan çıktı, önce tarsierler.الحيوانات الرئيسية خرجت من الأدغال، مثل التارسيرس الأول،
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.A főemlősök végtelenül kíváncsiak -- az ember kiváltképpen.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.I primati sono estremamente curiosi, e gli umani più di tutti gli altri.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.영장류는 호기심이 많습니다. 무엇보다도 인간이 그렇습니다.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Les primates sont extrêmement curieux -- les êtres humains surtout.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Linh trưởng cực kỳ tò mò và tò mò nhất trong số đó là loài người.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Los primates son extremadamente curiosos y los humanos más que ninguno.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Naczelne są wyjątkowo ciekawskie - a ludzie już najbardziej ze wszystkich.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Os primatas são extremamente curiosos e os humanos acima de todos.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primata punya rasa ingin tahun yang sangat besar -- dan terlebih lagi manusia.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primatele sunt extrem de curioase -- şi oamenii cel mai mult.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primaten sind extrem neugierig - und allen voran Menschen.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primaten zijn extreem nieuwsgierig -- mensen nog meer dan anderen.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primáty sú extrémne zvedavé -- a ľudia najviac.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Za prvé: ze zvědavosti. Primáti jsou hrozní zvědavci. A lidé už teprve.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Τα θηλαστικά είναι πολύ περίεργα όντα -- και οι άνθρωποι περισσότερο από όλα.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Примати - особливо людина - страшенно допитливі.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Приматите са изключително любопитни -- и хората най-много.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Приматы очень любопытны, и большинство людей тоже.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.הפרימאטים הם סקרניים מאוד-- ובני-האדם במיוחד.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.الثديات فضولية للغاية -- والانسان اكثرها.