Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Primater, på den anden side, vi bruger vores mund mere.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Primáti, na druhou stranu, používáme víc naše ústa.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Primáty, na druhú stranu, používame viac naše ústa.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Za to ssaki naczelne, jak my, używają ust.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Τα πρωτεύοντα, από την άλλη, χρησιμοποιούμε τα στόματά μας περισσότερο.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Мы, приматы, с другой стороны, больше используем рот.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.Приматите, от друга страна - ние използваме повече устите си.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.יונקים עליונים מצד שני משתמשים יותר בפה.
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.وعلى الناحية المقابلة فالحيوانات المتطورة تستخدم فمها أكثر للتعبير
Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.これはベニガオザルの射精時の表情です
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Bez kvetoucích rostlin by nebyli žádní chytří, ovocem se živící primáti a jejich TED přednášky.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Bez zapylania kwiatów nie byłoby inteligentnych, owocożernych naczelnych występujących na TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı. (Kahkahalar)Tanpa tumbuhan berbunga, tidak akan ada primata cerdik pemakan buah, yang berbicara di TED (Tawa)
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Ohne blühende Pflanzen gäbe es keine cleveren, fruchtessenden Primaten, die TEDTalks halten.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Sem plantas com flor, não haveria espertos primatas frugívoros a fazer palestras TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Senza piante fiorite, non ci sarebbero primati intelligenti ghiotti di frutta a presentare i talk di TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Sin plantas con flores, no habría inteligentes primates comedores de fruta dando TEDTalks.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Utan blommande växter skulle det inte finnas smarta frukt-ätande apor som presenterar TED Talks.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Virágos növények nélkül nem lennének okos, gyümölcsevő főemlősök, akik TED-előadásokat tartanak.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Zonder bloemdragende planten zouden er geen slimme, vruchtenetende primaten zijn om TEDTalks te geven.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.A cetfélék és a főemlősök rendelkeznek bizonyos fokú önéletrajzi tudattal.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Cetaceele şi primatele au deasemeni sinele autobigrafic într-o oarecare măsură.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Cetáceos y primates poseen un yo-autobiográfico hasta cierto punto.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Do jisté míry ho asi mají kytovci a primáti.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.I cetacei e i primati hanno anche un sé autobiografico di un certo livello.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Ikan paus dan primata juga memilki sebuah diri otobiografis pada tingkatan tertentu.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.고래목이나 영장류는 일정한 수준의 자서전적 자아를 가지고 있다고 생각합니다.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Les cétacés et les primates aussi ont un soi autobiographique dans une certaine mesure.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Loài giáp xác và linh trưởng cũng có một bản ngã tự thuật ở một mức độ nhất định.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Os cetáceos e os primatas têm também, em certa medida, um eu autobiográfico.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Veľryby a primáty majú tiež autobiografické ego, do istého stupňa.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Walenie i naczelne również mają do pewnego stopnia Ja autobiograficzne.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Wale und Primaten haben bis zu einem gewissen Grad auch ein autobiographisches Selbst.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Walvisachtigen en primaten hebben ook een zekere mate van autobiografisch zelf.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Τα κητοειδή και τα θηλαστικά έχουν αυτοβιογραφικό εαυτό σε κάποιο βαθμό.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Кити і примати також мають у деякому розумінні автобіографічне "я".
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Китовые и приматы также обладают автобиографическим "Я" в какой-то мере.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Китоподобните и приматите също имат автобиографичен аз до някаква степен.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.ליונקים ימיים ופרימטים יש גם עצמיות אוטוביוגרפית במידה מסוימת.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.الحيتان والثدييات أيضا لها الذهن المبرمج الى حد ما.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.自伝的自己をある程度有します 家で皆さんが飼っている犬も
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Toate celelalte primate, când sunt speriate, se cațără într-un copac, unde se simt în siguranță.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Tutti gli altri primati, quando hanno paura, si arrampicano su un albero, dove si sentono al sicuro.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wir haben auf den Bäumen übernachtet, in Hängematten.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wszystkie inne naczelne, uciekają na drzewa dla bezpieczeństwa.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Все остальные приматы, когда они напуганы, лезут на дерево, где они чувствуют себя в безопасности.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Всички други примати, когато са изплашени, се покатерват на някое дърво, където се чувстват в безопасност.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.כל שאר הפרימאטים, כאשר הם פוחדים, מטפסים על עץ, שם הם חשים בטוחים.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.حينما تشعر كل الرئيسيات الأخرى بالخوف، فهي تصعد إلى شجرة حيث تحس بالأمان.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.木を駆け上がります そこは安心できるのです ツリーボートを使って木の上で一晩過ごしました
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.A la base, nous sommes des primates qui cherchent des modèles.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.AとB BとCをつなげます
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Básicamente somos primates buscadores de patrones.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Dybest set, er vi mønster-søgende primater.