Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Veľryby a primáty majú tiež autobiografické ego, do istého stupňa.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Walenie i naczelne również mają do pewnego stopnia Ja autobiograficzne.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Wale und Primaten haben bis zu einem gewissen Grad auch ein autobiographisches Selbst.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Walvisachtigen en primaten hebben ook een zekere mate van autobiografisch zelf.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Τα κητοειδή και τα θηλαστικά έχουν αυτοβιογραφικό εαυτό σε κάποιο βαθμό.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Кити і примати також мають у деякому розумінні автобіографічне "я".
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Китовые и приматы также обладают автобиографическим "Я" в какой-то мере.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Китоподобните и приматите също имат автобиографичен аз до някаква степен.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.ליונקים ימיים ופרימטים יש גם עצמיות אוטוביוגרפית במידה מסוימת.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.الحيتان والثدييات أيضا لها الذهن المبرمج الى حد ما.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.自伝的自己をある程度有します 家で皆さんが飼っている犬も
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Toate celelalte primate, când sunt speriate, se cațără într-un copac, unde se simt în siguranță.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Tutti gli altri primati, quando hanno paura, si arrampicano su un albero, dove si sentono al sicuro.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wir haben auf den Bäumen übernachtet, in Hängematten.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wszystkie inne naczelne, uciekają na drzewa dla bezpieczeństwa.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Все остальные приматы, когда они напуганы, лезут на дерево, где они чувствуют себя в безопасности.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Всички други примати, когато са изплашени, се покатерват на някое дърво, където се чувстват в безопасност.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.כל שאר הפרימאטים, כאשר הם פוחדים, מטפסים על עץ, שם הם חשים בטוחים.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.حينما تشعر كل الرئيسيات الأخرى بالخوف، فهي تصعد إلى شجرة حيث تحس بالأمان.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.木を駆け上がります そこは安心できるのです ツリーボートを使って木の上で一晩過ごしました
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.A la base, nous sommes des primates qui cherchent des modèles.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.AとB BとCをつなげます
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Básicamente somos primates buscadores de patrones.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Dybest set, er vi mønster-søgende primater.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.I grunden är vi mönstersökande primater.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Im Wesentlichen sind wir alle mustersuchende Primaten.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.În esență, suntem primate care caută modele.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.In sostanza, siamo dei primati cercatori di schemi.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.In wezen zijn we patroonzoekende primaten.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.본질적으로, 우리는 패턴을 찾는 영장류입니다.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Lényegében mintakereső főemlősök vagyunk.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.No essencial, somos primatas que seguem padrões.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Pohjimmiltamme olemme hahmoja etsiviä kädellisiä.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Về cơ bản, chúng ta là loài linh trưởng luôn tìm kiếm khuôn mẫ
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.V podstatě jsme vzorce vyhledávající primáti.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.V princípe sme primáty vyhľadávajúce vzory.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.W pierwszym rzędzie, jesteśmy istotami szukającymi wzorców.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.Ουσιαστικά, είμαστε πρωτεύοντα που αναζητούν πρότυπα.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.В основата си, ние сме примати, които търсят модели.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.ביסודו של דבר אנחנו פרימאטים שמחפשים דפוסים.
Esasen, hepimiz patern arayan primatlarız.في الاساس، نحن كائنات باحثة عن النمط
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.Jsou dobří v lezení, ovšem ne všichni
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.대체적으로 나무타기를 잘하고요 모두가 그런것은 아니지만요
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.Sie sind gut im Klettern, jedenfalls im großen und ganzen,
Hepsi olmasa da genel olarak insanlar en kötü tırmanan primatlardır, ya da en kötülerden biridirler.Вони добре лазять по деревах. Хоч ні, не всі.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Así que empecemos con las llamadas de un primate no humano.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Bắt đầu bằng tiếng gọi của nhóm động vật có vú phát triển nhất.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Beginnen wir mit den Rufen eines nicht-menschlichen Primaten.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Cominciamo con i richiami di un primate non umano.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Commençons donc avec les appels des primates non humains.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Haideți să începem cu chemările unei primate non-umane.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Kezdjük például egy nem emberi főemlős hívásaival.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.이어서 동물들의 호출방법에 대해 알아보죠.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.Laten we beginnen met de roep van een primaat.