Bunun yanında bizler, primatlar olarak ağzımızı daha çok kullanırız.これはベニガオザルの射精時の表情です
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Acesta e un foarte vechi video din Yerkes Primate Center unde cimpanzeii sunt antrenați să coopereze.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Das ist ein sehr altes Video aus dem Yerkes Primate Center, wo Schimpansen auf Kooperation trainiert werden.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Det her er en meget gammel video fra Yerkes Primate Center hvor de træner chimpanser til at samarbejde.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Detta är en gammal video från Yerkes Primate Center där de tränar schimpanser i att samarbeta.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Dit is een heel oude video van het Yerkes Primate Center, waar ze chimpansees leren samenwerken.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Este es un antiguo video del Centro de Primates Yerkes donde enseñan a los chimpancés a cooperar.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Este é um vídeo muito antigo do Centro de Primatas de Yerkes onde treinam os chimpanzés para cooperar.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Ez egy nagyon régi felvétel a Yerkes Primate Center-ből, ahol kooperációra tanítanak csimpánzokat.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Ini adalah video tua dari Pusat Primata Yerkes di mana mereka melatih simpanse untuk bekerja sama.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.이건 침판지들이 협동하도록 훈련시키는 여키스 영장류 센터에서 찍은 오래된 비디오죠.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Questo è un vecchio filmato del Yerkes Primate Center, dove insegnano agli scimpanzè a collaborare.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.To bardzo stary klip z Centrum Naczelnych w Yerkes, gdzie szympansy uczone są współpracy.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.To je zelo star posnetek raziskovalnega centra Yerkes Primate Center, kjer učijo šimpanze sodelovanja.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Toto je velmi staré video z Yerkesova centra výzkumu primátů, kde učili šimpanze spolupracovat.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Toto je veľmi staré video z Yerkes Primate Center, kde trénujú šimpanzy spolupracovať.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Vanha video Yerkes Primate Centeristä, missä simpansseille opetetaan yhteistoimintaa.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Voici une vieille vidéo du Yerkes Primate Center où on dresse les chimpanzés à coopérer.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Това е много стар видео запис от Центъра за примати в Йеркес, където обучават шимпанзетата да си сътрудничат.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Це стареньке відео з Центру дослідження приматів у Єркесі, де шимпанзе вчаться співпраці.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.Это старое видео из Центра приматов в Йерксе, где шимпанзе учат сотрудничеству.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.זה סרטון מאד ישן ממרכז הפרימטים יירקס שם הם מאמנים שימפנזים לשתף פעולה.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.هذا فيديو قديم جدا من مركز يركس للرئيسيات حيث يدربون الشمبانزيات على التعاون.
Bu Yerkes Primat Merkezi'nden bir video, şempanzeleri işbirliği yapmaları için eğitiyorlar.チンパンジーが協力する様子をとらえた 大昔のビデオです つまり 既に 100年近く前に
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Bez kvetoucích rostlin by nebyli žádní chytří, ovocem se živící primáti a jejich TED přednášky.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Bez zapylania kwiatów nie byłoby inteligentnych, owocożernych naczelnych występujących na TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı. (Kahkahalar)Tanpa tumbuhan berbunga, tidak akan ada primata cerdik pemakan buah, yang berbicara di TED (Tawa)
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Ohne blühende Pflanzen gäbe es keine cleveren, fruchtessenden Primaten, die TEDTalks halten.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Sem plantas com flor, não haveria espertos primatas frugívoros a fazer palestras TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Senza piante fiorite, non ci sarebbero primati intelligenti ghiotti di frutta a presentare i talk di TED.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Sin plantas con flores, no habría inteligentes primates comedores de fruta dando TEDTalks.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Utan blommande växter skulle det inte finnas smarta frukt-ätande apor som presenterar TED Talks.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Virágos növények nélkül nem lennének okos, gyümölcsevő főemlősök, akik TED-előadásokat tartanak.
Çiçekli bitkiler olmasaydı, akıllı, meyve yiyip TED konuşması yapan primatlar olmazdı.Zonder bloemdragende planten zouden er geen slimme, vruchtenetende primaten zijn om TEDTalks te geven.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Abbiamo tutti, ovunque sotto la pelle, uno strato di grasso. Non c'è niente di simile in nessun altro primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Avem sub piele un strat de grăsime, pe tot corpul. Nu există nimic asemănător la celelalte primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.우리는 몸 전체의 피부 밑에 지방층이 있습니다. 다른 영장류에선 비슷한 것도 없죠.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Nekünk a bőrünk alatt egy zsírréteg van, tetőtől talpig. Semmi a legkevésbé hasonló sincs a többi főemlősön.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Nous avons partout sous la peau une couche de gras. Aucun autre primate n'a cette caractéristique.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Pod naší kůží máme vrstvu tuku, všude po těle. Ostatní primáti nic takového nemají.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Pod skórą całego ciała mamy warstwę tłuszczu. Nie ma jej u innych naczelnych.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Tenemos, bajo la piel, una capa de grasa en todo el cuerpo. No hay nada parecido en ningún otro primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Under vor hud har vi et fedtlag over det hele. Intet ligner dette hos nogen abeart.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Vi har, under vår hud, ett lager av fett, överallt. Inget liknande i någon annan primat.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Wir haben überall unter der Haut eine Fettschicht, die in keiner Weise in anderen Primaten vorhanden ist.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Имаме под нашата кожа слой мазнини, по цялото тяло. Нищо подобно не се среща при никой друг примат.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Под нашей кожей мы имеем слой жира по всему телу. Ничего подобного нет ни у одного другого вида приматов.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.יש לנו, תחת עורינו, שכבת שומן, מכל כיוון. אין שום דבר דומה בכלל אצל כל קוף אחר.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.الموجودة تحت جلدنا، الاطبقة موجودة في جميع انحاء جسمنا لا شيء اقل منه في اي من الرئيسيات
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.他の霊長類の動物にはないものです その理由は何でしょう?
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.A cetfélék és a főemlősök rendelkeznek bizonyos fokú önéletrajzi tudattal.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Cetaceele şi primatele au deasemeni sinele autobigrafic într-o oarecare măsură.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Cetáceos y primates poseen un yo-autobiográfico hasta cierto punto.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Do jisté míry ho asi mají kytovci a primáti.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.I cetacei e i primati hanno anche un sé autobiografico di un certo livello.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Ikan paus dan primata juga memilki sebuah diri otobiografis pada tingkatan tertentu.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.고래목이나 영장류는 일정한 수준의 자서전적 자아를 가지고 있다고 생각합니다.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Les cétacés et les primates aussi ont un soi autobiographique dans une certaine mesure.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Loài giáp xác và linh trưởng cũng có một bản ngã tự thuật ở một mức độ nhất định.
Deniz memelileri ve primatlar belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.Os cetáceos e os primatas têm também, em certa medida, um eu autobiográfico.