O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Dia mengatakan dia ingin tetap teman-temannya, sehingga tidak pernah sedikit pun ear seseorang pada prinsip.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.El a spus că vrea să păstreze amicii lui, aşa niciodată biţi ureche una pe principiu.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Er sagte, er wolle seine Kumpels zu halten, so nie etwas einem Ohr aus Prinzip.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Ha detto che voleva mantenere i suoi amici, in modo da non po 'l'orecchio di qualcuno per principio.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Han sade att han ville hålla hans kompisar, så aldrig lite någon öra av princip.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Han sagde, at han ville beholde hans venner, så aldrig lidt nogen øre principielt.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Hän sanoi haluavansa pitää hänen kaverukset, niin koskaan bittinen tahansa korvaan periaatteessa.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Hij zei dat hij wilde zijn vrienden te houden, zodat nooit wat iemand het oor uit principe.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Il a dit qu'il voulait garder ses potes, donc jamais l'oreille peu de personne sur le principe.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.돈을 빌려하지 않습니다. 그는 자신의 친구를 유지하고 싶었다고, 그래서 원칙에 하나의 귀가 좀하지 마십시오.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Nikdy vypožičané peniaze. Hovoril, že chce, aby jeho kamaráti, a tak Nikdy bit niekto ucho z princípu.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Nikdy vypůjčené peníze. Říkal, že chce, aby jeho kamarádi, a tak Nikdy bit někdo ucho z principu.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Ông nói rằng ông muốn giữ cho những người bạn của mình, vì vậy không bao giờ cắn tai bất kỳ một nguyên tắc.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Powiedział, że chciałby, aby jego kumple, więc nigdy bit jednego ucha na zasady.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Rekel je, da želi obdržati svoje prijatelje, tako da nikoli bit eno uho na načelu.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Він сказав, що він хотів, щоб його приятелі, так що ніколи біт вуха будь-якого свого принципу.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Он сказал, что он хотел, чтобы его приятели, так что никогда бит уха любого своего принципа.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Той каза, че иска да запази неговите приятели, така че никога не малко ухото някой по принцип.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.أبدا الأموال المقترضة. وقال انه يريد ان يبقي رفاقه ، لذلك أبدا أي واحد بت الأذن على المبدأ.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.原理に基づいていずれかの耳を噛んだことがない。 この際、ドアのベルが鳴った。アスクジーブスは、それに答えてて浮かんで。
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.A ta čára zde je předpověď z té samé teorie postavené na stejných principech, které popisují zmiňovaný les.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.A tá krivka tam je predpoveďou rovnakej teórie, založenej na rovnakých princípoch, aká popisuje les.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.A ta linia to prognoza wzięta z tej samej teorii, oparta na tym samych zasadach, które opisują las.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Den kurve der er en forudsigelse fra den samme teori, baseret på samme principper, som beskriver skoven.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.És ez a vonal ott, egy becslés ugyanebből az elméletből, azonos elvek alapján, amely leírja azt az erdőt.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.그리고 저기 있는 선은 같은 원리에 근거한 같은 이론에서 나온 숲에 대해 기술한
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Вот эта линия предсказана той же теорией, основана на тех же принципах, которые описывают лес.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.И тази линия там е предсказание от същата теория, базирана на същите принципи, които описват гората.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Ось ця лінія передбачена тією ж теорією, базована на тих же принципах, які описують ліс.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.הקו הזה שם הוא חיזוי לפי אותה תאוריה, המתבססת על אותם העקרונות,
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.وهذا الخط هناك هو عبارة عن تنبؤ من النظرية ذاتها ويعتمد على نفس المبادئ
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.さきほどの森林の成長と 同じ原理であり 同じ理論から予測できます
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Así que no tenemos que adoptar estos principios como postulados metafísicos por separado.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Deci nu trebuie să considerăm aceste principii ca postulate metafizice separate.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Donc on n'est pas obligé de présumer que ces principes sont des postulats métaphysiques séparés.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Dus we hoeven deze principes niet als individuele metafysische grondstellingen aan te nemen.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.따라서 우리는 이 원리들을 형이상학적인 가정으로 분리시켜 생각할 필요가 없습니다.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Quindi non dobbiamo assumere questi principi come postulati metafisici separati.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Takže nemusíme predpokladať, že tieto princípy sú samostatné metafyzické postuláty.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Takže nesmíme pokládat tyto principy za samostatné metafyzické postuláty.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Tehát nem kell ezekről az alapelvekről feltennünk, hogy független metafizikai feltevések.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Więc nie musimy zakładać tych zasad jako oddzielnych metafizycznych postulatów.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Wir müssen diese Prinzipien also nicht als eigenständige metaphysische Axiome annehmen.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Поэтому нам не надо считать эти принципы отдельными метафизическими постулатами.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Така че ние не трябва да приемаме тези принципи като отделни метафизични постулати.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Тож непотрібно припускати ці принципи як окремі метафізичні постулати.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.איננו צריכים להניח שעקרונות אלו הן הנחות מטאפיסיות נפרדות.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.إذاً لا يجب أن تفترض أن هذه المبادئ والمسلمات الميتافيزيقية منفصلة.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.これらは基本法則から得られるもので
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Aceleaşi principii, aplicaţii diferite şi setări diferite.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Azonos elvek, eltérő gyakorlati megvalósítás és környezet.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Cùng những quy luật, khác về cách thức và bối cảnh.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Das gleiche Prinzip, andere Anwendungen, und andere Milieus.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.방법이나 환경이 다르더라도, 원칙은 같은 것이죠.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Los mismos principios, distintas aplicaciones y configuraciones diferentes.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Mêmes principes, applications différentes et cadres différents.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Mereka memiliki prinsip yang sama dengan aplikasi dan lingkungan yang berbeda-beda
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Os mesmos princípios, diferentes aplicações e diferentes contextos.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Rovnaký princíp, rozdielna aplikácia a rozdielne nastavenie.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Stejné principy, rozdílná aplikace a rozdílné podmínky.