Ana içeriğe geç
Sözlük

prensi ile cümle

prensi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Mereka memiliki prinsip yang sama dengan aplikasi dan lingkungan yang berbeda-beda
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Os mesmos princípios, diferentes aplicações e diferentes contextos.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Rovnaký princíp, rozdielna aplikácia a rozdielne nastavenie.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Stejné principy, rozdílná aplikace a rozdílné podmínky.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Stessi principi, applicazioni e contesti differenti.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Wspólne zasady, różne sposoby realizacji.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Zelfde principes, andere toepassingen en andere omgeving.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Ίδιες αρχές, διαφορετικές εφαρμογές και διαφορετικές ρυθμίσεις.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.Същите принципи, различни апликации и различни обстановки.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.אותם עקרונות, יישומים אחרים, סביבות שונות.
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.بنفس المبادىء .. ولكن بخواص وافكار مختلفة
Prensip aynı, uygulama ve ortamlar farklı.マクドナルド型モデルとは違います
Prensiplerime göre doğru tarafta olmak istedim.Aku ingin berada di sisi yang benar berdasarkan prinsipku.
Prensiplerime göre doğru tarafta olmak istedim.Én csak követtem az elveimet...
Prensiplerime göre doğru tarafta olmak istedim.Ero dalla parte delle regole...
Prensiplerime göre doğru tarafta olmak istedim.J'applique simplement les règles...
Prensiplerime göre doğru tarafta olmak istedim.أردت أن أنحاز للجانب الذى على صواب,وفقاً لمعاييرى
Prensiplerimiz vardır.Avem principiile noastre.
Prensiplerimiz vardır. Bunu bana söylemene gerek yok.-Det här lånet till exempel...
Prensiplerimiz vardır. Bunu bana söylemene gerek yok.No hace falta que lo jure.
Prensiplerimiz vardır.Wir haben unsere Prinzipien.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Acreditamos em princípios sobre os lucros.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Credem în principii mai presus de profituri.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Creemos en los principios antes que en el lucro.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Kami percaya prinsip daripada keuntungan.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Ker smo prepričani, da so načela pred dobičkom.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.사적 이익을 떠나 원칙을 믿습니다.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Mi az elvekben hiszünk a profit helyett.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Noi crediamo nei principi anzichè nei profitti.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Nous croyons que les principes sont plus importants que le profit.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Uskomme, että periaatteet ovat voittoja tärkeämpiä.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Wierzymy, że zasady są ważniejsze od zysku.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Wij geloven in principes boven winst.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Wir glauben, dass Prinzipien über Profite stehen.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.Πιστεύουμε ότι οι αρχές είναι πάνω από τα κέρδη.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.אנחנו מאמינים בעיקרון על פני הרווח.
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.نحن نؤمن بالمبدئ على الربح
Prensiplerin, kârın üstünde olduğuna inanıyoruz.秘密主義より誠実が優り、
Prensipleri ve kuralları biliyoruz.우리가 이에 대한 원리와 규칙을
Prensipleri ve kuralları biliyoruz.Sabemos que, si podemos comprender los principios y las normas en este tipo de organismos primitivos,
Prensipleri ve kuralları biliyoruz.Sappiamo che i principi e le regole se possiamo comprenderli in questi organismi primitivi
Prensipleri ve kuralları biliyoruz.אנו מקווים שאם נוכל להבין את העקרונות
Prensipleri ve kuralları biliyoruz.نحن على علم بالمبادئ و القوانين
Prensipleri ve kuralları biliyoruz.原始的な生物から発見することができるのならば
Prensipler ve gerçeklerin doğrulanması olmadan nasıl olur da bir taraf tutabilirler?Como essas pessoas poderiam escolher um lado sem discutir princípios e verificar os fatos?
Prensipler ve gerçeklerin doğrulanması olmadan nasıl olur da bir taraf tutabilirler?¿Cómo podrían solo elegir una postura sin hablar sobre principios y verificar los hechos?
Prensip olarak, nakledilebilir ve yok olur. Doku parçasında gördüğünüz şey... ...aslında fosforlu banttır.I co widzicie, w tej części tkanki to fragment taśmy odblaskowej.
Prensip olarak, nakledilebilir ve yok olur.심어진 후 사라질 수 있다는 겁니다.
Prensip olarak, nakledilebilir ve yok olur.ניתן לשתול אותם ושהם ייעלמו.
Prensip olarak, nakledilebilir ve yok olur.يمكن مبدئيا، زرعها فتختفي.
Prensip olarak, nakledilebilir ve yok olur.この組織切片に見えるのは
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Az elv az, hogy van egy értékes kapcsolatod, ami sérül egy konfliktus miatt, tehát kell valamit tenned érte.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Jeśli zbudowałeś ważny związek, który zniszczy się przez konflikt, musisz coś z tym zrobić.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.그 기본 원칙이란 것은 그들간의 귀중한 관계가 싸움으로 인해 손상을 받았으니까 그것을 치유하기위해
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Nguyên lý là bạn có một mối quan hệ có giá trị bị phá vỡ bởi mâu thuẫn, và bạn cần phải làm điều gì đó cho nó.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Periaatteessa on kyse arvokkaasta suhteesta, jonka ristiriita tuhoaa, ja jotakin on tehtävä.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Po principu imamo pomembno razmerje, ki ga poškoduje konflikt, in moraš glede tega nekaj storiti.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Principen är att du har en värdefull relation som har skadats av en konflikt, så du måste göra något åt det.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Principiul este că ai o relație valoroasă care e afectată de conflict, deci trebuie să faci ceva.
Prensip şu ki değer verdiğiniz bir ilişki bir çatışmayla zarar görüyor, bunun için bir şeyler yapmalısınız.Princíp je ten, že máte cenný vzťah, ktorý je konfliktom poškodený, takže s tým musíte niečo urobiť.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod