Ana içeriğe geç
Sözlük

prensi ile cümle

prensi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Altta yatan prensipleri anlamaya ve insan sağlığını iyileştiren aktiviteler üretmeye uğraşıyoruz.لذا نحن نعمل على فهم هذه المبادئ الأساسية ونقوم بعمل أنشطة تمكن الموسيقى من تحسين صحة الناس
Altta yatan prensipleri anlamaya ve insan sağlığını iyileştiren aktiviteler üretmeye uğraşıyoruz.その根本原理を理解しようと研究を進めています 音楽を用いて人々の健康を改善するような 活動を開発しようとしています 様々なアプローチからこれに取り組んでいます
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Aber es ist eine Politik der Prinzipien, nicht der Parteilichkeit.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Dar este politica principiului, nu cea a partizanatului.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Jednak to jest polityka pryncypiów, nie stronniczości.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.하지만 원칙의 정치학이지 당파의 정치학이 아닙니다.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Maar het betreft hier een politiek van principes, niet van partijdigheid.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Ma è una politica dei principi, non della faziosità.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Mais c'est une politique de principes, et non pas une politique partisane.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Nhưng đây là nền chính trị có nguyên tắc, không thiên vị.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Pero es una política de principios, no de partidismo.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Αλλά είναι πολιτική αρχών, όχι κομματισμού.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Але це - політика принципів, а не сліпої прихильності.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Но това е принципна политика, а не партизанство.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.Но это политика принципов, а не политика приверженности.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.אבל זו היא פוליטיקה של עקרונות, ולא של בחירת צדדים.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.وإنما هو سياسة من حيث المبدأ، ليس من التحزب.
Ama bu prensip sahibi bir politikadır, partizan politika değildir.派閥の政治ではありません そこで ベニングトン大学での課題は それを実行に移すことなのです
Ama enstitünün bu prensipleri de modellemesi gerekti.[ Música ]
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.A fő hatóanyag, a szalvinorin A egy erős kappa opioid receptor agonista.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Det viktigaste aktiva ämnet salvinorin-A är en stark agonist som binder till kappa-opiatreceptorer.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Główny składnik aktywny, salwinoryna A, to silny agonista receptora opioidowego kappa.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Hlavná účinná látka, salvinorín-A, je veľmi účinný agonista kappa opiátových receptorov.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Hlavní účinná látka, salvinorin-A, je silný agonista kappa opiátových receptorů.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Ihr wichtigster Wirkstoff, Salvinorin A, ist ein starker kappa-Opioidrezeptor-Agonist.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Il principale principio attivo, la salvinorina A, è un potente agonista del recettore opioide kappa.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Kasvin tärkein vaikuttava aine, salvinoriini A, on voimakas kappa-opioidireseptorin agonisti.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.O princípio activo principal, o salvinorine-A, é um potente agonista dos receptores kappa-opióides.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Principiul activ principal, salvinorin-A, este un agonist puternic al receptorului kappa pentru opiacee.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Son principal principe actif, la salvinorine-A, est un puissant agoniste récepteur kappa d’opiacés.
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.„Spice”-producten en gerelateerde synthetische cannabinoïden
Ana aktif prensibi olan salvinorin-A, güçlü bir kappa opioid reseptör agonistidir.Основната активна съставка салвинорин-A е мощен агонист на капа-опиатните рецептори.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Aber das Prinzip ist genau das gleiche.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Ale princíp je presne ten istý.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Ale ten princip je úplně stejný.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Ale zasada jest taka sama.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Dar principiul e exact același.
Ancak temel prensip tamamen aynı.De az elv ugyanaz.
Ancak temel prensip tamamen aynı.그렇지만 기본 원칙은 모두 같아요.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Maar het principe is exact hetzelfde.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Ma il principio è identico.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Mais le principe est le même.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Mas o princípio é exactamente o mesmo.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Men principen är densamma.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Men princippet er præcis det samme.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Mutta periaate on täsmälleen sama.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Nhưng về nguyên lý là như nhau.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Pero el principio es exactamente el mismo.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Tapi intinya tetap sama.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Toda princip ostane enak.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Αλλά η αρχή είναι ακριβώς η ίδια.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Але ж принцип точнісінько той самий.
Ancak temel prensip tamamen aynı.Но принципът е същият.
Ancak temel prensip tamamen aynı.אבל העקרון זהה.
Ancak temel prensip tamamen aynı.لكن المبدأ هو نفسه تماما.
Ancak temel prensip tamamen aynı.誰もが お互いの大切な関係が
Araştırmanın iki stratejisi, özgün araştırmanın, şöyle tanımlanabilir, son prensip olarak size şunu sunuyorum:Cele două strategii de cercetare, cercetare inedită, pot fi definite prin principiul final pe care vi-l ofer.
Araştırmanın iki stratejisi, özgün araştırmanın, şöyle tanımlanabilir, son prensip olarak size şunu sunuyorum:Diese zwei Strategien können wie folgt in einem letzten Prinzip formuliert werden:
Araştırmanın iki stratejisi, özgün araştırmanın, şöyle tanımlanabilir, son prensip olarak size şunu sunuyorum:연구의 두가지 전략은 최초의 연구에 관한거지만, 이렇게 말할 수 있을겁니다. 제가 알려드리려고 하는 마지막 원칙입니다:
Araştırmanın iki stratejisi, özgün araştırmanın, şöyle tanımlanabilir, son prensip olarak size şunu sunuyorum:Obie te strategie badań, mogą być określone w sposób następujący, w mojej ostatniej zasadzie:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod