Bu prensiple genel olarak Belmont Prensipleri olarak isimlendirilir.Que proeminentemente é visto em Juste Belmont.
Bu çalışması sırasında 1975'te devamlı dalgacık dönüşümünün metematik prensiplerini ortaya atmıştır.Com esta base, publicou em 1995 uma revisão sistemática de todo o género Adansonia.
Bunu kendi denklik prensibine şekillendirdi.Foi sucedido por seu primogênito.
Summerhill'in en önemli temel prensipler: demokrasi, eşitlik ve özgürlüktür.Summerhill werkt volgens de basisprincipes van democratie, gelijkheid en vrijheid.
Yazarın prensipteki amacı ahlaki ve dini doğruluğu sunmaktı.Het hoofddoel van de schrijver lijkt het presenteren van morele en religieuze waarheden te zijn.
Clara, prensin eşliğinde Şekerleme Ülkesi'ne gider.Clara en de prins reizen naar Snoepgoedland.
Buna en az zaman ilkesi veya Fermat Prensibi de denir.Dit postulaat staat bekend als het principe van de kortste tijd of het principe van Fermat.
1820'lerde Jean-Victor Poncelet ayni prensiple çalışan bir iç akışlı türbin tasarladı.In 1820 ontwikkelde Jean-Victor Poncelet een inwaartsstromende waterturbine gebaseerd op dezelfde principes.
Prensip olarak ise ulaşılacak uzunluğun sınırı yoktur.Er is in principe geen maximum aan het aantal toe te kennen uren.
Bu Einstein eşdeğerlik prensibinden daha sınırlayıcıdır.Het is veel beperkender dan het Einstein-equivalentieprincipe.
1890 - William James Principles of Psychology (Psikolojinin Prensipleri) adlı yapıtını yayınladı.William James schrijft The Principles of Psychology.
Gizlilik içinde çalışmalarının, temel prensipleridir (ancak bunu reddetmeleri, inkâr etmeleri).De aanvallers nemen hun startpositie (in gevechtshouding) in bij hun partners (uitvoerder).
Gaz esaslı tipler de aynı prensibe göre çalışırlar.Veel graveermachines werken volgens hetzelfde principe.
Doğumunda kendisine Yunanistan ve Danimarka'nın Prensi unvanı verilmiştir.Ze werd geboren als prinses van Griekenland en Denemarken.
2008 yılından bu yana mevcut park yönetmeni Belçika Prensi Emmanuel de Merode'dur.De Belgische prins Emmanuel de Merode werd in 2008 aangesteld als parkdirecteur.
Arşimet prensibi Batmazlık Gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisliğiOrgel Preekstoel Gedenksteen en schip Herenbanken
Mizan, 6 Kasım 1979 tarihinde Terengganu Devleti Veliaht Prensi olarak atandı.Op 6 november 1979 werd Mizan aangesteld als kroonprins.
Böylece monotelitizm prensipleri üzerindeki anlaşmazlıkları ortadan kaldırdı.Daarom leidde hij ethische beginselen af uit de metafysische inzichten.
22 Eylül 1976 tarihinde Madrid'de, Mariya ve Prusya Prensi Franz Wilhelm evlendi.Op 22 mei 1976 huwde ze in Madrid met prins Frans Willem van Pruisen.
Bu prensiplerden biri tankların birincil savaş aracı olarak kullanılmasıdır.Dit was de eerste veldslag waar tanks als belangrijkste strijdwapen gebruikt werden.
Hanedan üyeleri de Reuss Yaşlı Kolu Prensi ya da Reuss-Greiz Prensi unvanını kullanmaya başladı.Wel voeren zij, net als de leden van de middelste tak, de titel prins /prinses van Reuss.
Vasili İvanoviç (25 Mart 1479 - 3 Aralık 1533, Moskova), 1505-1533 arasında Moskova Büyük Prensi.Ива́нович) (?, 25 maart 1479 - Moskou, 3 december 1533) was grootvorst van Moskou van 1505 tot 1533.
Bu konseri Japon Veliaht Prensi de izledi.In aansluiting aan dit concert werd zij door de broer van de Japanse keizer Prins Mikasa ontvangen.
Buna Pauli dışlama prensibi de denir.Dit vanwege het uitsluitingsprincipe van Pauli.
1282'de İngiltere Kralı I. Edward Gallerin son bağımsız prensi Llywelyn the Last'ı yenilgiye uğratmıştır.Het veroveringsproces werd voltooid in 1282, toen koning Eduard I van Engeland Llywelyn de Laatste versloeg.
Bu olayın olması bir prizmanın çalışma prensibine benzer, nihayetinde ışık farklı renklere ayrışır.De facetten van het glas werken dan als een prisma, dat het licht in zijn kleuren opsplitst.
Postmodernizm Modernizm’in prensiplerine tepki olarak ortaya çıkmıştır.De contouren van het postmodernisme komen tegenover het modernisme uit de verf.
Üçüncü prensip patlatma kesimidir.Het wegvallen van de derde persoon imperatief.
Fakat Farah, henüz prensi sevmemektedir.Iris wil de prins alleen helemaal niet.
Kısaca açıklamak gerekirse Wing Chun dört prensibin beş mesafede uygulanmasıdır.Het Wing Chun werkt met vier basisprincipes.
12 Mayıs - İngiltere Veliaht Prensi Charles, özel bir ziyaret amacıyla Türkiye'ye geldi.7 februari - De Britse prins Charles begint een tour door het Midden-Oosten, en brengt aan bezoek aan Irak.
Nedeni ise Prensin ikinci evliliği olduğundandır.Het is voor beide het tweede huwelijk.
Ertesi yıl, Bavyera Veliaht Prensi Rupprecht'in hizmetine atandı.Het volgende jaar accepteerde Bernadotte een aanbod om kroonprins van Zweden te worden.
Süperşarj tekniği de bu prensibe dayanır.Een zenuwcel werkt ook met dat principe.
Yedi adet temel prensibi içeriyordu (aşağıda bahsediliyor).De kernbepaling vormde het beginsel van nationale behandeling (zie hieronder).
Bu hâremağası, uzun yıllar boyunca prensin samimi arkadaşıydı.Daar kwam de prins al jaren als vriend over de vloer.
En sonunda prensini buldu.Ze heeft nu eindelijk haar prins gevonden.
Prensi kaçırmak istiyorsunuz, değil mi?Jullie willen de prins ontvoeren, toch?
"Dalgaların Prensi" kitabının yazarı Pat Conroy 70 yaşında pankreas kanserine yenilerek ölmüştür.Conroy overleed in 2016 op 70-jarige leeftijd.
PACS'ın çalışma prensipleri ilk olarak 1982 yılındaki radyologlar toplantısında tartışılmıştır.Idea systemu PACS została po raz pierwszy przedyskutowana na spotkaniu radiologów w 1982 roku.
1998 yılında "Gelecek Vaat Eden" ve "Türkiye Prensi" unvanlarını aldı.W 1998 roku otrzymał tytuł "Najbardziej obiecującego" i "Księcia Turcji".
Kazada İsveç prensi Gustav Adolf ve Amerikan opera sanatçısı Grace Moore'un da bulunduğu 22 kişi öldü.Giną 22 osoby, w tym szwedzki książę Gustaw Adolf i amerykańska śpiewaczka operowa Grace Moore.
Kısa zaman sonra da Prens ile Kar Beyazı, Prensin kardeşi ile de Kırmızı gül evlenmiş.Jakiś czas później Białośnieżka poślubiła księcia, a Różyczka jego brata.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.Był pierwszym z carów rosyjskich, który podróżował za granicę.
Sovyet sağlık prensibi 1918 yılında Sağlık Halk Komiserliği tarafından oluşturulmuştu.W 1918 roku powołano Ludowy Komisariat Zdrowia.
Conde prensi, kralın ölümünden sonra kurtuldu.Hrabią Maine został po śmierci ojca ok.
Bu plan seçmen prensin temkinli destediğini aldı.Te planują porwać w odwecie piękną księżniczkę.
Lâkabı Cehennem'in Prensidir..Jest wielkim hrabią piekła.
Karşılıklı yardım prensibi.O wzajemnym empowermencie.
Brezilya Prensi Pedro Luis d'Orléans ve Bragance.Zginął książę Pedro Luís de Orléans-Bragança e Ligne (pol.).
He-Man, Eternia prensi Adam'ın süper kahraman olan ikinci kişiliğidir.He-Man / książę Adam – obdarzony nadprzyrodzoną siłą człowiek.
İtaat, prensip olarak emir veyâ yasaklara uymaktır.Wbrew zasadzie, ale zgodnie ze zwyczajem.
Kendi çıkarları doğrultusunda her prensibi unutuyor." ifadelerini kullanmıştı.Nie podążają za zasadami; chcą robić wszystko „po swojemu”.
Bu tip eşdeğerlik prensibi şu şekilde açıklanabilir.Schemat tego uogólnienia może być przedstawiony w sposób następujący.
Edmund, Beyaz Cadı'nın onu Narnia Prensi yapacağını düşünür, bu yüzden onun yanına gider.Czarownica proponuje, żeby przyprowadził rodzeństwo, a uczyni go księciem Narnii, a kiedyś i królem.
Buna “Pauli’nin dışarda bırakma prensibi” adı verilir.Słowa „without you” („bez ciebie”) wychodzą z boku głowy Paula.
Krakow ve Sandomierz prensi olmuştur.Nowym księciem krakowskim i sandomierskim został Leszek Czarny.
Nedeni ise Prensin ikinci evliliği olduğundandır.Dla obydwojga jest to pierwszy związek małżeński.
Bir japon prensidir.Pierwsza era japońska.
Archytas matematik prensiplerini mekaniğe uyguluyayan ilk kişidir.Archimedes pierwszy wprowadził metody matematyczne do fizyki.