Ana içeriğe geç
Sözlük

prensi ile cümle

prensi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, bütün pillerde ve yakıt pillerinde temel çalışma prensibidir.وهذا هو مبدأ جميع البطاريات وخلايا الوقود.
Anlatılanlara göre ilk Dol-Amroth prensi Galador yarım elftir.ظهرت في هاري بوتر و الامير خليط الدم Half-Blood Prince.
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.تسلسل زمني لأهم تطورات مراسم زفاف الأمير ويليام وكيت ميدلتون.
Doğumunda kendisine Yunanistan ve Danimarka'nın Prensi unvanı verilmiştir.لُقِّبت فيما بعد بالأميرة أندرو أميرة اليونان والدنمارك.
Bu görüş monarşi (tek prensip) anlamındadır.فهذا تأكيد علي نفي ألوهية النبي صلي الله عليه وسلم.
Prensipte Berkefeld filtresi ile benzerlik taşır.وهي مشابهة لمصفاة بيركيفيلد من حيث المبدأ.
Amerika Birleşik Devletleri'nin herhangi bir prensibi yok.لكن يتعين على الولايات المتحدة أن لا تكون لديها أوهام بشأنهم.
Atwood düzeneği, klasik mekanik prensiplerini göstermek adına kullanılan yaygın bir düzenektir.وتُعد آلة أتوود وسيلةً تعليميةً شائعة في الفصول الدراسية وتُستخدم لشرح مبادئ الميكانيكا الكلاسيكية.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.أصبح أول المصرفية الاستثمارية في البلاد.
Turbojet motorlarında kullanılan özellik, bir ramjetin çalışma prensibine benzerlik gösterir.المازج في السيارات (الكاربوريتور) له نفس مبدأ عمل المرذاذ.
Aşağıda Galler Prensi Williams'ın ahnentafeli gösterilmiştir.تمت قراءة رسالة دعم من تشارلز أمير ويلز.
Temsilci olma prensibine rastgele örnekleme biraz dolaylı olarak varmaktadır.قبل إعطاء تعريف دقيق رياضيا، نعطي مثالا وجيزة.
Sovyet sağlık prensibi 1918 yılında Sağlık Halk Komiserliği tarafından oluşturulmuştu.O princípio soviético de assistência médica foi concebido pelo Comissariado do Povo para a Saúde em 1918.
Marco van Basten ve Uwe Seeler ise prensipleri nedeniyle projede yer almayı reddettiler.Marco van Basten e Uwe Seeler recusaram-se a tomar parte no projeto em uma questão de princípios.
Bu prensip aynı zamanda bazı kimyacılar tarafından da desteklenmişti; William Hyde Wollaston.O princípio foi também defendido por alguns químicos, tais como William Hyde Wollaston.
1920 yılında Galler Prensi Edward San Diego'yu ziyaret etse de Wallis'le tanışmadı.Eduardo, Príncipe de Gales, visitou San Diego em 1920 porém não se encontrou com Wallis.
1947'de Tiffeneau ve Pinelli hava akışının prensiplerini açıkladı.Em 1947, Tiffeneau e Pinelli descreveram os princípios da medição do fluxo de ar.
Kazada İsveç prensi Gustav Adolf ve Amerikan opera sanatçısı Grace Moore'un da bulunduğu 22 kişi öldü.22 pessoas morreram, incluindo o príncipe sueco Gustavo Adolfo, e a cantora americana de ópera Grace Moore.
İmparator muhtemelen prensi tutmak ve böylece batı cephesini güvence altına almak istiyordu.O imperador provavelmente pretendia prender o príncipe para assegurar o seu flanco ocidental.
Prensipte Berkefeld filtresi ile benzerlik taşır.É similar ao filtro Berkefeld em princípio.
Kraliçe II. Margrethe dışında ailenin tüm üyeleri Danimarka Prensi/Prensesi unvanına sahiptir.Todos os membros, exceto a Rainha Margarida II, possuem o título de príncipe ou princesa da Dinamarca.
Lâkabı Cehennem'in Prensidir..Ele é um príncipe do Inferno.
Onun oğlu Zhu Di Pekin'deki koltuğunda Yen prensi yapıldı.O seu filho Zhu Di foi feito Príncipe de Yan, com sede em Pequim.
Bu kaynağa göre Zoltán, Macarların Büyük Prensi Árpád'ın tek oğluydu.Segundo essa fonte, Zaltas era o único filho de grão-príncipe da Hungria Arpades.
1921 yılına kadar ise Macaristan veliaht prensi olarak kalmıştır.Até 1921, era o príncipe herdeiro da Hungria.
Franck-Condon prensibi ve Slater-Condon kuralları onun ismini taşır.O princípio de Franck–Condon e o leis de Slater–Condon são parcialmente denominados em sua memória.
Ermenilerin çoğu direnmekten vazgeçti ve Roma tarafından atanacak bir prensi kabul etme kararı aldı.Nesta época, a maioria dos armênios já havia abandonado a resistência e aceito príncipe imnposto por Roma.
Georgios ideal ve prensiplerini giriş kısmında anlatır.Jorge descreve o seu ideal e seus princípios no prefácio.
22 Eylül 1976 tarihinde Madrid'de, Mariya ve Prusya Prensi Franz Wilhelm evlendi.No dia 22 de Setembro de 1976, em Madrid, Maria casou-se com o príncipe Francisco Guilherme da Prússia.
Sıradanlık prensibine göre, evren pek çok kompleks yaşamla dolu olabilir.Assim, é provável que o Universo esteja repleto de vida complexa.
Konstantin-Assen, Unvanı Vidin Prensi, 5 Aralık 1967'te Madrid'te doğmuştur ve evlidir.Constantino, o príncipe da Bulgária, o príncipe de Vidim nasceu em 5 de dezembro de 1967.
Nedeni ise Prensin ikinci evliliği olduğundandır.Era já o segundo casamento do duque.
Bu altı prensip, İslâm Peygamberi'nin arkadaşlarının hayatlarından elde edilmiştir.As principais linhas de argumentação foram retiradas da vida do próprio profeta.
Mary aylar sonra İspanya Prensi Felipe ile evlendi.Nesse meio tempo Maria se casou com o príncipe espanhol Philip.
Nötr yüzdürme kuvvetinin prensibi uzayın yerçekimsiz alanının taklidi için kullanılırdı.O princípio da flutuação neutra é usado para simular a falta de peso no espaço.
Hanedan üyeleri de Reuss Yaşlı Kolu Prensi ya da Reuss-Greiz Prensi unvanını kullanmaya başladı.Os seus membros tinham o título de Príncipe Reuss-Gera ou Príncipe Reuss-Greiz.
Konfuçyüs prensipleri ile eğitilmiştir.A ordem social foi baseada em princípios confucionistas.
Bu prensip elektronun birçok özelliğini açıklar.Este princípio explica muitas das propriedades dos elétrons.
Buna Pauli dışlama prensibi de denir.Isto é equivalente a satisfazer o princípio de exclusão de Pauli.
2004) 31 Mayıs - Monako Prensi Rainier (ö.31 de maio — Rainier III, príncipe de Mônaco (m. 2005).
Doğumunda kendisine Yunanistan ve Danimarka'nın Prensi unvanı verilmiştir.Ela permaneceu uma princesa da Grécia e Dinamarca simultaneamente.
Üçüncü prensip patlatma kesimidir.É o terceiro lançamento independente.
Nesne yönelimli, imperatif ve fonksiyonel programlama prensiplerine sahiptir.Ruby suporta programação funcional, orientada a objetos, imperativa e reflexiva.
1720-1890 yılları arasında Osmanlı mimarisi klasik dönem prensiplerinden saptı.Durante os anos de 1720 a 1890, a arquitetura otomana afastou-se dos cânones do período clássico.
Bu prensibe göre evrende var olan her şey bozulma eğilimindedir.De modo geral, tudo na natureza tende ao equilíbrio.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.Ele foi o primeiro chefe de Estado estrangeiro a visitar o Japão.
1863 - Danimarka Prensi Wilhelm Georg, Yunanistan Kralı oldu.Finalmente, em junho de 1863, o príncipe Jorge da Dinamarca foi eleito rei da Grécia.
Prensin ona çok düşkün olduğunu biliyorum.”Eu quero o príncipe encantado.
Nedensellik Fiziğin temel bir prensibidir.Causalidade é um fundamental princípio da física.
Teslim zorlandı, ama Rugerro prensi affetti.Forçado a se render, Rogério perdoou Grimoaldo.
Bu yöntemlerin her biri farklı fiziksel prensibe dayanmaktadır.Cada dia da semana é representado por um espírito elemental diferente.
"Avrupa Birliği tavrını prensip bildirisiyle geçen Aralık'ta sunmuştur.A União Europeia estabeleceu sua posição em uma declaração de princípios em dezembro passado.
Maddi delilleri incelemenin temel prensibi çok basittir.Os estudos aprofundados sobre a eficácia do fenômeno jurídico também merecem destaque.
Sürtünmeler önemsiz ise, eğik düzlemde iş prensibi geçerlidir.Embora não seja essencial, uma pós-graduação conta no requisito.
1262 yılında, Levon, Namrun Kalesi (Lampron) Prensi Hetoum'un kızı Kraliçe Keran (Kir Anna) ile evlendi.Em 1262, Leão se casou com Keran (Kir Ana), a filha do príncipe Hetoum de Lampron.
Fermat prensibine göre göre ışık ışınının iki nokta arasında aldığı yol en az zamanda çaprazlanabilen yoldur.Pelo Princípio de Fermat o caminho mais rápido entre dois pontos é o que segue um raio de luz.
Dört zamanlı içten yanmalı motorun çalışma prensibini ortaya koymuştur.Criou o princípio do motor de combustão interna de quatro tempos.
Chuck bunu öğrenince Blair'ın prensin eşini seçmek üzere verilen partiye sarhoş bir şekilde gelir.Enquanto isso, Jack fica chocado ao ver sua ex-esposa Bianca a entrar na sala.
Kızları Anna Diogenissa, Sırp Büyük Prensi I. Uroš ile evlendi.A filha deles, Ana Diogenissa, tornar-se-ia grã-princesa sérvia depois que se casou com Uros I (r.
Brezilya Prensi Pedro Luis d'Orléans ve Bragance.Príncipe Dom Pedro de Alcântara de Orléans e Bragança.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod