pozisyon ile cümle

pozisyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ordunun bu atak için görevlendirilen güçlerinden sadece %10'u başlama pozisyonuna geri çekilmeyi başardı.Det lykkedes kun for 10% af hæren at komme tilbage til deres udgangsstillinger.
Bu sırada Fuchida emrindeki uçaklara "Tenkai" (saldırı pozisyonu al) emrini vermişti.I mellemtiden gav Fuchida ordren "Tenkai" ("Indtag angrebs-position").
Diğer 6 ve 7. pozisyonlarda da kusurlar vardır.Det samme gælder sekvenserne 1 og 7.
"Stonewall" Jackson, Stony Ridge'de savunma pozisyonu aldı."Stonewall" Jackson kunne angribe på Hills venstre side.
Daha eğimli pozisyonlar, kütlenin daha yüksek olduğuna işaret eder.En anden af hans teser lyder: Det højere er bedre.
Süre ve şiddet farkı hayvan tarafından nesnenin pozisyonunu belirlemek için kullanılır.Tiden og lydstyrke forskellene bruges af dyret til at opfatte retningen.
Pozisyon: Üniversal.Hjemmeside for Fælles:Fremtid.
Her pozisyonda oynayabiliyorum.Han kan gribe ind i alle afdelinger.
Sahadaki pozisyonlara göre sıralanmıştır.For Hamid er svaret klart.
Bu pozisyon çeşitli bölümlere ayrılmıştır.Tjenesten er opdelt i flere forskellige afdelinger.
Hamle gerçekleştirildikten sonra pozisyon değişmiş olmalıdır.Hvis det lykkedes, vil stemmen da være forandret?
Kaldırılan: Tam layback pozisyon (Full layback) Düz çizgide kaldırış.Tackle: Tackles (”T”) – tackles er placeret yderst i den defensive linje.
Pozisyon: Pasör, Antrenör.Tønder: Ny træner præsenteres.
Pivot pozisyonunda oynamaktadır.Hun spiller i positionen pivot.
17 yaşına kadar forvet pozisyonunda oynadı.Han fik endda lov til at blive ved aktualitetsafdelingen, efter han var fyldt 70 år.
Pozisyon: Libero.Herefter free-lance.
Pozisyon: Smaçör, Antrenör, Spor direktörü.Varierende poster som cheftræner, assistenttræner og sportschef.
Aynı zamanda Ravenclaw'ın Quidditch Takımında Arayıcı (Seeker) pozisyonunda oynar.Cho er derudover Søger på Ravenclaws Quidditch-hold.
Bu, yasadışı geçici hükümette bir pozisyon kabul etmekle aynıdır" diye belirtti.Og jeg synes, vi skylder dem en helt anden behandling fra lovgivningsmagtens side".
Borunun en uzun olduğu pozisyonda, en kalın ses elde edilir.Efter første ætsning dækkes de steder, som skal have den lyseste tone.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann var misunnelig på Jakobs stilling og de to prøvde ofte å overgå hverandre.
Mart 1899'da senatonun başkanlığına seçildi ve Ocak 1906'ya kadar bu pozisyonu korudu.I mars 1899 ble han valgt til president for senatet, og han beholdt denne stillingen frem til januar 1906.
Bu pozisyonda birliklerini örgütlemek ve eğitmek için büyük bir yetenek gösterdi.I denne stillingen viste han store kunnskaper i organiseringen og treningen av sine tropper.
Bu sırada Fuchida emrindeki uçaklara "Tenkai" (saldırı pozisyonu al) emrini vermişti.I mellomtiden ga Fuchida ordren «Tenkai» («innta angrepsposisjon»).
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.En flom av selvmordsbombere forsterket Likuds posisjon for sikkerhet.
Tetricus, bu plandaki rolü nedeniyle İtalya'da yüksek dereceli bir pozisyonla ödüllendirildi.Tetricus ble belønnet for å ha holdt sin del av avtalen med en høytstående posisjon i Italia.
Pozisyon: Libero.Oslo: Fritt forl.
Bu pozisyona getirilen en genç insandı.Han var da den yngste som hadde blitt utnevnt til stillingen.
Kalan dört ülke torbalara yerleştirilmemiş ve kalan pozisyonlara konmuştur.De resterende fire landene var ikke seedet og ble plassert i de gjenværende plassene i de to firelagsgruppene.
Ayrıca Dany bu pozisyonda kırmızı kart gördü.Zidane fikk rødt kort for hendelsen.
Bu pozisyonların birçoğu A. A. Troitzky tarafından çözümlenmiştir.Utbredelsen overlapper delvis med A. pulchra.
Pasör pozisyonunda görev almaktadır.Politihund i tjeneste.
Her yıl bu işaretleyicinin yeri değiştirilerek kutbun kesin pozisyonu saptanır.Markøren på Sydpolen blir derfor flyttet hvert år for å vise dette.
Manyetik kutupların pozisyonu, en azından iki şekilde tanımlanabilirː yerel ve küresel.Såkalte flaskehalser kan være av både lokal og global karakter.
Pozisyon: Smaçör, Antrenör, Spor direktörü.Fotballspiller. fotballtrener, utdannet lærer og leder.
Bu sermayeler merkez bankası bilançosunun (7) pozisyonunun altında listelenmiştir.Salgskostnader posteres i kontogruppe 7 i regnskapet (se hovedbok).
Ona göre pozisyon alıyor.For hans viser krever sin plass.
8. Ordu savunma hatları akşama kadar pozisyonlarını korumuşlardır.Stridsvognene holder posisjonene gjennom natten.
2012’de de aynı pozisyonu korudular.For 2012 ble han også nominert til «Årets navn».
Oyun kurucu pozisyonunda oynamaktadır.Forhåpentligvis går motspilleren på finten.
Ve oyuncular pozisyonlarına bakmadan seçiliyordu.Skuespillerne ble ikke betalt for innsatsen.
Diğer listelerin aksine bunun uzunluğu yalnızca 2 ile 8 pozisyon arasında değişiyordu.Samtidig var det flere varianter med alt fra 8 til 24 lag.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Viktigere er at tegnets innhold i seg selv er tilfeldig.
Kusma varsa yan pozisyonda tutulur.Øksen holdes i ret Stilling.
Bunlar vücut pozisyonu (propriyosepsiyon) algılama sisteminin bir parçasıdır.Dette er en del av fordøyelsesystemet.
Kaptan Smith köprüde her zamanki pozisyonunda dikilmekteydi.Kaptein Smith sto på «Olympic»s bro under hendelsen.
Bu pozisyona getirilen en genç insandı.Dia adalah orang termuda yang memegang posisi ini.
Yine de el pozisyonları ve hareketleri Java ve Bali danslarında da Hindistan'daki kadar önemlidir..Posisi tangan dan gerak tubuh tetap sama pentingnya dalam Jawa dan tarian Bali seperti di India.
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.Sebuah serentetan pengeboman bunuh diri diperkuat posisi Likud untuk keamanan.
Atlasın pozisyonu ve şekli (kırmızıyla gösterilmiş), üstten.Kedudukannya berhadapan dan memiliki daun pemikat, putih-kehijauan.
Maroczy'un oyunlarından 10 önemli pozisyon10 Posisi Kritis dari Permainannya
4 Şubat 2014 tarihinde Steve Ballmer'ın yerine Microsoft'un CEO'luk pozisyonuna atandı.Ia ditunjuk sebagai CEO pada tanggal 4 Februari 2014 menggantikan Steve Ballmer.
Esas pozisyonu Şutör gard'tır ama Point guard pozisyonunda da oynayabilmektedir.Ia bermain di posisi Shooting guard, walaupun ia juga bisa bermain di posisi Point guard.
1 Ev sahibi Fransa otomatik olarak A1 pozisyonuna yerleşecektir.Tuan rumah Indonesia secara otomatis ditetapkan ke posisi A1.
Ancak "ölümsüz şehir" olarak zirve pozisyonunu koruyordu ve imparatorluğun ruhsal başkentiydi.Meskipun demikian, Roma masih memegang posisi tertinggi sebagai "kota abadi" dan pusat spiritual Kekaisaran.
1992'de, başkan rütbesine yükseldi ve bu pozisyonu 1995 yılına kadar sürdürdü.Pada 1992, ia tampil sebagai ketua perorangan di dalam liga dan posisi itu pertahankannya hingga 1995.
Savaş alanında ise Grek birliklerinin pozisyonu, hoplitler için neredeyse idealdi.Namun, posisi pasukan Yunani sangat ideal untuk peperangan hoplites.
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.Ketika meriam diposisikan untuk pertempuran, semua kaki diturunkan dan rodanya dinaikkan.
Genellikle Ofansif orta saha pozisyonunda görev yapmaktadır.Ia biasa menempati posisi bek tengah.
Defans pozisyonunda oynamış eski futbolcudur.Tugiyo adalah mantan pemain sepak bola yang berposisi sebagai penyerang.
İlgili Sayfalar