Ana içeriğe geç
Sözlük

poz ile cümle

poz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa forvet ve skorer gard pozisyonlarında oynamaktadır.Tua vara e teu cajado serão de escudo.
Aynı zamanda Maria poz vermesi için Playboy'a seçilmişti, bu da hikâyede kullanılmaya başlandı.Ao mesmo tempo, Maria foi escolhida para posar nua para a revista Playboy.
Aradaki farkın sebebi yük hem pozitif hem negatif değer alabilirken, kütle sadece pozitif değer alabilir.Como existem cargas positivas e negativas, a densidade pode tomar também valores negativos.
Başvurduğunuz poziyondan ve kurumdan beklentileriniz nelerdir?Onde se encontram, então, minhas necessidades e minhas possibilidades?
Bahisler dağıtıcı pozisyonundaki oyuncunun solundaki oyuncudan başlar.O jogo começa com o jogador à esquerda do dealer.
Guangzhou R&F takımınında forvet pozisyonunda oynamaktadır.O jogador pertence ao Guangzhou R&F..
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Durante esta espera, Didier Pironi, que largava na pole position, deixou o motor de sua Ferrari morrer.
Üçü arasında en pozitif ve saf olanıdır.Apesar disto, é disparado o mais racional e lógico dos três.
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.Esse ponto é o radiante.
Ölüler bu sandık mezarların içine çoğu kez "hocker" (ana rahmindeki pozisyon) biçiminde yatırılmıştır.Dentro da tumba são armazenados os restos cremados ("funishin") de várias gerações de membros da família.
Lucky sonunda Pozzo'ya dönüşmüştür.Seu destino acabou sendo o Parma.
2011 yılında ESPN'nin "The Body Issue" isimli dergisine çıplak poz verdi.Em outubro de 2009, Francia posou nua para a revista americana ESPN The Body Issue.
Her poziyon program boyunca yalnızca bir kere kullanılabilir.Cada processador pode executar apenas um programa de cada vez.
Züppe etkisi, çoğu mikroekonomi teorisinin aksine negatif değil pozitif eğimli bir talep oluşturur.A maioria dos economistas são a favor de uma taxa de inflação positiva porém baixa.
Ardından 1992 yılında Lech Poznań'a geçti.Em 2000, ele também jogou pelo Lech Poznań na Polônia.
Hatta bunların çoğunluğu, daha bile kısa surede pozitif sonuc vermektedir."Para a maioria, os efeitos parecem ser positivos de alguma forma mensurável."
Romalılar kireç hamurunu, pozolanik volkanik küle karıştırmaktaydılar.Os winglies atraíam e encerravam as almas nesta cidade amaldiçoada.
Futbolda sonuca ve skora gitmede avantaj sağlayacak pozisyonlarda pas almak, önemli bir beceridir.Usar uma pilha para salvar o endereço de retorno possui importantes vantagens.
Bu isimlendirme Vatikan'ın devlet pozisyonunu belirleyen resmi isimlendirmesidir.O nome desse poder é uma referência ao estado catatônico.
"Stonewall" Jackson, Stony Ridge'de savunma pozisyonu aldı."Stonewall" Jackson, por ocasião da batalha de Malvern Hill.
José Miguel Carrera orada savunma pozisyonu almıştır.D. José Cárcome Lobo dispôs-se a defender as suas posições.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Tais ordens, por sua vez, distribuem-se em clados.
Fakat pozitif olması da gerekmez.Ele não tem que tentar ser bom.
Temel pozisyonda ve açılışta vezir tarafı ve şah tarafı kaleleri ayırdedilir.No reverso, o imperador e seu filho estão em cadeiras curules.
Ardından bazı internet sitelerinde pozlarını yayımlattı.Eles se conheceram através de mensagens em suas redes sociais.
Pozitivist bilim anlayışı olan birisidir.Lógica como um ciência positiva.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Imagine um trem carregado com cargas negativas.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Foi seu último lançamento com a Deram Records.
Biri negatif diğeriyse pozitif.Algumas possuem efeito negativo, e outras efeito positivo.
Reed-Sternberg hücreleri CD30 ve CD15 pozitiv iken, CD20 ve CD45 için negatif reaksiyon verirler.É um tumor positivo para o marcador CD99 e negativo para o CD45.
Mariya Zaharova bu pozisyona atanan ilk kadın diplomat oldu.Zakharova se tornou a primeira mulher na história do departamento a ocupar este cargo.
Mindhunter eleştirmenlerden pozitif tepkiler aldı.Mindhunter recebeu críticas positivas.
Mantıksal pozitivizmin felsefi tezleri bu iki temel yaklaşım üzerinden geliştirilmektedir.Portanto, o trabalho de fortalecimento técnico resulta destas duas posições de base.
Maroczy'un oyunlarından 10 önemli pozisyon10 maiores decepções do Maracanã.
Kendi sözleriyle: Yeni pozisyonumda faaliyetlerim geçmiş yıllarda olduğundan çok daha farklıydı.Na sua empresa, imagine como fazer diferente coisas que são feitas ha muitos anos.
Boyuna göre dış şutlarının etkili olması pozisyonuna göre rakiplerine avantaj sağlamaktadır.Acreditam que a vantagem que você tem sobre seu inimigo é sua agilidade.
Bu sermayeler merkez bankası bilançosunun (7) pozisyonunun altında listelenmiştir.O restante está sob controle do Banco Central (BC).
Ölümüne kadar, sekiz yıl boyunca bu pozisyonda görev yaptı.Ele foi eleito e ocupou o cargo por oito meses até sua morte.
Kariyerine Lech Poznań takımında devam etmektedir.Atualmente, joga pelo Lech Poznań.
Kadınlar bu eserde hem neşeli bir şekilde, hem de adeta ressama poz verir gibi bakarlar.A cor desta imagem é clara e alegre, como no resto das cartas.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Quando os resultados dos exames confirmam a doença, recomenda-se que os parceiros sejam também tratados.
Annesi Irina Pozdnyakova, eski bir yüzücüydü. Ablası Anna (d.A mãe de Zaytsev, Irina Pozdnyakova, foi nadadora.
Pozisyon: Libero.Porto: Livr.
Kadın resimdeki pozda durur ve film biter.A "moça" retorna para o quarto e o filme acaba.
Onun karakteri, parlak ve pozitif bir kişiliğe sahiptir.Ela parece ter uma personalidade feliz e otimista.
PPD pozitiftir.PDF Acesso Set.
"O poz yaşam tarzıma uygun".Ele entendeu esse lado da minha vida".
Filmli bir kamerada 24 ya da 36 pozda bir film değiştirmek gerekir.Existem no mercado filmes para 12, 24 ou 36 exposições.
Aynı zamanda, meditasyonun yaşamımızın her alanında pozitif bir etkisi vardır.Boa nutrição cria saúde em todas as áreas da nossa existência.
Pozitif, destekleyici arkadaşları, yakınları davet etmek gereklidir.Perto ou longe, importa lembrar os amigos.
Durumu belirsiz pozisyondaki familyalar ve taksonlar: Aneulophus Benth.Os outros gêneros, Aneulophus Benth.
Kadınların yüksek güç ve otorite pozisyonlarına sahip olduğu durumlar vardı.Muitos escravos puderam, assim, alcançar posições de poder e influência.
Poznań Adam Mickiewicz Üniversitesi (Lehçe: Uniwersytet im.Foi professor da Universidade Adam Mickiewicz de Poznań.
21 Temmuz 2007'de Rus atletin doping testinin pozitif çıktığı; kadınlık hormonu blokörü kullandığı açıklandı.Em 21 de julho de 2007, ela testou positivo para um bloqueador de hormônios femininos.
Forvet ve orta saha pozisyonlarında oynamaktadır.Reabilitado e ativo na caixa do meio.
RNA'larının yönelimine göre negatif ya da pozitif polariteli olarak sınıflandırılırlar.Dependendo da polaridade da grelha, íons positivos ou negativos são extraídos da poeira.
Bohr ABD'de bir pozisyon bulmakta ona yardım etti.Bohr hielp hem bij het zoeken van een universitaire positie in de Verenigde Staten.
Her ikisinde de Dr. Gachet masaya oturmuş, başını sağ eline yaslamış pozisyondadır.Op beide schilderijen zit Dokter Gachet aan tafel, zijn hoofd rustend op zijn rechterhand.
Sonra güçtü pozisyonu, bir diğer güçlü hadım Aetios tarafından tehdit edilmiştir.Zijn eigen positie werd daarna bedreigd door de opkomst van een andere machtige eunuch, Aetios.
Bu pozitif yük diğer elektronları çekebilir.Die concentratie van positieve ladingen kan dan andere elektronen aantrekken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod