Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Ale hlavní je, ža tu je nìjaký potenciál, OK?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Bistvo je, da obstaja tukaj potencial, prav?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Dar ideea e că există potenţial, în regulă?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Maar kijk, het punt is dat er potentieel is, ok ?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Nhưng nhìn, điểm là rằng có tiềm năng, được không?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Pero Io importante es que tienen potencial, ?sí?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Αλλά κοιτάξτε, σημασία έχει ότι υπάρχουν προοπτικές, έτσι;
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Aber es gibt so viel Potential, ich wünschte, ich könnte Ihnen mein Jemen zeigen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Ale drzemie tam ogromny potencjał, chciałabym wam pokazać mój Jemen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Ale je tu tolik potenciálu. Přála bych si, abyste mohli vidět můj Jemen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Dar există atât de mult potențial, mi-aș dori să vă arăt Yemenul meu.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.De annyi a rejtett lehetőség, bárcsak megmutathatnám Önöknek az én Jemenemet.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.그러나 저는 우리가 많은 일을 할 수 있는 능력을
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Maar er is zo veel potentieel. Kon ik jullie maar mijn Jemen laten zien.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Ma c'è talmente tanto potenziale, vorrei proprio farvi vedere il mio Yemen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Mas há tanto potencial, Eu gostaria de poder mostrar-vos o meu Iémen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Men där finns så stor potential, jag önskar jag kunde visa er mitt Jemen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Namun ada begitu banyak potensi, saya harap saya dapat menunjukkan Yaman milik saya.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Nhưng có thật nhiều tiềm năng, Tôi ước gì tôi có thể cho bạn thấy Yemen của tôi.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Pero hay mucho potencial que deseo mostrarles de mi Yemen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Vendar obstaja velik potencial; rada bi vam pokazala svoj Jemen.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Αλλά υπάρχουν τόσες δυνατότητες. Εύχομαι να μπορούσα να σου δείξω τη δική μου Υεμένη.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Но в них такой потенциал — жаль, что я не могу показать вам мой Йемен.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Но има толкова много потенциал, иска ми се да можеше да ви покажа моя Йемен.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.Та в них закладений такий потенціал! Якби ж я тільки могла показати вам свій Ємен.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.אך ישנו פוטנציאל רב, הלוואי ויכולתי להראות לכם את תימן שלי.
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.ولكن توجد فرص او آمال كبيرة تعول عليهن لكم أتمنى أن أريكم اليمن خاصتي ..
Ama o kadar çok potansiyel var ki, keşke size benim Yemen'imi gösterebilsem.皆様に直接お見せできないのが残念ですが 私の目を通して
Ama, önce, başka büküm noktası veya potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -Pero vamos a ver si hay cualquier otro flexión puntos, o posibles puntos de inflexión.
Ama, önce, başka büküm noktası veya potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -Но давайте посмотрим, есть ли какие-либо другие точки перегиба, или потенциальные точки перегиба.
Ama, önce, başka büküm noktası veya potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -Но нека видим дали има други инфлексни точки, или потенциални инфлексни точки
Ama, önce, başka büküm noktası veya potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -لكن دعونا نرى اذا كان يوجد اي نقاط انقلاب اخرى، او نقاط انقلاب ممكنة
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.Ale potencjalnie większe znaczenie ma wartość przyszłych technologii, jakie zainspiruje ten projekt.
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.하지만 이것보다 더 중요한 것은 이 프로젝트를 통해서 나올 수 있는 엄청난 가치의 파생 기술입니다
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.Nhưng tiềm năng, quan trọng hơn thế là giá trị to lớn của công nghệ tuyệt vời từ dự án này.
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.Pero más importante que esto es el inmenso valor de los subproductos tecnológicos que se han logrado.
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.Ενδεχομένως πιο σημαντική είναι η τεράστια αξία της αντίστοιχης τεχνολογίας που προκύπτει από το εγχείρημα.
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.אבל חשוב מכך באופן פוטנציאלי הוא הערך הרב של טכנולוגיה נגזרת שעשויה לצאת מהמיזם הזה.
Ama potansiyel olarak projeden ortaya çıkabilecek olan teknolojinin muazzam değeri bundan daha önemlidir.このプロジェクトから派生して出てくる 価値ある様々な技術です センサーは 暗闇や霧や
Ama şu an Hazar Denizi ötesine Avrupa'ya ve hatta potansiyel bir Türkmen-Maar nu levert het gas over de Kaspische Zee naar Europa, en er is zelfs een Turkmeens-
Ama şu an Hazar Denizi ötesine Avrupa'ya ve hatta potansiyel bir Türkmen-Ora, attraverso il Mar Caspio, porta gas in Europa e potenzialmente anche con un oleodotto verso
Ama şu an Hazar Denizi ötesine Avrupa'ya ve hatta potansiyel bir Türkmen-Но сега той доставя газ през Каспийско море за да осигури Европа, и дори потенциално тръбопровод през
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.그 책은 아마추어 로켓 연구자들에게 보내졌고 그리고 거기에는 절대로
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.הם הפיצו אותו עבור חובבי בניית טילים, ו-- היה כתוב שם
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.يخصصونها لمطلقي الصواريخ الهواة، و وكان مكتوبا هناك
Amatör roket klübüne yolladım ve dedim ki potasyum perklorit ile şekeri asla karıştırmayın.そして そこに 過塩素酸カリウムと砂糖の混合物は 絶対に加熱するべからず とあって
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Aber es hat gleichzeitig Möglichkeiten und viel Potenzial.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Dar ca in mod egal, are oportunitati si mult potential.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.De hasonlóképpen vannak alkalmai és nagy lehetőségei.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Jak również możliwości i sporo potencjału.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.그러나 동시에, 기회와 많은 가능성을 가지고 있죠.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Maar eveneens heeft het mogelijkheden en een hoop potentieel.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Ma che, allo stesso modo, è ricca di opportunità e ha un grande potenziale.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Mais également, elle a des opportunités et beaucoup de potentiel.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Mas também tem oportunidades e muito potencial.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Nhưng, hơn nữa, họ lại có rất nhiều tiềm năng.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Pero, de la misma manera, tiene oportunidades y mucho potencial.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Tetapi sama pentingnya bahwa Afrika mempunyai banyak peluang dan potensi.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Από την άλλη, έχει ευκαιρίες και πολλές δυνατότητες.
Ancak, aynı şekilde imkanları ve pek çok potansiyeli de var.Но в равной степени она располагает возможностями и огромным потенциалом.