Ana içeriğe geç
Sözlük

portre ile cümle

portre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.Der Nachlass befindet sich in der Huntington Library, San Marino, Kalifornien.
William'ın güvenilir hiçbir portresi bulunamamıştır.Von Catherine Howard ist kein Porträt erhalten geblieben.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Die Negative der Fotos, darunter Portrait-Aufnahmen, sind verloren gegangen.
Sadece sikkelerin üzerine kendi isimlerini, monogramlarını ya da portrelerini tek tük bastırmışlardı.Nur vereinzelt setzten sie ihren eigenen Namen, ihr Monogramm oder gar ihr Bildnis auf die Münzen.
Sergideki özellikle kadın portreleriyle büyük ün sağladı.Er verstand es, insbesondere seinen Frauenporträts eine besondere Ausstrahlung zu geben.
Özellikle portre alanında başarılı idi.Besonders erfolgreich war sie im Fechtsport.
Crisp, portre fotoğrafçısı Herb Ritts'e poz verdi.Lemuel zeigte die Fotos später Herb Ritts.
2009 yılında tedavüle sürülen 50 Türk Lirası banknotlarının arka yüzünde portresi bulunmaktadır.Seit 2009 ziert ihr Porträt die Rückseite der türkischen 50-Lira-Banknote.
Bir diğer ünlü tablosu 1926'da yaptığı Bir Gazetecinin Portresi:Sylvia von Harden'dir.Otto-Dix-Haus Gera 1926: Porträt der Journalistin Sylvia von Harden.
Kral ve eşi portreleri yapılırken poz veriyorlar.Sowohl der Vater als auch der Sohn stachen zahlreiche Porträts.
Modern dönemde her aile, evlerinde çocuklarının portresini bulunduruyordu.Auch jede Familie sollte zu Hause ein Bild von ihm haben.
Yanıbaşındaki tabloda ise Dorian Gray'in genç portresi vardır.Bei einem Freund, der Maler ist, gibt Dorian Gray sein Porträt in Auftrag.
Portreye Andy Warhol’un Marilyn Monroe portresine yaptığı efektin bir benzeri yapılmıştır.Bekannte Beispiele sind die Bearbeitungen, die Andy Warhol an Fotos von Marilyn Monroe vornahm.
1849 yılında Dresden'de Theodor Fontane ve Wilhelm Wolfsohn'un portrelerini yapmıştır.Wenige sind bekannt: 1849 porträtierte er in Dresden Theodor Fontane und Wilhelm Wolfsohn.
Breda özellikle portre çizimlerinde uzmanlaşmıştır.De Lisi schuf vorwiegend Porträtbüsten.
Üzerinde Arthur Honegger'in portresi bulunmaktadır.Sie ist Arthur Honegger gewidmet.
1853'e kadar genellikle portre çalışmalarıyla tanınan bir ressam olarak Paris'te kaldı.Bis 1853 lebte er als Porträtmaler in Paris.
Şebihnüvisler: Portre yapan nakkaşlar.Aule Mölmsche: Porträts Mülheimer Bürger.
1947'de sürrealist bir Picasso portresi yaptı.1940 veranstaltete er eine Picasso-Retrospektive.
Cultural Figures serisi 40 yıldan uzun sürmüş ve 150 den fazla portre içermektedir.Das Projekt dauerte über vier Jahrzehnte an und enthält mehr als 150 individuelle Porträts.
Bu portre şu anda Şikago Sanat Enstitüsü'nde sergilenmektedir.Das Bild hängt heute im Art Institute of Chicago.
Fransa kralı VII. Charles'in portrelerini yapmıştır.George W. Bush: Ein Porträt meines Vaters.
En çok portreleri ile tanınmıştır.Am berühmtesten sind seine gezeichneten Porträts.
Aynı zamanda Elijah Wood da karakteri portre etti.Auch in dieser Fassung tritt Elijah Wood auf.
Tamamı İsmet İnönü portreli olarak bastırılmıştır.Er bestritt seinen Lebensunterhalt als Porträtfotograf.
Birçok diğer eserleri Enver Sedat ve Konrad Adenauer'in portreleri de dahil olmak üzere bunu izledi.Nur wenige Genossen, z. B. Konrad Haenisch, hielten noch zu ihm.
1779 yılında gezici portre ressamlığına başladı.In der Folge veröffentlichte er ab 1779 sein Werk Porträts.
Günümüze ulaşabilmiş portre çalışmaları ve manzara resimleri ile tanınır.Ich sehe sofort Szenen und Bilder.
1934'ten sonra boyadığı yüz portrelerini soyutlaştırdı ve bu portrelerin adını Meditationen koydu.Er stellte in diesem Jahr vier weibliche Porträts aus, welche seinen Ruf begründeten.
Bu roman daha sonraki antik Sami kültürlerine ilişkin portreleri büyük ölçüde etkilemiştir.Ihr Einfluss auf die Malerei späterer Generationen war überwältigend.
Portreyi görüyorum.Je vois le portrait.
Fransız sarayında birçok portreye imza attı.Il exécute plusieurs portraits à la Cour de France.
Time dergisi iddialara göre 3 Temmuz 1939’da Hooke’un bir portresini yayınladı.Dans son numéro du 3 juillet 1939, le magazine Time a publié un portrait supposé de Hooke.
Bunlardan biri ortopedi cerrahı, Gavriil Abramovich İlizarov bir portre oldu.L'un était un portrait du chirurgien orthopédiste, Gavriil Abramovitch Ilizarov.
Ve genelde çok unutkan birisi olarak portre edilirdi.Il était devenu un compositeur presque oublié.
Sanatçının Annesinin Kızı Olarak Portresi.Portrait de la mère de l'artiste.
Bu zamanda Amerikan portre ressamı John Singer Sargent de sarayda bir atölyeye sahipti.À cette époque, le portraitiste John Singer Sargent a également occupé un studio dans le palais.
Aynı yılın Nisan ayında Cambridge, Massachusetts'teki Project Inc'de Öz Portre’sini sergiledi.En avril de cette même année elle perfome Selfportrait au Project Inc. à Cambridge, Massachusetts.
Congress Voting Independence Mary Ball Washington'ın 1786 tarihli portresi.Portrait de Mary Ball Washington en 1786.
Portresi halen müdür odasında yer almaktadır.Son portrait est pendu dans le bureau du directeur.
Sonraki günlerde Vincent, Milliet'nin bu portresini yapmıştır.Dans les jours qui suivirent Van Gogh a exécuté ce portrait de Milliet.
1910'dan itibaren portrelere daha da çok odaklandı.Au début des années 1920, il s'intéresse davantage au portrait.
Üzerinde Arthur Honegger'in portresi bulunmaktadır.Il a été mis en musique par Arthur Honegger.
Tablolarının konusu genellikle kadın portreleri olmuştur.Elle peignait principalement des portraits de femmes.
General William Irvine'in portresi İngiliz bir tarihçi, Catharine Macaulay'ın portesi.George Washington Portrait de Catharine Macaulay, historienne anglaise.
Joker'in yardımcı yaratıcılarından biri olan Jerry Robinson'a, karakterin portresi oluşturulurken danışıldı.Jerry Robinson, un des cocréateurs du Joker, a été consulté sur la nature du super-vilain.
Nokia C3-00'ün aksine, Asha 303 ekranının genişliği (portre) daha uzundur.En comparaison du Nokia C3-00, son écran est plus haut et plus large (mode portrait).
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Les negatifs, parmi lesquels il y avait aussi des portraits, ont disparu.
Paranın ön yüzünde Alberto Giacometti'nin (1901-1966) portresi yer almaktadır.Il fut nommé en hommage au sculpteur suisse Alberto Giacometti (1901-1966).
Brady'nin yakaladığı en ünlü fotoğrafı Abraham Lincoln'ün 5 doların üzerinde bulunan portresidir.La dénomination du billet en $ où figure le portrait d'Abraham Lincoln.
Clara Oswald'ın solmuş bir portresini görür.Il trouve un portrait de Clara Oswald usé au mur.
Bunların arasında aile üyelerinin portreleri de vardı.Puis il peint les portraits des membres de sa famille, entre autres.
Şebihnüvisler: Portre yapan nakkaşlar.Types de sols : schistes porphyres.
Victor Hugo portresi.Portraits Hugo Hofstetter.
Bir kraliyet düğünü portresi.Portrait d'un mariage.
Ressam 1850'lerde Zhdanovich ailesi için bir dizi portre yaptı.Dans les années 1846-1850, il réalise une série de portraits de membres de la famille Jdanovitch.
UNIT'in güvenli yerinin merdivenlerinde Birinci Doktor'un portresi görünmüştür.Un portrait du Premier Docteur est montré furtivement dans l'escalier de la UNIT Safe House.
Günümüzün Üç Güzeli çiziminde çizilen üç model Utamaro'nun portresinin ana temasıydı.Les trois modèles des Trois beautés de notre temps sont des sujets fréquents de l'art du portrait d'Utamaro.
Annesinin portrelerini ise fotoğraflardan yapmıştır.Portrait de sa mère.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.Il est actuellement la propriété de la bibliothèque Huntington, à San Marino en Californie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod