Ana içeriğe geç
Sözlük

portakal ile cümle

portakal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Dina kolesterolvärden är vad jag kallar nivå Orange."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Dit kolesterol tal er hvad jeg kalder Orange Niveau."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Ihr Cholesterin befindet sich auf dem Niveau Orange."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Il suo colesterolo è in quello che io chiamo Livello Arancione".
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Jouw cholesterolgehalte is wat ik noem Niveau Oranje."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""당신의 콜레스테롤 수치는 제가 오렌지 레벨이라고 부르는 단계입니다."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Level kolesterol Anda menurut saya ada di Level Oranye."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""O seu colesterol está naquilo a que eu chamo Nível Laranja." — "A sério?
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Su colesterol está en lo que yo llamo Nivel Naranja".
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Twój cholesterol jest na poziomie pomarańczowym".
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Váš cholesterol bych označil někde na oranžové hladině."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Vašo raven holesterola sem poimenoval Oranžna raven."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Η χοληστερίνη σας είναι αυτό που ονομάζω Κλίμακα Πορτοκάλι".
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Згідно з моєю теорією, Ваш холестерин на Оранжевому рівні".
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""По моей шкале у вас "оранжевый" уровень холестерина". — "Правда?
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""Холестеролът ви е, както аз го наричам, на ниво Оранжево."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""הכולסטרול שלך נמצא במה שאני קורא 'רמה כתומה'."
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede.""مستوى الكوليسترول لديك أسميه المستوى البرتقالي".
"Kolesterol seviyeniz "Portakal Seviyesi" diye adlandırdığım seviyede."「それっていいの? 悪いの?」 「さあね」
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Było z nim kiepsko, a czas uciekał.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Evoluţia era spre rău şi timpul îi expira.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Las cosas no iban bien para el Sr. Wright, el tiempo se le acababa.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Le cose non si mettevano bene per il Signor Wright, era proprio agli sgoccioli.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Τα πράγματα δεν πήγαιναν καλά για τον κο Ράιτ και ο χρόνος του τελείωνε.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.Дела обстояли у мистера Райта не очень хорошо, времени оставалось мало.
Koltuk altında, boynunda, göğsünde ve karnında portakal büyüklüğünde tümörleri vardı.אז, דברים לא הלכו כמו שצריך למר רייט, הזמן באמת נגמר.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. . Bu altı karbonlu bir moleküldür.Este es una molécula de seis carbonos. tiene sentido ya que dos carbonos y cuatro hacen seis.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .Což je ta samá věc jako ve vaší limonádě nebo v pomerančové šťávě.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .시트르산은 레모네이드 혹은 오렌지 주스에 들어있는 물질입니다. 시트르산은 레모네이드 혹은 오렌지 주스에 들어있는 물질입니다.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .Que é a mesma coisa que há na sua limonada ou no seu suco de laranja.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .Qui est la même chose que dans ta limonade ou ton jus d'orange.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .To ten sam związek, który znajdziemy w soku z cytyny czy pomarańczy.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .Yang adalah sama seperti dalam limun Anda atau jus jeruk Anda.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .Тя се намира в лимонадата или портокаловия сок.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .או במיץ תפוזים.
Limonatada veya portakal suyunda bulunan şey yani. .وهو نفس الأشياء في عصير الليمون الخاص بك أو عصير البرتقال الخاص بك.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.A New York, une orange était un cadeau de Noël fréquent, parce qu'elle venait de la lointaine Floride.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.En Nueva York, una naranja era un regalo común en Navidades, porque venía desde Florida.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.In New York, o portocala era un cadou de Craciun obisnuit, pentru ca venea tocmai din Florida.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.In New York, was een sinaasappel een kerstcadeau, omdat die helemaal uit Florida kwam.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.뉴욕에선 오렌지가 일반적인 크리스마스 선물이였습니다. 왜냐면 그건 저멀리 플로리다에서 오는 것이였기 때문이죠.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.Le arance erano un tipico regalo di Natale, a New York. perché arrivavano dalla Florida.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.New Yorkban a narancs általában karácsonyi ajándék volt, mert messziről, Floridából jött.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.New Yorkissa appelsiini oli yleinen joululahja, koska se piti tuoda Floridasta.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.Ở New York, một quả cam là món quà Giáng sinh phổ biến, bởi vì nó được chuyển đến từ tận Florida.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.Orangen waren in New York ein beliebtes Weihnachtsgeschenk, denn sie kamen von weit her, aus Florida.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.Pomeranč byl v New Yorku běžně vánočním dárkem, protože docestoval až z Floridy.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.V New Yorku pomaranč bol zvyčajný vianočný darček, ale prešiel celú cestu až z Floridy.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.W Nowym Jorku pomarańcza była popularnym prezentem gwiazdkowym, bo była przywożona aż z Florydy.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.Апельсины были распространенным новогодним подарком в Нью-Йорке, потому что их привозили из Флориды.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.В Ню Йорк, портокала беше нещо нормално за коледен подарък, защото идваше чак от Флорида.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.בניו-יורק, תפוז היה מתנה נפוצה לקריסמס, מכיוןן שהוא הגיע מפלורידה הרחוקה.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.في نيويورك، كان البرتقال هدية عيد الميلاد الشائعة، لأنها تأتي من فلوريدا البعيدة.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.はるばるとフロリダ州からやってきたからだ 30年代からアメリカの道路システムが拡大したに従って
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.響紐約,聖誕節送橙好普遍 因為橙要由佛羅里達州運嚟
O, o geçerken raflarda birini aşağı bir kavanoz aldı; 'PORTAKAL etiketliA luat jos un borcan de la unul din rafturi ca ea a trecut, a fost etichetat "ORANGE
O, o geçerken raflarda birini aşağı bir kavanoz aldı; 'PORTAKAL etiketliCô đã xuống một jar từ một trong các kệ như bà đã qua, nó đã được dán nhãn "da cam
O, o geçerken raflarda birini aşağı bir kavanoz aldı; 'PORTAKAL etiketliDala dole pohár z jednej z políc, keď prechádzala okolo, ale bol označený "ORANGE
O, o geçerken raflarda birini aşağı bir kavanoz aldı; 'PORTAKAL etiketliDia menurunkan guci dari salah satu rak saat ia lewat; itu berlabel 'JERUK
O, o geçerken raflarda birini aşağı bir kavanoz aldı; 'PORTAKAL etiketliEla tirou um frasco de uma das prateleiras enquanto passava, que foi batizado de 'LARANJA
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod