Ana içeriğe geç
Sözlük

portakal ile cümle

portakal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Florida'daki portakallar,תפוזים בפלורידה,
Florida'daki portakallar,البرتقال في فلوريدا،
Florida'daki portakallar,エクアドルのバナナ これは去年訪れた農家です
(Gülüşmeler) Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Então, peguei num pacote de sumo de laranja e despejei-o no copo para tirar esta fotografia.
Hemen şuraya, haftalık üreteceğim portakal suyu miktarını galon cinsinden yazdım. .W tej kolumnie wpisałem liczbę galonów soku, które mogę wyprodukować tygodniowo.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.1 つのリンゴがあります。 つまり、3:2:1です。
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.딸기 3 개에 대하여 , 오렌지 2 개와 1 개의 사과를 가지고 있습니다
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Bem para todos os três morangos, tenho duas laranjas e eu tenho uma maçã.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Bene per ogni 3 fragole ho 2 arance e 1 mela.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Bueno, por cada 3 fresas, tengo 2 naranjas y tengo 1 manzana.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Eh bien pour trois fraises, j'ai deux oranges et j'ai une pomme.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Nå for hver tre jordbær, har jeg to appelsiner og jeg har en æble.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Nos minden harmadik eperre, jut két narancs és egy alma.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Pro každé 3 jahody mám 2 pomeranče a 1 jablko.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Така че след това пропорцията ще бъде три: два: един.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.גם עבור כל שלוש תותים, יש לי שני תפוזים . ויש לי אחד תפוח.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.حسناً، لكل 3 حبات فراولة، لدي برتقالتان ولدي تفاحة واحدة
Her bir grubun içinde 8 portakal var.자, 또 각각의 과일 묶음 당 8개의 오렌지가 있습니다.
Her bir grubun içinde 8 portakal var.Agora, para cada um desses grupos, também tenho oito laranjas.
Her bir grubun içinde 8 portakal var.Nu, for hver af disse grupper, jeg også har otte appelsiner.
Her bir grubun içinde 8 portakal var.Ora, per ognuno di questi gruppi, ho anche 8 arance.
Her bir grubun içinde 8 portakal var.Сега за всяка от тези групи, аз имам също осем портокала.
Her bir grubun içinde 8 portakal var.الآن، في كل واحدة من هذه المجموعات، لدي ايضاً 8 برتقالة
Her bir grubun içinde 8 portakal var.だから、最初のオレンジの数は?
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Ada kompos saya di dalamnya, yang menumbuhkan pohon jeruk ini, sesuatu yang hebat.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.All'interno c'è il mio concime, che sta facendo crescere un arancio, una gran cosa.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Are compost în el, ceea ce crește un portocal, ceea ce e grozav.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Darin ist mein Kompost, welcher einen Orangenbaum wachsen lässt, was toll ist.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Dentro tiene mi compost, en el que crece un naranjo, lo cual es genial.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Det inrymmer min kompost, som göder apelsinträdet, vilket är utmärkt.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Ebben van a komposztom és ettől növekszik a fa, ami nagyszerű.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Ik heb mijn compost erin gedaan, waaruit sinaasappelboom groeit, wat prachtig is.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Il contient mon compost, qui fait pousser un oranger, ce qui est génial.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Jest w niej mój kompost.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Je v tom můj kompost, který podporuje růst pomerančovníku, což je skvělé.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.오렌지 나무를 성장시키는 제가 만든 훌륭한 퇴비를 담아 놓았죠.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Nó được bón phân vi sinh, và có một cây cam đang trồng trong đó, thật là tuyệt.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Tem composto dentro que está a alimentar a laranjeira.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Έχει δικό μου λίπασμά μέσα, μεγαλώνει ένα δέντρο, κάτι που είναι σπουδαίο.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.В ній є компост, в компості - дерево.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Внутри мой компост, который питает дерево, и это здорово.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.Тя съдържа моя компост в нея, който развива портокалово дърво, което е страхотно.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.יש בתוכו את הקומפוסט שלי, שמגדל עץ תפוז, שזה נפלא.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.وبداخله السماد، الذي ينمي شجرة البرتقال، وهذا رائع.
İçinde benim bir portakal ağacı büyüten gübrem var, ki bu mükemmel.これは同じ部屋にあるキッチンです。
İlk 1,000 litre portakal suyu için litre başına 50 kuruş gelirimiz var. Böyle devam ediyor.. *Za każdy galon z pierwszego tysiąca dostaniemy 50 centów.
İlk 1,000 litre portakal suyu için litre başına 50 kuruş gelirimiz var. Böyle devam ediyor.. *За първите 1000 галона ще получаваме по 50 цента.
İlk 1000 portakal için 500 dolardı, fakat sonraki 1000 portakal için 350 dolar oldu.Pierwszy tysiąc galonów kosztował 500, a drugi - tylko 350.
İlk 1000 portakal için 500 dolardı, fakat sonraki 1000 portakal için 350 dolar oldu.První tisícovka pomerančů má variabilní náklady 500 dolarů, zatímco druhá tisícovka jen 350.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Azoknak, akik nem beszélnek spanyolul, jugo de naranja -- spanyolul narancslevet jelent.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.For dem af jer, som ikke taler spansk: juho de naranja - er det samme som "orange juice"
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.För er som inte talar spanska, jugo de naranja är spanska för apelsinjuice.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Für alle, die kein Spanisch sprechen: "Jugo de naranja" ist Spanisch für "Orangensaft".
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Jakby ktoś nie wiedział, "jugo de naranja" to sok pomarańczowy.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek."Jugo de naranja", dat is Spaans voor sinaasappelsap.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.스페인어를 하지 않는 분들을 위해서 옮기자면, jugo de naranja는 스페인어로 (오렌지 쥬스인데)
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Para quienes no hablan español, " jugo de naranja" es español.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Pentru cei care nu stiu Spaniola, "jugo de naranja"-- inseamna " suc de portocale" in spaniola.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Per chi non sa lo spagnolo, 'jugo de naranja' significa 'succo d'arancia'.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Pro ty z vás, kdo nemluví španělsky, jugo de naranja znamená pomerančový džus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod