Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.Это сложно, ведь этот рынок разбит на части, а у потребителей нет дохода.
Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.כך שלא ניתן להשתמש באותם מודלים כמו בארצות הברית כדי להניע דברים קדימה.
Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.انه شيء صعب: انه سوق تجاري مقسم جداً ومستهلكين لا دخل لديهم.
Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.求めている人々は収入もなく分断化された人々です。 ですので物事を進めるためにアメリカ方式では
Cezaevi popülasyonlarında uyuşturucu kullanımıInfracţiunile la regimul drogurilor
Cezaevi popülasyonlarında uyuşturucu kullanımıTendencje dotyczące poszczególnych narkotyków
Cezaevi popülasyonlarında uyuşturucu kullanımıVankilaväestön huumausaineiden käyttö
Cezaevi popülasyonlarında uyuşturucu kullanımıZdravotná a sociálna situácia vo väzniciach
Çünkü populasyonları oldukça düşük.20000頭のうち8000頭はメスだと考えられています
Çünkü populasyonları oldukça düşük.Că există riscul de extincţie pentru această specie deoarece populaţia ei este prea mică.
Çünkü populasyonları oldukça düşük. Hatta 20 binin yalnızca 8 bini dişi.Сметнахме, че от тези 20 000, 8 000 са женски.
Çünkü populasyonları oldukça düşük.처해 있다는 것입니다
Çünkü populasyonları oldukça düşük.lebo jeho populácia je príliš malá.
Çünkü populasyonları oldukça düşük.מאחר והאוכלוסיה שלו כל כך קטנה.
Çünkü populasyonları oldukça düşük.لان عدده صغير؟
Daha düşük a değerleri için ise, popülasyon varyansının üstünde bir tahminde bulunuyoruz.Gdy mamy niskie wartości "a", to przeszacowujemy wariancję populacyjną.
Daha düşük a değerleri için ise, popülasyon varyansının üstünde bir tahminde bulunuyoruz.Když jsou hodnoty 'a' nižší, tak populační rozptyl naopak nadhodnocujeme.
Daha düşük a değerleri için ise, popülasyon varyansının üstünde bir tahminde bulunuyoruz.Коли ми маємо низькі значення "а", то ми переоцінюємо розбіжність загальної сукупності.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Come abbiamo già detto, la riproduzione sessuata è la chiave per introdurre variazioni in una popolazione.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Desigur, asta se întîmplă de două ori. Se întîmplă acelați lucru și în cealaltă celulă.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Esto ocurre también en las otras células. La otra celda es un poco ordinaria. Desde allí no se cruzaban sobre.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Jak jsem říkal, pohlavní rozmnožování je zásadní pro rozmanitost populace.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Jak już mówiłem, rozmnażanie płciowe to sposób na utrzymanie zmienności genetycznej w populacji.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -전에 말한 바와 같이 유성생식은 집단에서 다양성이 있게 하는 역할을 하죠
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Seperti sudah disebutkan sebelumnya, reproduksi seksual merupakan kunci menambahkan variasi ke dalam populasi.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Половото размножаване е ключово за да имаме разнообразие в популацията.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -個体群に、多様性をもたらす これが母から
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.A ornitolog to pak může využít při sledování populace, migrace, atd.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Depois, os ornitólogos podem lá ir e ajudar a rastrear populações, migrações, etc.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.E ciò consente agli ornitologi di seguire le tracce delle popolazioni, le migrazioni eccetera.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.És aztán az ornitológusok segítenek nekik nyomon követni a populációkat, vándorlásokat, satöbbi.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.그러면 이 곳에서 조류학자들이 개체군이나, 철새 이동 등의 정보를 얻습니다.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Og så kan ornitologer gå ind og hjælpe med at beregne antal, migreringer osv.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Ornithologen kunnen vervolgens populaties volgen, en migraties enzovoort.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Ornitologi lahko na podlagi tega lažje opazujejo populacije, selitve ptic itd.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Później ornitolodzy mogą wykorzystać te informacje, by śledzić populacje, migracje itd.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Rồi sau đó các nhà điểu học có thể đi và giúp đỡ theo dõi mật độ, di trú, vân vân.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Şi apoi ornitologii pot merge să ajute în monitorizarea populaţiei, migraţiei etc.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Und dann können die Ornithoglogen dabei helfen Populationen zu verfolgen, Migrationen, et cetera.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Y luego los ornitólogos pueden ir y ayudar a seguir las poblaciones, migraciones, etcétera.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.Έπειτα οι ορνιθολόγοι μπορούν να πάνε και να βοηθήσουν την καταγραφή πληθυσμών, αποδημιών κτλ.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.А после орнитолозите могат да отидат и да помогнат за проследяване на популации, миграции и т.н.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.А потім орнітологи можуть взяти і відслідкувати популяції, міграції і так далі.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.И затем орнитологи могут взять и отследить популяции, миграции и так далее.
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.ואז יכולים אורניתולוגים להיעזר בכך לעקוב אחר אוכלוסיות, נדידות, וכו'
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.وبعد ذلك عالم الطيور المتخصص يبدأ ويساعد في مراقبة أعدادهم , هجراتهم , إلخ .
Daha sonra, kuşbilimciler gidip populasyonları, göçleri vs. takip etmede yardım ediyorlar.鳥の数や季節移動などを追跡するのです イギリスにマイク オーツという人がいます
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.A mudança acelerou à medida que a população humana cresceu.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.A népességnövekedéssel a változások felgyorsultak. Történtek további dolgok, még ennél is hirtelenebb.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Dân số càng tăng thì sự thay đổi càng nhiều.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Die Veränderung beschleunigte sich mit der Vergrößerung der menschlichen Population.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.El cambio se aceleraba a medida que la población humana crecía.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Förändringen accelererade när befolkningen ökade.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Il cambiamento si è accelerato con l'aumento della popolazione umana.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.인류가 등장하면서 변화는 더 가속되었습니다.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Les changements se sont accélérés avec l'augmentation de la population humaine.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Perubahan menjadi semakin cepat saat populasi manusia bertambah.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Schimbarea s-a accelerat pe măsură ce populația a crescut.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Verandering versnelde door de opkomst van menselijke populaties.
Değişiklik insan popülasyonları büyüdükçe arttı.Zmena sa zrýchľovala, ako ľudská populácia rástla.