Ayrıca bilişsel biliminin popülaritesini artırmıştır.Lemström myös popularisoi tiedettä.
Popülaritesini YouTube'da elde etmiştir.Kansainvälistä huomiota hän sai kuitenkin YouTube:n kautta.
Oreos'un popülaritesi arttıkça, onunla birlikte gelen dağıtım miktarı da artar.Όσο μεγάλωνε η σημαντικότητα του Όσιρι, ομοίως μεγάλωνε και η δημοφιλία του.
Anne 1522de saraya dönüp hatırı sayılır bir popülarite elde etti.I 1532 grundlagde han et samfund ved Emden og fik en stor tilhængerskare af håndværkere.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.AC/DC's popularitet havde en tilbagegang, kort tid efter at trommeslageren Phil Rudd forlod bandet i 1983.
Onun popülaritesi nedeniyle de birçok yeni remix ve birkaç saatlik versiyonlar yapılmıştır.På grunn av sin popularitet, har mange nye remixer og coverversjoner blitt gjort, noen timer lange.
Anne 1522de saraya dönüp hatırı sayılır bir popülarite elde etti.Marys søster Anne kom tilbake til England i 1522 og fikk en betydelig popularitet ved hoffet.
11 Kasım 1827 tarihinde yapılan La Trinidad Savaşı ile popülaritesi arttı.Han ble berømt som følge av det legendariske slaget ved La Trinidad den 11. november 1827.
Bununla birlikte genç Kraliçe popülaritesini mevcut hükümete olan güveni geri kazanılmasına yardımcı oldu.Namun popularitas sang ratu muda membantu kepercayaan diri pemerintahan.
Başarısı ve popülaritesi bugün artarak devam etmektedir.Popularitas dan popularitasnya berlanjut melalui peran ini.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Ini pecahnya pemberontakan membuat Galba sadar tidak populernya sendiri dan dari ketidakpuasan umum.
64 yılıyla birlikte, Nero popülaritesini arttırmak için Neapolis'te halk önünde söylemeye başladı.Vào năm 64, Nero bắt đầu công khai trình diễn cho công chúng ở Neapolis để tăng sự yêu mến từ nhân dân.
Antlaşma utanç verici kabul edildi ve Jovian hızla popülaritesini yitirdi.Hiệp ước này được coi như một sự ô nhục và khiến cho Jovianus mất sự ủng hộ của dân chúng.
Filipinler'de yaşıyorken ABS-CBN Star Circle Quest programında büyük popülarite kazanmıştır.Dara xuất hiện lần đầu tiên trên ABS-CBN's Star Circle Quest ở Philippines.
Teatral kampanyaları sayesinde popülaritesi yükseldi ve 1977 yılında şehir denetçisi olarak seçildi.Nhờ những chiến dịch, ông ngày càng nổi tiếng và giành một ghế ở Ban Giám sát vào 1977.
Tüm bunlar yeni imparatorun popülaritesini tüketiyordu.Mọi người đều cất tiếng khen ngơi bộ y phục mới của hoàng đế.
1961'de kulüp başkanı Enric Llaudet takımın popülaritesine rağmen kulübü eritti.人気があったにもかかわらず、1961年にクラブ代表のエンリク・リャウデット(Enric Llaudet)がチームを解散させた。
AC/DC'nin popülaritesi 1970'lerde önce Avustralya'da, ardından da uluslararası alanda arttı.AC/DCの人気は、1970年代を通して、まずオーストラリアで、やがて世界的に、拡大し続けた。
Bir dönemki büyük popülaritesine karşın, öldüğü zaman artık neredeyse unutulmuştu.一時的に人気が高かったにも拘わらず、その死のときはほとんど忘れられた存在になっていた。
Bu dönemde programın izleyicisi ve popülaritesi artmıştır.この番組で人気と知名度が高まる。
O topun popülaritesi yüzünden, 1996'da üretilen Questra'nın iki yeni sürümü vardı.このボールが好評を博したため、1996年、後継の2種のクエストラが発表された。
Şovun popülaritesi sayesinde yedi tane daha pastane açmıştır.また秀甫は秀栄に七段を贈った。
Malaya’daki İngiliz asker sayısı çok azdı ve halk arasında İngiltere’nin popülaritesi çok azdı.法兰克人保留得少些,在不列颠则完全消失。
Patti Smith Group ABD ve Avrupa'da albüm tanıtım turunda iken punk'ın popülaritesi de arttı.当帕蒂·史密斯乐队在美国和欧洲巡回演出的时候,朋克开始流行。
Tarihi antik dönemlere dayanan kundaklama işlemi, 17. yüzyılda Avrupa'da popülaritesini yitirmiştir.现代外交豁免權的概念主要是在17世紀中的歐洲形成的。
Bu ikilinin filmlerde sürekli olarak birbirlerine takılması filmlerin popülaritesini arttırmıştı.이 영화 이야기와 함께 두 사람의 관계는 점점 발전해 간다.
Roma Senatosu'nda popülaritesi o kadar yüksekti ki kendisine "en iyi" anlamına gelen optimus unvanı verildi.הפופולריות שלו הגיעה לכך שהסנאט העניק לו את הכינוי "אופטימוס" שפירושו "הטוב ביותר".
Bununla beraber manga da popülaritesini Japonya'da ve dünyada zirveye taşımıştır.מאנגה זו זכתה לפופולריות רבה ביפן ובעולם.
Popülariteleri, Sovyet işgali ile hızla azalmıştı.המשורר משך מהר את שנאתו של הממסד הסובייטי.
Orijinal uzunluğundan 4:36'ya kesilen klip, büyük bir popülarite kazanmış ve grubun ününe ün katmıştıır.את הסיבוב השלישי הם חצו בתוך 3:00.4 דקות, והקהל החל לשאוג, כשהוא מריח את שבירת השיא המתקרבת.
Bu, yazarın popülaritesinin devamı için bir ahittir.За писателя това си е почти почивка.
1988 yılında kısa bir sürelik yok oluşun ardından gose üretimi yeniden popülaritesini yükseltmiştir.След 1990 г. делото му отново добива популярност.
Bir dönemki büyük popülaritesine karşın, öldüğü zaman artık neredeyse unutulmuştu.Iako je bio vrlo popularan tijekom svog života, ubrzo je zaboravljen nakon smrti.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.No, popularnost sastava naglo je pala nakon odlaska bubnjara Phila Rudda 1983. godine.
Bu, yazarın popülaritesinin devamı için bir ahittir.Upravo ga je to učinilo piscem svjetskog glasa.
Gazete II. Dünya Savaşı'ndan sonra özellikle 1960'lı yıllarda popülaritesini artırmıştı.Grad nakon rata opet doživljava procvat, pogotovo 1960-ih godina.
Kraliçe zaten popülaritesini yitirmişti ve bu suni köy olayı namını biraz daha lekeledi.Stanovnici su preuzeli ime obližnje lokacije i to je bilo kasnijim imenom sela.
Ayrıca bilişsel biliminin popülaritesini artırmıştır.Popularizirao je znanost.
AC/DC'nin popülaritesi 1970'lerde önce Avustralya'da, ardından da uluslararası alanda arttı.Popularita skupiny AC/DC v priebehu 70. rokov narastala najprv v Austrálii, neskôr na celom svete.
1980'lerde ise, IBM PC ile kullanılmak üzere benimsenmesiyle birlikte popülaritesi iyice artmaya başladı.Počas osemdesiatych rokov bol prispôsobený na použitie s IBM PC a jeho popularita výrazne vzrástla.
Albümün çıkışı, grubun popülaritesini yurtdışına taşıyan Kore Akımının yükselmesi ile aynı döneme rastladı.Album tentokrát vyšiel v angličtine čo rozšírilo pole pôsobnosti kapely do zahraničia.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.Krátko potom, ako od kapely v roku 1983 odišiel bubeník Phil Rudd popularita AC/DC klesala.
Antlaşma utanç verici kabul edildi ve Jovian hızla popülaritesini yitirdi.Mirovni pogodbi so bili za Rimljane sramotni in Jovijan je hitro izgubil svojo priljubljenost.
Aynı zamanda popülaritesi de Roma'da düşmeye başlamıştı.Njegova priljubljenost je trpela tudi v Rimu.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Po uporu se je Galba zavedel svoje nepriljubljenosti in splošnega nezadovoljstva.
Romalı askerler arasında da barbar kabul edilen kimselerle yakınlığından ötürü popülaritesini yitirdi.Zaradi tesnih stikov s tako imenovanimi barbari je izgubil tudi podporo svojih rimskih vojakov.
Roma Senatosu'nda popülaritesi o kadar yüksekti ki kendisine "en iyi" anlamına gelen optimus unvanı verildi.Jo populiarumas buvo toks didelis, kad Romos senatas jam suteikė titulą optimus, reiškiantį „geriausias“.
Antlaşma utanç verici kabul edildi ve Jovian hızla popülaritesini yitirdi.Taikos sutartis buvo laikoma labai gėdinga ir Jovianas greitai prarado populiarumą.
1961'de kulüp başkanı Enric Llaudet takımın popülaritesine rağmen kulübü eritti.1961 m., nepaisant klubo populiarumo, jo prezidentas Enric Llaudet nutarė ekipą išformuoti.
Aynı zamanda popülaritesi de Roma'da düşmeye başlamıştı.Jo pupuliarumas krito ir Romoje.
Bu dönem aynı zamanda popülaritesinin de doruğa çıktığı dönemdir.Tuo metu grupė buvo pačioje savo populerumo viršūnėje.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Maišto išplitimas atskleidė Galbai jo nepopuliarumą ir bendrą nepasitenkinimą.
Popülariteleri, Sovyet işgali ile hızla azalmıştı.Piirissaare elanike arv hakkas kiiresti vähenema seoses Nõukogude okupatsiooniga.
1528'de Martin Luther'in öğretileri popülarite kazandı.1528. aastast alates muutus linnas üha populaarsemaks kiriku reformija Martin Lutheri õpetus.
12.988 üye. Bu popülarite, gerçekten...12.988عضوا هذه الشعبية حقيقية
Ama hiçbir ilerleme yok. Tek yaptığın Prenses'in popülaritesini arttırmak.شعبيت الاميرة في تزايد مستمر
Ama kıyı ötesi korsan radyoların popülaritesi hükümeti yayın kuralları konusunda tekrar düşünmeye yöneltti.1967年にBBC独占が崩れて以来、
Ama kıyı ötesi korsan radyoların popülaritesi hükümeti yayın kuralları konusunda tekrar düşünmeye yöneltti.그러나 해외 해적 방송의 인기로 정부는 방송 규정을 재고해야 했지요.
Ama kıyı ötesi korsan radyoların popülaritesi hükümeti yayın kuralları konusunda tekrar düşünmeye yöneltti.Но популярность пиратских радио-передач вынудило правительство пересмотреть правила трансляции.
Bu popülarite, gerçekten...Milyen népszerű, tc.