politikaları ile cümle

politikaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Ekonomi ve maliye politikalarına gerek yoktur.Økonomisk politikk og samfunnsøkonomisk lønnsomhet.
Yunan ve uluslararası ekonomik politikaları konusunda çok sayıda kitap yazmıştır.Han har skrevet en rekke artikler i norske og internasjonale fagtidsskrifter.
Parti'nin kuruluş amacı Başkan Andrew Jackson'un ve Demokrat Parti'nin politikalarına karşı gelmekti.Partai ini dibentuk untuk menentang kebijakan Presiden Andrew Jackson dan Partai Demokrat.
Ortak Bildiri, bu temel politikaların Hong Kong Temel Hukuku'na dahil edilmesini gerektirdi.Deklarasi Bersama menyatakan bahwa kebijakan dasar ini harus dinyatakan dalam Hukum Dasar Hong Kong.
Duncan kemer sıkma ve özelleştirme konusunda Ouattara'nın ekonomi politikalarını sürdüreceğini söyledi.Ia mengatakan bahwa ia akan melanjutkan kebijakan ekonomi Ouattara yakni penghematan dan privatisasi.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.Điểm tương tự chính là việc liên hệ chính sách sinh sản với mục đích lý tưởng của đất nước.
İngiliz denizaşırı toprakları genellikle kendi vize politikalarını uygulamaktadırlar.Lãnh thổ hải ngoại thuộc Anh thường áp dụng chính sách thị thực của riêng họ.
Akademik yaşamında demiryolu taşımacılığı ve ulusal ulaştırma politikaları konularında çalışmalar yürütmüştür.Trường có quá trình phát triển gắn với sự phát triển của đất nước và ngành Giao thông vận tải Đường sắt.
Sonrasında Türkistan göçmen politikalarıyla çok yakından alakadar oldu.その後、移民政策を厳格にしている。
Ekonomi ve maliye politikalarına gerek yoktur.政治家も財界のお偉方も志がない。
Serbestleşme politikaları sonrasında, hükümet önemli bankacılık reformlarını onaylamıştır.自由化以降、政府は銀行改革を是認した。
Bu kelime bu politikaları destekleyen Richard Chamberlain tarafından kullanılmıştır.この用語は、リチャード・ハミングにちなんで命名された。
Bu süreç boyunca ekonomi politikalarında da değişiklikler gerçekleştirildi.それに伴い、経済面での改革も進んだ。
Gazete hükümetin politikalarını ve bakış açısı hakkında doğrudan bilgi sağlamaktadır.温は政府の透明性と見解について公然と述べた。
Ayrıca bölgede devam eden Rus asimilasyon politikalarına da son verilmesi istenir.さらに、南下政策をとるロシアの満洲占領を招いた。
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.義大利支持聯合國與國際安全活動。
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.关键的相似之处在于生育政策与国家意识形态目标的联系。
Üçüncü taraf araçları birinin çeşitli güvenlik politikaları oluşturmasını sağlar.第三方工具可以使开发者构建多种安全策略。
Paris ve Roma tek kardeş şehir politikalarından dolayı "partner şehir"dir.由于特殊的单一友好城市政策,巴黎与罗马互相认同对方为其唯一的“伙伴城市”。
Eski Çekoslovakya'nın Alman politikalarına ve almanlaştırmasını protesto etti; Ancak, çok az etkisi oldu.他曾抗議德國的政策以及對捷克的德意志化,但沒什麼效果。
Aynı zamanda, onun şovun kalbi olduğunu ve sık sık cinsiyet politikalarıyla ilgili sorular sorduğunu söyler.她是这部动画的核心,她经常质疑性别政治。
Daha sert ve daha az liberal politikaların savunucusudur.保守主义和自由主义势力较弱。
67 ya da 68 başlarında, Roma İmparatoru Nero'nun vergi politikalarına karşı ayaklanmıştır.67-68年间,他起兵反抗罗马皇帝尼禄。
ILO politikaları hakkında kararlar alır.決定政策綱領。
2008 Temmuz'da Ceza Politikalarından sorumlu Grup Başkanvekili olmuştur.2008年7月,任武警部队副政委。
Bulgaristan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ile Bulgaristan'ın sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.保加利亚-土耳其关系是保加利亚与土耳其之间的外交关系。
Orada, kendi sarayını kurdu, 14 yıl sonra ölümüne kadar kendi finans ve dış politikalarını yönetti.在决定要做歌手以后,她在14岁那年离开了校园与家人,独自外出谋生。
Nazi politikalarının çarpıtılması nedeniyle oğlu Klaus ona dönmemesi tavsiyesinde bulundu.나치 정책에 대한 그의 매우 강력한 비난 때문에, 아들 클라우스는 돌아가지 말자고 권했다.
ILO politikaları hakkında kararlar alır.연예인의 선거·정치 참여는?
Onun politikaları ölümünden sonra da devam etmiştir.이 정책은 그가 죽은 뒤에는 사라졌다.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nde olduğu gibi resmi “Apartheid” (Ayrımcılık) politikaları bu mantıktan kaynaklanır.국장 위쪽에는 마다가스카르의 공식 명칭인 "마다가스카르 공화국"("Repoblikan'i Madagasikara")이 말라가시어로 쓰여져 있다.
1789 yılında Avusturya Hollandası'nda imparatorun merkeziyetçi politikalarına karşı bir halk isyanı başladı.ב-1789 פרץ מרד עממי בארצות השפלה האוסטריות בתגובה למדיניות הריכוזית של הקיסר.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.איטליה תומכת באו"ם ובפעולות הביטחון הבינלאומי שלו.
67 ya da 68 başlarında, Roma İmparatoru Nero'nun vergi politikalarına karşı ayaklanmıştır.В края на 67 или началото на 68 г., вдига бунт срещу данъчната политика на Нерон.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.Италия традиционно подкрепя ООН и нейната дейност в областта на сигурността.
Necibullah da Karmal'ın ekonomi politikalarını sürdürdü.Наджибула продължава икономическата политика на Кармал.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Загива по време на сталинските репресии.
Onun politikaları ölümünden sonra da devam etmiştir.Историята на Полиник продължава и след смъртта му.
Bu süreç boyunca ekonomi politikalarında da değişiklikler gerçekleştirildi.Za vrijeme njegovog mandata provedene su gospodarske reforme zemlje.
Gorbaçov'un politikalarına rağmen Sovyet ekonomisini canlandırmak başarısızlıkla sonuçlanmıştır.No, unatoč poboljšavanju odnosa sa SAD-om, Gorbačov se morao suočiti s ekonomskom krizom u svojoj zemlji.
Merkez Bankası özerk bir yapıya sahiptir ve para politikalarının belirlenmesinde önemli rol oynar.Njujorška federalna banka ima posebnu ulogu jer primjenjuje neke od najznačajnijih odluka monetarne politike.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Njegove je rezultate Klaudije Ptolemej uvrstio u svoja djela.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Počas stalinských čistiek bol takmer zatknutý.
Fransa'nın dış ilişkileri büyük ölçüde kurucu üyesi olduğu Avrupa Birliği politikalarınca şekillenmektedir.Francúzsko je zakladajúcim členom Európskej únie a to veľkou mierou definuje francúzsku zahraničnú politiku.
Ayrıca ekonomi politikalarının sosyal sorumluluk bilinciyle uygulanması gerektiğini de söylemiştir.Zastával aj nutnosť sociálnej zodpovednosti spoločnosti.
Ancak Diocletianus da zulüm politikalarını aynı şevkle benimsedi.Diomédes sa rovnako statočne správal aj vo vojenskej rade.
Vakıf, açık toplumların oluşmasını sağlamak için reform politikalarını şekillendirmekte.Politická moc je zosúladená tak, aby sa zabezpečila reprezentácia jazykových komunít.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.Italija močno podpira večstransko mednarodno politiko in dejavnosti OZN na področju mednarodne varnosti.
İşlerini strateji ve politikaların yazılı ifadeleri somutlaştırır.Njihovo delo je vključeno v pisne izjave politike in strategije.
Daha çok çiftçilere yönelik politikalarıyla dikkat çekti.Različne politike so osvajalske vlade pokazale v odnosu do kmetov.
Ekonomik durgunlukla mücadelede müdahaleci para ve maliye politikalarını savunmasıyla tanınır.Podjetje v pravnem prometu nastopa v imenu in za račun gospodarske družbe.
Onun politikaları ölümünden sonra da devam etmiştir.Verjeli so, da to velja tudi po smrti.
Chávez bu açılım sayesinde politikalarına muhalif olanlara karşı önemli bir adım olmuştur.Krek je s svojimi odločitvami vplival na politike, ki so ostali doma.
Avrupa Dış İlişkiler ve Komşuluk Politikalarından sorumlu Komiseri oldu.Atsakingas už užsienio ryšius ir ES reikalus.
Ekonomi ve maliye politikalarına gerek yoktur.Skiriama fiskalinė ir monetarinė diskretinė ekonominė politika.
Yabancı güçler -özellikle Rusya- ülke politikalarında önemli bir aktör haline geldi.Pradėjo domėtis politika, ypač Ž. Ž. Ruso veikalais.
Amiral Kolçak’ın yanlış politikaları Kızıllara yarıyordu.Admirolo Kolčiako kariuomenėje kariavo prieš Raudonąją Armiją..
Paris ve Roma tek kardeş şehir politikalarından dolayı "partner şehir"dir.Roma turi vieną pagrindinį miestą partnerį ir kitus miestus partnerius.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Tam pačiam terminas vartotas stalinistinių represijų metu.
Ardından hükümetin politikalarına karşı ülke genelinde protesto gösterilerine dönüşmüştür.Tais pačiais metais, protestuodamas prieš vyriausybės politiką, atsivertė į stačiatikybę.

İlgili Sayfalar