politikaları ile cümle
politikaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
İç politikaları barış ve refah üzerine kuruluydu.Социальные и политические институты пребывали в стадии спокойного развития и стабильности.
Ulus-devlet politikaları sebebiyle Lazca yok olma tehlikesi altındadır.Ласло, находится в опасности в связи с тем, что его американское гражданство отменено.
Ortaya konan program ve politikaları uygular.Исследована существующая политика и соответствие организации этой политике.
İsviçre'deki Ulusal Cephe politikalarını da onayladı.Выступал в национальной сборной Швейцарии.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Погиб в ходе сталинских репрессий.
ILO politikaları hakkında kararlar alır.О речевом поведении политиков.
Ancak Diocletianus da zulüm politikalarını aynı şevkle benimsedi.Гунарис стоял перед той же дилеммой.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.تدعم إيطاليا الأمم المتحدة وأنشطتها في مجال الأمن الدولي.
Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ve Azerbaycan'ın süregelen uluslararası politikalarını içerir.العلاقات الأذربيجانية التركية تشمل السياسات الدولية الجارية بين تركيا وجمهورية أذربيجان.
Görevlileri seçer ve Dünya Siyonist Teşkilâtı ve Yahudi Ajansı politikaları üzerinde karar verir.وهي تنتخب الضباط وتقرر على سياسات المنظمة الصهيونية العالمية والوكالة اليهودية.
Misyonu liberteryen politikaları uluslararası alanda desteklemektir.دعمت سياسة ماو الخارجية حركات التحرر الوطني في العالم الثالث.
Kurul iç ve dış politikalarının yürütülmesinden sorumludur.المجلس هو المسؤول عن تنفيذ كل من السياسات الخارجية والداخلية.
Nitekim bu partiler de destalinizasyon politikalarına karşı çıkmışlardı.وكنت من أسشد المعارضين لهذا الانفصال ..
Batı karşıtı politikalarıyla, özellikle de Hristiyan misyonerlere karşı tutumuyla tanınır.استبعاد اليسار هو بالأحرى مقلق للالمحللين السياسيين المصريين.
Ülkesindeyse politikaları başarısız oluyordu.في وقت يفشل فيه الساسة..
Bu noktadan itibaren Antiokus Helenizm politikalarını azimle yürüttü.باقتراح أمبروز، السياسات المعادية للوثنية تم تطبيقها من جديد.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.A política do banco central evoluiu após a crise financeira global.
Yunan ve uluslararası ekonomik politikaları konusunda çok sayıda kitap yazmıştır.Escreveu alguns livros sobre políticas económicas gregas e internacionais.
Görevlileri seçer ve Dünya Siyonist Teşkilâtı ve Yahudi Ajansı politikaları üzerinde karar verir.Elege os oficiais e decide sobre a política da Organização Sionista Mundial e da Agência Judaica.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.A Itália apoia as Nações Unidas e as suas atividades internacionais de segurança.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.A semelhança fundamental era a ligação das políticas de reprodução com os objetivos ideológicos do Estado.
Kılavuzlar belirli politikaları numaralandırır.As diretrizes estabelecem políticas específicas.
Levick Sezar'a yönelik öykünmenin politikalarının her yönüne sinmiş olabileceğine inanır.Levick crê que a sua emulação de César pode ter-se estendido para todos os aspectos das suas políticas.
İslami hareket özellikle yerel olmak üzere, seçim politikalarını etkilemeye başladı .O Movimento Islâmico passou a ter um impacto considerável nas eleições, particularmente a nível local.
İgnatios, ikinci patriklik döneminde, Fotios'un politikalarına yakın politika izledi.Durante o seu segundo patriarcado, Inácio seguiu uma política muito próxima à que vinha seguindo Fócio.
Baskı politikalarının sorumlusu olan Valerianus, 260 yılında Pers kralı tarafından öldürüldü.O imperador Valeriano foi capturado e morto pelo rei da Pérsia, em 260.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Portanto, os motivos privados de Cláudio sobre as suas políticas e motivos perderam-se na história.
1930'lu yılların geri kalanında Skripnik'in Ukraynizasyon politikaları tamamen tersine çevrildi.Durante o resto da década de 1930, a ucranização desenvolvida por Skripnik foi revertida.
Ülkesindeyse politikaları başarısız oluyordu.As suas políticas territoriais tiveram pouco sucesso.
Diğer yandan SSCB'nin din karşıtı politikalarına karşı çıkmaktadır.Já não aceita a orientação esquerdista do PSU .
Onun politikaları ölümünden sonra da devam etmiştir.As suas mãos foram também cortadas depois da morte.
Keynezyen iktisat politikaları bütün dünyada 1970'li yılların sonlarına değin uygulanmıştır.As ideias de Keynes permaneceram em voga nas políticas econômicas dos países ocidentais até os anos 70.
1953'te Stalin’in ölümünden sonra Stalin'in halefi Nikita Khrushchev, onun politikalarını reddetti.Após a morte de Stalin, em 1953, Nikita Khrushchev o reabilitou.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.E até mesmo que ela foi assassinada num complô stalinista.
1964 - Irkçı politikaları nedeniyle Güney Afrika, Olimpiyat Oyunları'ndan men edildi.1964 - A África do Sul é banida dos Jogos Olímpicos pelo COI por não renunciar ao regime de apartheid.
Bu, Avrupa Birliği'nde vize politikalarından biridir.Esta é uma cronologia da União Soviética.
Parti sıklıkla bölgedeki ABD politikalarını eleştirir.De partij bekritiseert vaak de politiek van de Verenigde Staten in de regio.
Bu baskıcı politikaların azaltılması daha sonradan Kruşçev Çözülümü olarak tanındı.De spiraalvormige uitstulpingen werden later bekend als wokkels.
Ortaya konan program ve politikaları uygular.Argumenteren en presenteren over beleid.
Bununla beraber özelleştime politikalarında istenen sağlanamadı.Tijdens de kwalificatie waren geen dispensatiespelers toegestaan.
Ancak Diocletianus da zulüm politikalarını aynı şevkle benimsedi.Samen met BASTA! bracht Dilamo de single Verdraagzaamheid uit.
İsveç de aynı doğrultuda bu kenti kendi askeri politikalarınca kullandı.Ten tijde van de bezetting van de stad richtten de Zweden de stad voor hun militaire doelen in.
Savaştan sonra kurum barış politikaları konusunda belirleyici bir rol oynayamadı.Tot dan toe zag de politiek daarom absoluut geen reden om te onderhandelen over een vrede.
Avrupa Birliği izleyeceği politikaları yaptığı antlaşmlarla resmiyete döker.Deze publiceert de door de Autoriteit erkende Europese politieke partijen.
Necibullah da Karmal'ın ekonomi politikalarını sürdürdü.Kontynuował politykę gospodarczą Karmala.
Azınlıktaki bir bölüm Çerkes de Rus politikalarını destekliyor.Partia rosyjskiej mniejszości, a za plecami populiści.
Misyonu liberteryen politikaları uluslararası alanda desteklemektir.Misją organizacji jest międzynarodowe promowanie polityki libertariańskiej.
İsrail, Ortadoğu`daki politikalarını gözden geçirmeli` dedi.Interesował się zagadnieniami bieżącej polityki na Bliskim Wschodzie.
Ticaret ve Finans politikaları konusunda uzmanlaştı.Specjalizowała się w zagadnieniach z zakresu wzrostu gospodarczego oraz polityki pieniężnej.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Państwowy system bankowy upowszechnił się po wojnie secesyjnej.
Parti'nin kuruluş amacı Başkan Andrew Jackson'un ve Demokrat Parti'nin politikalarına karşı gelmekti.Partia Wolności powstała w wyniku niezadowolenia polityków w czasie prezydentury Andrew Jacksona.
Bu, Avrupa Birliği'nde vize politikalarından biridir.Jest jednym z aktów unijnych regulujących politykę wodną UE.
İsrail karşıtı sıkı politikalarıyla bölgesel bir siyasi lider olarak öne çıktı.W ten sposób Izrael stopniowo zaczął zajmować pozycję regionalnego mocarstwa militarnego.
Yunan ve uluslararası ekonomik politikaları konusunda çok sayıda kitap yazmıştır.Han har skrivit flera böcker om svensk- och internationell politik.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Han arkebuserades under Stalins utrensningar.
Savaştan sonra kurum barış politikaları konusunda belirleyici bir rol oynayamadı.Polisen hade dock inte bedömt läget som ohållbart från säkerhetssynpunkt.
Onun politikaları ölümünden sonra da devam etmiştir.Han höll sig därefter till sin död borta från politiken.
Varlık Vergisi ve "Türkleştirme" Politikaları.Ta bort finans- och “utility”-aktier.
Küreselleşen dünyada, tüm ülkelerin ekonomi politikalarını etkiler.Enligt Europeiska unionens fördrag deltar alla unionens medlemsstater i den ekonomiska och monetära politiken.
Bu verilerin elde edilişi ve derlenişinde kullanılan yöntem ve politikaları tarihi boyunca birçok kez değişti.Gåtan/skämtet har upprepats och förändrats många gånger under historien.