Ana içeriğe geç
Sözlük

politik ile cümle

politik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Dürüstlük politikadır.Honesty is policy.
Bu, politikanın gelişiminde önemli bir rol oynar.It plays an important role in the development of the policy.
Politikacı ne peruk ne de takma diş taktığını iddia etti.The politician claimed that he wore neither a wig nor false teeth.
Yeni koşullar, politikada bir değişikliğe zorladı.The new circumstances compelled a change in policy.
Politikacı sözünü tutmadı.The politician did not keep his promise.
Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.Invading Iraq was the worst foreign policy decision ever made by an American president.
Politika konusunda daima çok hırslı oldum.I have always been very passionate about politics.
İsveç'in cömert ebeveyn izni ve çocuk bakımı politikaları vardır.Sweden has generous parental leave and child care policies.
O biraz politik.She's a little political.
Onunla politika hakkında konuştuğumda karım bundan hoşlanmıyor.My wife doesn't like it when I talk to her about politics.
Politikacılar her zaman doğruyu söylemez.Politicians don't always tell the truth.
Eğer bu şeyleri başka biri yapsa onların politik kariyeri biterdi.If anyone else did these things, their political career would be finished.
Bizim politik doğruluğa karşı koymaktan korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.We need strong leaders who are not afraid of standing up to political correctness.
Ben senden ve politik doğruluğundan korkmuyorum.I'm not afraid of you and your political correctness.
Politik doğrulukları savunmaya korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.We need strong leaders who are not afraid to stand up to political correctness.
Politik doğruluktan korkmuyorum.I'm not afraid of political correctness.
O politik doğruluktan korkmuyor.He's not afraid of political correctness.
Biz politik doğruluktan korkmuyoruz.We're not afraid of political correctness.
Onlar politik doğruluktan korkmuyor.They're not afraid of political correctness.
Politik doğruluğa şiddetle karşıyım.I am vehemently opposed to political correctness.
Politik doğruluğun büyük bir hayranıyım.I am a big fan of political correctness.
Politik doğruluğu destekliyor musun yoksa karşı mısın?Are you for or against political correctness?
Politik doğruluk fikrinin yararlı mı yoksa zararlı mı olup olmadığını tartışın.Discuss whether the idea of political correctness is beneficial or harmful.
O şiddetle politik doğruluğa karşı oluyor.He is vehemently opposed to political correctness.
Biz şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyoruz.We are vehemently opposed to political correctness.
Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.They are vehemently opposed to political correctness.
O şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyor.She is vehemently opposed to political correctness.
Kültür onları birleştirirken politika insanları böler.Politics divides people, while culture unites them.
Neden bir politikacı için tezahürat yapıyorsun?Why are you cheering for a politician?
Bir politikacı daima unutur.A politician always forgets.
Burada politika yapmam.I don't make the policies here.
Politika hakkında konuşmaktan nefret ediyorum.I hate talking about politics.
Politika kirli bir iş.Politics is a dirty business.
Bisiklet yolunun partizan politikasıyla ne ilgisi var?What does a bike path have to do with partisan politics?
Politika insanları böler ama kültür onları birleştirir.Politics divides people, but culture unifies them.
Tom sürekli politik olarak doğru olmaya çalışıyor.Tom constantly tries to be politically correct.
Politikaya girmek istiyorum.I want to get involved in politics.
Tom ortalama politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
Tom sizin sıradan politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
Tom politik olarak muhafazakârdı.Tom was politically conservative.
Politika hızla değiştirildi.The policy was quickly changed.
Tom'un politik hırsı yok.Tom has no political ambition.
Politikacılar ne yapar?What do politicians do?
Tom bir politika danışmanıdır.Tom is a policy adviser.
Politika bir fikirler savaşıdır.Politics is a battle of ideas.
O bizim politikamız değil.That's not our policy.
İnsan hakları, dış politikamızın ruhudur.Human rights is the soul of our foreign policy.
Tom bir kariyer politikacı.Tom is a career politician.
Bu politikanın nasıl değişeceğini düşünüyorsun?How do you think this policy will change?
Politikadan bahsetmekten kaçınmak için elimden geleni yapıyorum.I do my best to avoid talking about politics.
Ben bir politikacıyım.I'm a politician.
Tom'un politika ile ilgili hiçbir deneyimi yok.Tom has no political experience.
Yeni siyasi partinin isminin "Politika Üzerinde Politika" olacağı kararı alındı.It was decided that the new political party's name would be "Policy over Politics".
Sağduyu politikasına ihtiyacımız var.We need common sense policy.
Sağduyu silahı politikasına ihtiyacımız var.We need common sense gun policy.
Boykotlar şirketin politikasını değiştirmede çok etkili olabilir.Boycotts can be very effective in changing a company's policy.
Kimlik politikasının ötesine geçmemiz gerek.We need to move beyond identity politics.
Politikacılar kendilerini seçtirmek için her ne gerekiyorsa yaparlar.Politicians do whatever it takes to get themselves elected.
O politika oyununda pek iyi değil.She is not very good at the game of politics.
Ben politika oyununda pek iyi değilim.I'm not very good at the game of politics.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod