Ana içeriğe geç
Sözlük

politik ile cümle

politik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Barışçı politika savunulamaz bir ideolojidir.Pacifism is an untenable ideology.
Bu politikanın amacı nedir?What is the purpose of this policy?
Politik bir kariyeri çok isteyemezsin! Baban seni mirastan yoksun bırakacak.You can't aspire to a political career! Your father will disinherit you.
Genç Fransızlar da politikadan bahsediyor mu?Do young French people talk about politics too?
Dürüst bir politikacı diye bir şey var mı?Is there such thing as an honest politician?
Politikadan bahsetmekten kaçınırız.We avoid talking about politics.
Ülkemdeki politikacılar çok bozuk.The politicians in my country are very corrupt.
Bu ülkenin halkı her zamanki gibi politikadan bıkıp usanmış durumdadır.The people of this country are sick and tired of politics as usual.
Bu politikalar milyonlarca iş yaratacaktırThese policies will create millions of jobs.
Sami aktif bir politikacıydı.Sami was an active politician.
Bir politikacının gerçekten ne düşündüğünü nasıl bilebilirsin?How can you know what a politician truly thinks?
Sen hâlâ politik olarak aktif misin?Aren't you still politically active?
Tarih politikleştirilir ama öyle olmak zorunda değildir.History is politicized, but it doesn't have to be.
O politikaların etkileri bugün hala hissedilebilir.The effects of those policies can still be felt today.
O, dürüst bir politikacının nadir bir örneğiydi.He was a rare example of an honest politician.
O dürüst bir politikacıymış.He was an honest politician.
O dürüst bir politikacıydı.She was an honest politician.
Sen dürüst bir politikacıydın.You were an honest politician.
Ben dürüst bir politikacıydım.I was an honest politician.
Tüm politikacılar dürüst olsaydı hükümetin politikaları ne olurdu?What would the government's policies be if all politicians were honest?
Hiç kimse bu politikaların etkilerini doğru bir şekilde öngöremedi.No one correctly predicted the repercussions of these policies.
Fransa'daki en dürüst politikacılardan biri olduğuma inanıyorum.I believe that I am one of the most honest politicians in France.
Bu korku politikasını durdurma zamanı.It's time to stop this brinkmanship.
Sen bir politikacı olmalısın.You should be a politician.
Şahsen ben politik fıkralara karşıyım. Sık sık makama seçilirler.Personally, I'm against political jokes. Too often they get elected to office.
Bir politikacı olarak bir şirketten para almak kesinlikle yolsuzluktur.Taking money from a corporation as a politician is definitely corruption.
Politikamızı anlıyorsun, değil mi?You understand our policy, don't you?
Tom yine politikaya burnunu soktu.Tom got involved in politics again.
Tom yine politikaya bulaştı.Tom got involved in politics again.
Bu mağazanın iade politikası nedir?What is this store's return policy?
Tom ve arkadaşları bütün gece politika konuştu.Tom and his friends discussed politics all night.
Cezayir'in Venezuela'yla politik ilişkileri iyi.Algeria is good political friends with Venezuela.
İlgi alanı politikadan İslam tarihine kaymıştı.His new favorite topic changed from politics to Islamic history.
Bazı politikacılar geçmişlerini çok çabuk unutuyor.Some politicians quickly forgot about their past.
Hiçbir namuslu insan politikaya girmez.No honest person goes into politics.
Bu bizim politikamız değil.That isn't our policy.
Bölgedeki politik manzara Meksika açmazına dönmüş durumda.The political landscape of the region turned into a Mexican standoff.
Politikacıların komik karikatürlerini çizerdi.He drew amusing caricatures of politicians.
Politik doğruculuk konusunda vaaz verecek son kişi sensin.You're the last person who should preach about political correctness.
Politikacılara güvenemezsiniz.You can't trust politicians.
Politikacılara güvenemezsin.You can't trust politicians.
Google bir kez daha ortaya çıktı ve yeni politikalarının hala Avrupa Yasalarına uyduğunu belirtti.Google once again came out and stated that their new policies still abide by European Laws.
Bu politikalar ve programlar uyumlu olmak zorundadır.These policies and programmes have to be coherent.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.1 APOEL withdrew for political reasons.
Herhangi yeni bir büyük proje veya politika değişikliği önerilmedi”.No new major projects or changes of policy have been introduced."
Ne pahasına olursa olsun politikadan katiyyen uzak kalınız.Stay away from the politics at all cost.
Bir oyun, Mortal Kombat, bu politikaya karşı gelmiştir.One game, Mortal Kombat, challenged this policy.
13. Bölüm, İmparatortan gelen dış politika hakkında genel bir direktiftir.Chapter 13 is a general directive on foreign policy coming from the Emperor.
Bir parti platformu bazen bir manifesto veya politik platform olarak adlandırılır.A party platform is sometimes referred to as a manifesto or a political platform.
2011 yılında Ukrayna politikacıları ülke ekonomisinin %40 gölge ekonomi olduğunu tahmin etmektedir.In 2011 Ukrainian politicians estimated that 40% of the country's economy is shadow economy.
Coluccio'nun kültürel anlamda başarıları belki de politik başarılarından daha büyüktür.Coluccio's cultural achievements are perhaps even greater than his political ones.
1920'lerde ve 1930'larda, Robert Bosch politik olarak aktif oldu.In the 1920s and 1930s, Robert Bosch was politically active.
Tek parti döneminde azınlık politikaları (1. bas.).Tek parti döneminde azınlık politikaları (in Turkish) (1. baskı. ed.).
2016 yılında Ulusal Uzay Politikası Sekreterliği (NSPS) kuruldu.In 2016, the National Space Policy Secretariat (NSPS) was set up the Cabinet.
Bu politika, Grosswirtschaftsraum ("daha büyük ekonomik alan") politikası olarak biliniyordu.This policy became known as the Grosswirtschaftsraum ("greater economic area") policy.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Central bank policy evolved following the global financial crisis.
Higuita politik olarak daha aktif olmak istediğini söylemiştir.Higuita has expressed the wish to become more politically active.
Ne yazık ki, bu politikalar Japonya'yı 1999 ve 2004 yılları arasında defalarca deflasyona itti.Unfortunately, these policies led Japan into deflation on numerous occasions between 1999 and 2004.
Rén'in aynı zamanda politik bir boyutu da vardır.Ren also has a political dimension.
Örneğin, Latin Amerika politikasında "Supermadre" modeli ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.For example, there are studies of the "Supermadre" model in Latin American politics.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod