Ana içeriğe geç
Sözlük

politik ile cümle

politik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Politikacının doğruyu söylediği düşünüldü.The politician was thought to be telling the truth.
Kampanyayı unut. O tür şirket politikası neredeyse değişmez.Forget about the campaign. That kind of company policy is practically unchangeable.
Politikadan uzak kalması gerektiğini söyledi.He said they should stay out of politics.
Onlar hâlâ ona ve politikalarına destek veriyorlardı.They still supported him and his policies.
Onlar böyle bir politikanın kaçakçılığa yol açacağını söyledi.They said such a policy would lead to smuggling.
O iyi bir politikacı değildi.He was not a good politician.
O bütün politik gücünü kaybetti.He had lost all political power.
Politikada sınırlı yetenekleri vardı.He had limited skills in politics.
Politikanın dışında kalacağına söz vermişti.He had promised to stay out of politics.
Ayrıca güçlü bir dış politika sözü verdi.He also promised a strong foreign policy.
Dış politikadan anlıyor gibi görünüyordu.He seemed to understand foreign policy.
Onun politikalarına karşı olanları mahkûm etti.He condemned those who opposed his policies.
O çok akıllı bir avukat ve politikacıdır.He was a very smart lawyer and politician.
Savaştan sonra, Ford politikaya girdi.After the war, Ford entered politics.
Federalist liderler Jefferson'ın politikasını kınadı.Federalist leaders denounced Jefferson's policy.
Onun politikası kısa sürede test edildi.His policy was soon tested.
Johnson kendi politikalarını savundu.Johnson defended his policies.
Andrew politikada aktif oldu.Andrew became active in politics.
Onun politikaları çok yenilikçi idi.His policies were too progressive.
Politikadaki çoğu insan Adams'ı sevmiyordu.Most men in politics just did not like Adams.
Clay Adams'ın tüm politikaları ile aynı fikirde değildi.Clay did not agree with all of Adams's policies.
İstihdam politikası bir başarısızlıktır.The employment policy is a failure.
Amerika bir zamanlar soyutlanma politikasını tercih etti.America once favored a policy of isolationism.
Onlar yeni bir kavram geliştirmek için bir iletişim politikası uygulamıştır.They implemented a communication policy so as to promote their new concept.
Politika hakkında yaptığımız konuşmadan gerçekten hoşlandım.I really enjoyed the talk we had about politics.
Yeni bir politikaya acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for a new policy.
Gözde politikacın kimdir?Who's your favorite politician?
Şu politikacı sadece yerel çiftlik ürünleri yediğini iddia etti.That politician claimed that he only ate local farm products.
O politika hakkında bir sürü şikayet vardı.There have been a lot of complaints about that policy.
Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Sence tüm politikacılarımız çok yaşlı değil mi?Don't you think that all our politicians are too old?
Tüm politikacılarımızın çok yaşlı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that all our politicians are too old?
Tom şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeliTom must choose the second-best policy according to the circumstances.
Tom politika ile hiç ilgilenmez.Tom isn't interested in politics at all.
Tom politika ile ilgilenmiyor.Tom has no interest in politics.
Tom'un politikaya ilgisi yok.Tom has no interest in politics.
Tom yeni bir politika benimsedi.Tom adopted a new policy.
Gizli bir politika belgesi basına sızdırıldı.A secret policy document was leaked to the newspapers.
Politika, gerekli olanı mümkün kılma sanatıdır.Politics is the art of making possible that which is necessary.
Aktörler ve politikacılar bir fotoğraf çekiminden asla vazgeçmezler.Actors and politicians never pass up a photo op.
İnsanlar politikacıya yumurta fırlattılar.People threw eggs at the politician.
O önemli bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.He never forgot his ambition to become a leading politician.
O büyük bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.He never forgot his ambition to become a great politician.
Benjamin Franklin Amerikalı bir politikacı ve mucit.Benjamin Franklin was an American politician and inventor.
Politika kirlidir.Politics is dirty.
O politikayı destekliyor musun yoksa ona karşı mısın?Are you in favor of that policy or are you opposed to it?
Tom politikadan hoşlanmaz.Tom doesn't like politics.
Politikacılar sözlerini tutmalı.Politicians should keep their promises.
Bu politikacılar rüşvetçi.These politicians are corrupt.
Politikacılar sözlerini tutarlar.That the politicians keep their promises.
Lütfen gizlilik politikamızı okumak için bir dakikanızı verin.Please take a moment to read our privacy policy.
Bizim gizlilik politikalarımız ile kendinizi tanıtmak için lütfen bir dakika ayırın.Please take a moment to familiarize yourself with our privacy policies.
Bu politikanın birkaç yıl önce kaldırıldığını sandım.I thought that policy was abolished a couple of years ago.
Hükümetin politikaları berbat bir şekilde başarısız oldu.The government's policies failed miserably.
Dürüst politikacı diye bir şey var mı?Is there such a thing as an honest politician?
Tatoeba'nın daha çok politik cümleye ihtiyacı var.Tatoeba needs more political sentences.
Bu bizim politikamız.That's our policy.
Politikacı işçileri harekete geçirdi.The politician stirred up the workers.
Bence, politikayı değiştirmek daha iyi.In my opinion, it's better to change the policy.
Tom bir politikacı.Tom is a politician.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod