Ana içeriğe geç
Sözlük

polisler ile cümle

polisler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ama kasabada yaşayan bir yabancı gider polislere tüm durumu anlatır ve tuzak işe yaramaz.Um assassino á solta na cidade espalha o pânico e a policía é ineficiente em sua captura.
Polisler ölümün sabah 1 ve 2:45 saatleri arasında gerçekleştiğini açıkladı.Acredita-se que tenha encontrado o seu assassino por volta das 2:15 da manhã.
Polisler annesini tutuklar ve hapse atarlar.A polícia tentava sempre apanhar-nos e colocar-nos na prisão.
Polisler gelir ve L.J.'yi tutuklar.Ele vai até as autoridades e reúne um grupo para prender Jesse.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Os policiais chegaram ao lugar às 2h da manhã.
Polisler köprüden geçemez.Voetgangers kunnen de brug niet oversteken.
Burada yerel polislerle birlikte olayı aydınlatmaya çalışacaktır.Ze proberen daarbij de lokale politie dwars te zitten.
Polisler onu tutuklar.De politie pakt hem op.
Ozzie telefonla polisleri arayıp yardım ister.Jill besluit de politie te bellen om hulp te vragen.
Polisler madara edildiler.De politie is onderbezet.
Sessiz kahramanımız polisler tarafından yakalanır.De slechteriken worden opgepakt door de politie.
Ama Alman SS polisleri peşlerini bırakmaz.Maar de Duitse soldaten komen hen achterna.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.In de stad worden overal lijken gevonden.
Ardından polisler gelir.Daarna komt de politie.
Polisler Jin’e inanmaz.Olivia gelooft Jana in eerste instantie niet.
Bir müddet sonra polisler, komşulardan şikayet olduğu gerekçesiyle eve gelir.Kort daarna komt de politie, gealarmeerd door de buren.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.De politie ging uit van zelfmoord.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Ze werden bekend als de New Yorkse veldtocht.
Teslim olmayıp çatışınca da polislerce vurularak öldürülür.Bij weigering zou men doodgeschoten worden.
Brent bu polisleri atlatır.Brent krijgt dit te pakken.
Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.Beiden zijn dus overleden voordat de aanklagers hun eerste aanklachten uitbrachten.
Polisler olay yerine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı.Toen de politie verscheen sloegen de overvallers op de vlucht.
Sonunda Dupondt biraderler ve bazı onlara yardımcı polisler gelir.Daarop sloegen Bessus en enkele andere hoge officieren de handen ineen.
Polisler Jesse'den şüphelenip onu gözaltına aldılar.Monica wordt gearresteerd en ondervraagd over Jesse.
Kütüphaneye geri döner ve orada polisler ile karşılaşır.Hij loopt naar buiten en komt daar in aanraking met de politie.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.Bij dit gijzelingsdrama kwamen 166 burgers om het leven.
Örneğin polislerin şarkı sesleri çok tiz ve gıcırtılıdır.De kraai van de hanen is zingend en bijzonder zacht van klank.
Polisler olası kazaları önlemek için kar zinciri kontrolü yapıyorlardı.De compagnie had controleposten ingericht om sluikhandel te voorkomen.
62 gün sonra polisler tarafından kurtarıldı.Twee dagen later werden ze door de politie bevrijd.
Tom polislerin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybetmiştir.De politie opende het vuur nadat de demonstratie uit de hand liep.
Filmin sloganı: Bu şehirde yalnızca polisler yasadan üstündür.Motto tego filmu, to: „W tym mieście tylko policja jest ponad prawem”.
Zimmerman'ın çağırdığı polisler, Martin vurulduktan iki dakika sonra olay yerine geldi.Policja, wezwana wcześniej telefonicznie przez Zimmermana, przyjechała dwie minuty po wystrzale.
Polisler madara edildiler.Policjantów przepędzono.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Nowojorscy policjanci są nazywani New York’s Finest.
Polisler onu tutuklar.Zatrzymała go policja.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Policja uznaje, że było to samobójstwo.
Polisler ve askerler müdahale etmemişlerdir.Policja i wojsko nie interweniowały.
Tam o sırada polisler gelir.Szybko pojawia się tam policja.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.W trakcie tych wydarzeń milicja zatrzymała łącznie 116 osób.
Polisler de Arthuru takip eder.Dlaczego porucznik Otta śledzi tego gościa?
ABD askerî polisleri tarafından yakalandı.Został aresztowany przez wojska Stanów Zjednoczonych.
Ardından polisler gelir.Przyjeżdża policja.
Bütün polisler okulu çevreledi.Całą służbę związał ze Szkołą.
Yoğun yağmurun altında polisler otobüse ikinci bir saldırı düzenlediler.Podczas zamieszek demonstranci ostrzelali policyjny autobus.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Później powraca na komisariat policji.
Polisler yaklaşmaktadır.Nadchodzą strażnicy.
Polisler bile işsiz kalmış ve bazı adalar kiralanmıştır.Upowcy zajęli wieś, a na jej obrzeżach wystawili posterunki.
62 gün sonra polisler tarafından kurtarıldı.Dwa dni później został zwolniony przez 76ers.
Bölgeye polisler gelir.Na miejsce przyjechała policja.
Bu adamlarını kullanarak polislerden hep bir adım önde gitmektedir.Sprawca ciągle o krok wyprzedza policję.
Tam o sırada polisler gelir.Precis då kommer polisen.
A.C.A.B., "All Cops Are Bastards" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır.A.C.A.B. är en engelsk förkortning som står för All Cops Are Bastards.
Daha sonra Hurley yakalanıyor ve polislere kendisinin Oceanic 6'lısından biri olduğunu söylüyor.Hurley grips till slut och skriker upprepade gånger att han är en medlem av Oceanic 6.
Polisler onu tutuklar.Båda greps av polisen.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Enligt polisen hade hon begått självmord.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Därefter rapporterades det till en polisstation.
Polisler daha sonra serbest bırakıldı.Polismännen frias senare.
Polisler olası kazaları önlemek için kontrolü sağlıyorlardı.Avsikten var att genom återkommande besiktningar förhindra olyckor.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Invånarna kallas "New Yorkers".
Arabayı çaldıktan sonra Brent'in peşine polisler yakalamak için takılır.Vid en biljakt blir Burt mördad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod