Ana içeriğe geç
Sözlük

polisler ile cümle

polisler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.Вчера ночью соседи сказали, что если мы не будем вести себя тихо, они вызовут полицию.
Polisler cinayet vakasını soruşturuyor.Полиция расследует дело об убийстве.
Polisler olay yerine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı.К моменту, когда прибыла полиция, преступник уже скрылся.
Oradaki polisler ölüdür.Погибли полицейские.
Polisler yaklaşmaktadır.Полиция уже близко.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Полиция постановила, что это было самоубийство.
Castle ayrıca polisin ve halkın onun hakkında ne düşündüğünüde umursamaz, ve rüşvetçi polisleride öldürür.Карателя не волнует, что о нём думают полиция и общественность.
Kalaw, polislerin kendisini 20.000 pezo karşılığı serbest bıraktıklarını söyledi.По словам Калава, полицейские отпустили его после того, как его друг принёс 20 тысяч песо.
Polisler onu tutuklar.Полицейские арестовывают его.
Ardından da oraya gelen polislere teslim olur.После чего сдается в руки полиции.
Öldürülenler arasında polislerin sayısı hiç de az değildir.Однако убийцы полицейского среди них не оказалось.
Dışarı çıktıklarında anneleri ile polisler gelmiştir.В этот момент приезжают полиция и их мать.
Ardından polisler gelir.Приезжает полиция.
Polisleri çok rahat bir şekilde etkisiz hale getirir ve şaşırır.Её очень сложно чем-либо напугать или удивить.
Polisler, duruşmaların çoğuna katılmadı.На юношу не обращали внимание на протяжении большей части разбирательства.
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.После этого по радио сообщают, что полиция обнаружила тела пяти людей.
Polislerin yaptığı arama sonucunda arabasında belli miktarda uyuşturucu ve esrar bulunmuştur.Во время проведения обыска, полиция обнаружила маленькую дозу кокаина в её кармане.
Daha sonra polisler minibüsü durdurarak kendisini yakalamıştır.Полицейские спустя некоторое время смогли догнать и остановить автобус.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Полицейские жетоны в Нью-йоркском Департаменте полиции называют «щитками».
Polisler ölümün sabah 1 ve 2:45 saatleri arasında gerçekleştiğini açıkladı.Было установлено, что смерть наступила между 1 и 2 часами ночи 5 декабря.
Burada Dahmer, polislere arkadaşça davrandı.Дюрер был связан дружескими узами с представителями этой семьи.
Polisler Jesse'den şüphelenip onu gözaltına aldılar.Они не знали, что он похитил Джейси.
Eyaletin tüm polisleri bir insan avı başlatmışlardır.На Паучка начинают охоту все преступники города.
Hükümete karşı isyan çıkarır ve polisler ile mücadele eder.Парень врывается на казнь и сражается с губернатором.
Bunlar federal olarak atanan polisler olarak kabul edilmiştir.Часть из них поступала на военную службу в качестве федератов.
Tam o sırada polisler gelir.В ту же секунду к дому подъезжают полицейские.
"Fransa'da Polislere Tecavüz Soruşturması".Расследование терактов во Франции.
Tanığa sus payı vermek ya da tanığı öldürmek suretiyle olayı polislerin öğrenmesi engellenebilir.Мог означать показания свидетелей или процедуру поиска пропавшей вещи.
Aynı zamanda organizasyonlarda polisler ve güvenlik görevlileri devriye gezer.Также в лагеря были отправлены офицеры, полицейские и служащие силовых органов.
Ardından polisler gelir.عندها تأتي الشرطة.
A.C.A.B., "All Cops Are Bastards" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır.جميع رجال الشرطة أوباش هي تعريب لشعار (All Cops Are Bastards) الذي يختصر في الأكرنيم التالي: "A.C.A.B".
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.قررت التحقيق الرسمية انه انتحر.
Sonunda Dupondt biraderler ve bazı onlara yardımcı polisler gelir.وفي نهاية الأسبوع يتواجد شرطي أو اثنان ليساعداه إذا احتاج الأمر..
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.وقام الأب بالاتصال على الشرطة التي لم تتحصل سوى على بعض بصمات الأرجل والأيدي الدموية في الموقع.
Onu bıçaklamadan hemen önce polisler gelip onu vurdu.إلى ان أتت الشرطة وقاموا باطلاق النار عليه.
Polisler ölümün sabah 1 ve 2:45 saatleri arasında gerçekleştiğini açıkladı.وذكر الجيش أيضا أن أغلبية الهجمات وقعت حوالي الساعة 3:00 صباحا إلى 4:00 صباحا.
Polisler kapıları kapattı ve etrafı şaşkınlık kapladı.أغلق النواب الأبواب كما اندلعت معركة عنيفة.
Daha sonra polisler eve gelir ve katil adamı ateş ederek öldürür.ثم دخل الخادم الغرفة وأطلق النار على القاتل.
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.أفاد نشطاء بأن خمسة جثث عثر عليها في الصفيرة.
Polisler yaklaşmaktadır.A polícia se aproxima.
Etrafında döndüğün her anda polisler bir tür rezalet çıkarmaya çalışıyordu."Toda vez que você se virava, os policiais estavam criando alguma indignação."
Yıkımların çoğunu yapan polislerdi.Era a polícia que estava fazendo a maior parte da destruição.
Koridorda bağırarak koşan Charlie polisleri bir tüfekle vurur.Correndo pelo corredor, gritando, Charlie atira nos policiais com uma espingarda.
Öğrenciler, askerler ve polisler tarafından yapılan protestolar sonrası Başbakan olmuştur.Tornou-se primeiro-ministro após protestos de estudantes, militares e das forças policiais.
Zimmerman'ın çağırdığı polisler, Martin vurulduktan iki dakika sonra olay yerine geldi.Após uma ligação de Zimmerman, a polícia chegou em dois minutos depois do disparo.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.O túnel foi apressadamente selado com com concreto pela polícia israelense.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.A polícia disse que foi um suicídio.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.A multidão então começou a zombar abertamente a polícia.
Bölgeye polisler gelir.Policiais entram no quarto.
Doğu tarafında motorsikletli ve yaya polisler ve köpekler de kontrol halindeydi.Na fronteira, os policiais e a Alfândega estavam esperando por nós.
Polisler Jesse'den şüphelenip onu gözaltına aldılar.O FBI contatou Jesse e o recrutaram.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Além disso procurarão pistas por toda a vizinhança.
Colin McFarlane, Polis Müdürü Gillian B. Loeb rolünde: Gotham'daki polislerin müdürü.Colin McFarlane como Gillian B. Loeb: Comissário da polícia até seu assassinato pelo Coringa.
Polisler onu tutuklar.A polícia arrasta-os.
Bu protesto silahlı polislerden oluşan filolar ile karşılandı.O protesto ficou conhecido por abrigar esquadrões de policiais armados.
SS ve SD nin karışımı ve güvenlik polisleri, Ukraynalı polislere infazlar için yardım etti.Foi realizado por uma mistura de SS, SD e Polícia de Segurança, assistida pela Polícia Auxiliar Ucraniana.
62 gün sonra polisler tarafından kurtarıldı.Vinte e seis dias depois foi fuzilado.
Hurley'nin bir arabayla yüksek hızda polislerden kaçtığını görüyoruz.Ele reconhece o carro de Hurley enquanto toma uma bebida.
Polisler Menezes’i 5 dakika boyunca takip ederler.Os mineiros descontaram com Marques, aos 10min.
Karısı polislerin her yerde onu aradığını ve kitaplarının tamamen toplandığını söyler.Ele procura pesquisar em livros e descobre que todos foram reescritos e resumidos pelas corporações.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
polisler ile cümle - Sayfa 8 - polisler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App